Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘manzara’

gez gez sürprizim ağva

Bepanthol tarafından Kasım 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım tam işe başlamıştım ki işte bu tatile denk geldik. Aslında iyi de oldu. Alıştıra alıştıra yoğunluğa girmek daha iyi olacak. Şimdiden çok çok memnunum aslında. Yapılması gereken işleri ve neler yapacağımızı yavaş yavaş kavrıyorum. Yakında çok daha hakim olacağıma inanıyorum. Doğal olarak birlikte çalıştığım kişileri yeni tanımaya başlıyorum. Hatta ilk günler isimler konusunda o kadar çok zorluk çekmiştim ki. Ama artık aklımda isimler. Tatilimiz bitince inşallah umduğum ve olmasını istediğim bir kaç şey de olur. Bunun için gerçekten epey bir dua ediyorum içimden fakat sana belli etmiyorum. :) Evet yine okuyup bunu buradan öğreneceksin. Heheh. :P

ağva günü birlik tatilimiz

Neyse işte tatilimizdeyiz ve ne yapsak ne etsek bilemediğimiz bir durumdaydık. Ben de dayanamadım en sonunda senin de daha önceden görmediğin, bilipte gitmediğin bir yere götürmek istedim seni. Aslında çok emin olamıyordum. Hani bir iki kere plan yapmıştık Ağva’ya gitmeyi fakat gidememiştik. Orada biraz muhabbeti geçmişti. Sonuçta üzerinden epey bir zaman geçti unutmuş olabilirim. Neyse ki yolda sen de bunu onayladın benim içim gerçekten çok rahatladı.

ağva günü birlik tatilimiz

Aslında nasıl oldu? Bu fikir babamın doğum gününü kutladığımızda aklıma geldi. Hatırlarsan ki biraz annem ile ufak bir tartışmam olmuştu. Orada ağzımdan kaçırdım. Tatile gideceğiz. Yok bu olacak dedim. O sırada sen içerdeydin. Bir anda evet evet dedim. Şileye gitmeliyiz. Ağvaya gitmeliyiz. Diyerek kendi kendime içime benliğime yerleştirdim. Vee sabah oldu aldım seni bindirdim arabaya sürpriz diyerek yola çıktık. Aslında tabelalar yüzünden pek bir sürprizi kalmamış oldu. Şile tabelası yok ağva tabelası derken sen lalal lalaa moduna girdin bile. :) Ne kadar da şımarık oldun bir anda. Çok sevindim. Bu arada Pırlanti Turizm’in hostesliğini yapmaya başladın. Uzun bir yolculuktu bu su ihtiyacı ve çıt çıt atıştırma ihtiyacını illa ki biri karşılaması gerekirdi. :) Ice Tea’leri buskivileri atıştıra atıştıra yolumuza devam ettik.

ağva günü birlik tatilimiz

Şile’den sonra Ağva yolu ikiye ayrılıyor. Biri sahil yolu biri dağ yolu. Biri daha düz ve manzarası pek bilindik olan. Diğeri yolu virajlı zor ve yorucu fakat manzarası bir o kadar hoş güzel insanı kendinden alacak olan. Ben biliyorum ki sen ağaçları o yere düşen sararmış yaprakları çok seversin. Hatta ağaçlardan gökyüzünün görünmesini bile istemezsin. İşte bu yüzden dağ yolunu tercih ettim. Bu da sana asıl sürpriz olmuş oldu. Bu sefer eğlencen iki katına çıktı ve benim daha çok hoşuma gitti.  Hehe aklıma bu arada Hugo geldi. :) Hugo oyununda da sunucu sorardı. Dağ yolu mu yoksa başka bir yol mu diye. Neyse aşkım sen bol bol fotoğraf çektin. Bir kaçını ben buraya koyacağım zaten ama henüz bakmadım fotoğraflara. Doğa manzarası yollardan ilerlerken bir de o ufak köylerden geçmek ve köy kahvelerinde oturan insanları görmek değişikti. Yine İstanbuldaydık ama burası farklı bir İstanbuldu.

ağva günü birlik tatilimiz

En sonunda Ağvaya vardık. Ağvaya vardığımızda minik gözlerinde şaşkınlık çok güzeldi. Deniz fenerine doğru bir yürüyüş yaptık. Kumsal ve denizin bir araya geldiği noktadaki manzaraya bir süre baktık fotoğraflar çektik. Havada Kasım ayına göre çok güzel bir havaydı. Ne kadar şanslıyız değil mi? Aslında oradaki esnaf çok daha şanslı. Ne bileyim düşünsene hava kötü olsaydı oraya insanlar akın etmezdi. Heryer doluydu tıklım tıklım. Deniz fenerinin orada bile insan trafiği vardı. Oradaki temiz havaya dikkat ettin mi aşkım? Aslında çok farklı bir hava karışımı vardı. Hem Ağva deresinin tatlı suyu hem deniz suyunun iyotu yeşiliklerin kokusu o kayaların tozu balıkçıların kokus hepsi karışmış enfes bir parfüm olmuştu. Buna bir de odun sobalarının kokusu ve ızgara balıkların kokusun gelince bizim karnımız epey bir açıktı. Buraya bir daha ne zaman geleceğiz dedik ki bir bakmışız rakı balık yapıyoruz. Ama saatlerce insan birşey yer mi bir masayı işgal eder mi? Bu kadar keyif aldığımı yemek yerken hiç hatırlamıyorum.

ağva günü birlik tatilimiz

Bir bakmışız hava kararmış. Nasıl da dalmışız. Derenin kenarında yenilen yemek hiç ağırlık yapmıyormuş meğersek. Zaman su gibi akıp geçti dereyi izleyip martılara ekmek atarken. Bir de çok güzel sohbet ettik aşkım. Hemen kalktık ve yolculuk için atıştırmalar aldık. :) Yedikçe yiyor insan o temiz havadan sonra iştah açıcıydı gerçekten. Dönüş yolunda sahilden dönmek isterken sanıyorum ki yolu karıştırdım fakat ne oldun yine yavaş yavaş ilerledik. Birkaç Jandarma çevirmesi atlatıysak allahtan bizi almadılar yolun kenarına iki duble rakı’dan kimbilir kaç promil çıkardı. Bu arada yine hosteslik görevine geldin ve çıt çıt atıştırmalardan sundun bana bir güzel yine yedik. Karanlıkta yolculuk yapmak aslında gündüz yolculuk yapmaktan daha kolay olduğunu anladım. Fakat dönüş yolu bir türlü aslında bitmedi. Gitmesi sanki daha uzun sürmüştü ama dönüş sanki böyle bitmek bilmiyordu. Belki de hani etrafı izlemek gibi bir durum kalmamıştı ortada zifiri karanlık olmasından dolayı.

Nihayet düzlüğe varmıştık. Ve aklıma bir anda fikir geldi. Buraya kadar gelmişiz ve hep teğet geçtiğin Şile’ye de uğrayabileceğimizi düşündüm. İyi ki söylemişsin aşkım hani oraya da uğramak çok zor birşey değildi. Fakat İstanbul’dan farklı bir ilçe merkezi görmek ve farklılığını hissetmek ne kadar ilginçti. Belki tam olarak kışlık bir yer olmasada evlerde ışıklar vardı. Sokaklar çok tenhaydı. Hani terk edilmiş gibi fakat aynı zamanda bazı yerler kalabalıktı. Sahiline indik bir güzel turladık dalga kıranda ve yolumuza devam ettik.

Çok neşeli ve güzel bir gün daha geçirmiş olduk. Unuttuğum bazı şeyleri burada tamamlamak istiyorum. Anneannene sen yine nazar boncuklu hediye aldın. Işık Üniversitesinin kampüsü çok uzaktaymış fakat güzelmiş. Penceremiz açıkken yolculuk sırasında yaprak girdi içeri hatıra olarak sen aldın. Çok fotoğraf çektin. Taş devrinden kaldığını düşündüğümüz değişik bir kuş gördük. Hymmm. En yakın tatilde yine güzel bir gezi yapmamız dileğimle seni çok seviyorum aşkım.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

boğazda gökkuşağı manzarası ve savarona

Bepanthol tarafından Kasım 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bugün benim için epey koşturmaca oldu. İlk önce eve gittim. Orada birkaç e-posta gönderimi yapmam gerekiyordu. Fakat kablonet bütün haftasonu yapmış olduğu sorunu bugün yine tekrarladı. Tam e-posta gönderimi yapacakken internet kesildi. Biliyorsun ki internet elektrik gibi birşey kesildiğinde hayat duruyor. Benim içinde durdu. Evde 5 dakika bile oturamamış oldum. Annemde bana illa sıcak birşey içirecekti. Peki anne dedim onu beklerken. Hemen toparlandım.

Tam çıkıyordum evden aşkım aklıma bu akşam gideceğimiz Mobile Monday toplantısı geldi. Nasıl da unuttum halbuki o kadar seninle konuşmuştuk bu konuyu. Hemen asansörün kapısından geri döndüm. İçeri girdim. Takım elbisemi ve giyeceklerim herşeyi derleyip toparladım. Şimdiden giyinmek istemedim. Ne yapabilirim ki zaten kilo aldım. Dar geliyor biraz sıkacaktı beni bütün gün. Neyse aşkım aldım elime bindim asansöre. Bu sefer tam zemin kata geldim ineceğim asansörden elektrikler kesildi. Bu arada evde de temizlik vardı herşeyin yeri değişmişti ve aradıklarımı bulamamıştım. Burada epey bir stresslenirken bu elektrik kesilmesi sinirlerimi hoplattı. Zaten internette kesilmişti. Herşey üst üste geldi. Neyse kapıya vurdum birkaç kere kimse gelmedi. 5 dakika geçti asansör çalıştı. Kapıcının dairesi apartman dışında olduğu için apartmandan bir haber adam. Ona da çok sinirlendim. Herşeye sinirlendim. Çok sinirlendim aşkım.

Boğazda gökkuşağı manzarası ve savarona

Bütün eşyalarımı arabaya koydum ve yola çıktım. Allaha şükür hiç bir sıkıntı yokken saçma sapan bir şekilde kendimi arabanın vitesine bağırırken buldum. Neden bağırıyordum bilmiyorum ama sanırım bu bana çok iyi geldi ve rahatladım. Sanırım deliriyorum. :) Ama en büyük rahatlamayı arabayla Boğaz Köprüsünden geçerken yaşadım. Bu manzarayı hemen senle paylaşmalıydım. Yol boş olmasına rağman arabalar bu manzaranın tadına varabilmek için o kadar yavaş gidiyordu ki trafik sıkıştı. Ben de o sıradaki durmadan yararlanarak güzel fotoğraflar çekmeye çalıştım. Sahilde Savarona vardı ve gökkuşağı oradan başlayarak boğazın diğer yakasındaki Beylerbeyine kadar gidiyordu. Süperdi aşkım. Keşke sen de o sırada benimle birlikte olsaymışsın. :)

Boğazda gökkuşağı manzarası ve savarona

Aşkım malesef fotoğraflarda Savarona’yı çekememişim. Bir de onu çekebilseymişim ne kadar güzel olurmuş. Havalar çok soğudu ama İstanbul’da yağmur ayrı bir zevk ayrı bir güzellik bence. Biraz daha havalar soğursa kar yağacak. İşte o zaman tam benlik senle kardan adam yaparız. Burnuna havuç takarız. Uşumez bu havada üstüne manto koyarız. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

deniz ananası

Bepanthol tarafından Haziran 4, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Günaydın aşkım,

Dün çok güzel bir yolculuk yaptık çok kısa sürdü fakat eğlenceliydi süperdi. Bana hediye olarak cd’ler aldın. Bütün yol dinledik. Tam bir yolculuk oldu bizim için. Ne kadar iyi yapmışsın alarak bana hediye. :) Teoman’ın albümünü çok fazla beğenmemiştim. Daha sonra yanlız kalınca dinledim. Beğendiğim bir kaç şarkı çıktı. Nil’in bir tane şarkısını beğendim. Ama biraz daha dinlemek gerek. Zaten bir albüm alınca bir kaç kere üzerinden geçmek lazım. Hemen karar vermemek gerek. Beegee’nin albümü ise bence mükemmel. :) Çok teşekkür ederim aşkım.

deniz ananasıGezdik dolaştık bayramoğlunda. Bu bayramoğlu’nu senin sayende geçte olsa keşfetmiş oldum artık. Plajda Tap Tap Revenge oynayarak iPhone’un pilini tamamen bitirerek telefonsuz kaldık. Ama bir türlü akıl edemedik sonra şarja koymayı. :) Ah yine kolalı dondurma yoktu. Neyse bir daha ki sefere. Sizin evin sahilinde otururken hem o güzel manzara’nın ve deniz sesinin etkisiyle temiz hava buluşunca çok rahatladım. Yine uykum geldi. Martılara yemek verdik. Sohbet ettik bol bol. Deniz kıyısında süper sohbetimize komik şeylerde eklendi. :) Bir deniz anası senin dilinin ters dönmesi sayesinde deniz ananası olması unutulması güç bir espiri kaynağı oldu benim için. Gece yatarken deliler gibi güldüm aklıma geldikçe. Gerçekten de o gördüğümüz deniz anasının rengi tipi garipliği onu tanımlanamaz bir cisim yapıyordu zaten. Ona bir isim takmak lazımdı. :) Deniz Ananası. Öyle bir canlı gördüğümde denizde artık bu ad ile anıcağım. Rüyamda da senin sayende görmüş oldum. Ama çok farklı bir şekilde. Biraz uğraştım gördüğüm rüyamda yandaki gibi bir görüntü çıktı. Senle güneşin batışını izliyorduk. Mujks… :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

istanbul’da 4 mevsim veysel gençten

Bepanthol tarafından Nisan 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.

213312321Üzerinde 4-5 yıl kadar uğraşılmış. Birbirinden farklı 150.000 adet fotoğraf karesi çekilmiş. Bunların hepsi kullanılmadan ardı ardına sıralanarak kısa filme çevrilmiş. Duyumlara göre sadece Güneşin ve Ayın hareketlerini düzgün bir hale getirmek 6 ay sürmüş. Bu sadece çalışmanın 30 saniyelik bölümlerinden daha fazla değil. Bu kısa filmde müzik Mercan Dede’ye aitmiş. İstanbul’u bu kısa film ile tanıtsak heralde gelecek turist sayısı 10 kat artabilir. Turizm bakanlığı yada kim yapıyorsa tanıtım işlerini bu yetenekleri görmemek için gözünü kapatıyor heralde. Mercan Dede’nin mistik muziği olaya çok farklı boyut katmış. Fotoğrafı çekilmiş mekanlar tarihi dokudan modern dokuya doğru ilerlerken aynı zamanda zamanın su gibi akıp geçtiğini anlatmaya çalışıyor. İnsanın kendinden geçerek izleyeceği bir şaheser doğmuş oluyor böylelikle. Ayrıca 5 dakika içersinde istanbulda 4 mevsimi yaşatıyor. Hala hayranlık içerisindeyim ve şoktan çıkamadım. Sanki büyülendim.

Aşkım bu nedir ya?? Ben İstanbulda yaşıyorum ama hiç sanki böyle yaşamadım istanbulda. İstanbuldan bazen nefret ederiz ya işte o zamanlar bu kısa filmi izlemek gerek. İnsanı 5 dakikada istanbul şehrine aşık eden bir çalışma. Bu arada arka fonda çalan parçanın adı Engewal nefes albümünden. Ben bu videoyu karanlıkta ve sesi sonuna kadar açarak izledim. İnşallah kimseyi uyandırmadım. :) Bence sende öyle yap aşkım kendinden geçeceksin…



VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.6/5 (5 votes cast)

istanbulda bir gün daha bitiyor…

Bepanthol tarafından Nisan 7, 2009 tarihinde yazılmıştır.

İş yerinde yoğun bir gün geçirdikten sonra o vapur yolculuğu bir ilaç gibi geliyor bana. Biliyorum sende bayılıyorsun bu yolculuğa özellikle o şehir gürültü patırtısının sesi kesiliyor dalga ve martı sesleri onun yerini alıyor. Özellikle bir de o boğazın o muhteşem görüntüsü tarif edilemez. İnsan ne tarafa bakacağını şaşırıyor. Özellikle saatler 1 saat ileri alınınca günün o aydınlığına daha çok doyuyoruz. Artık ne kadar da havalar dengesiz olsada çicekler bahar açmış durumda. Bahar geldi artık aşkım.

O güzel vapur manzarasından sonra dolmuş kuyruğuna girince üff dedim keşke vapurdan hiç inmesem böyle bir Kadıköy bir Beşiktaş gitsem gelsem. :) O dolmuş kuyruğu bana o kadar uzun gelir ki bir türlü bitmek bilmez. Oradaki engelli kalem satan abi bir çocuk sesi ile 4 tane 1 lira derken ise içim böyle hep parçalanıyor. Keşke imkan olsada bunu yapmak zorunda kalmasa. Bir sürü kalemim oldu yine dayanamadım aldım. Sonra oraya buraya dağıtıyorum yine kalemsiz kalıyorum. :)

Nihayet dolmuşa bindim Aşkım aşkım. Biliyorsun elimden düşürmediğim iPhone ile pressyado’muza bakıyordum. Son ayarlamalardan sonra acaba nasıl gözüküyor diye. Fazla bir trafik yoktu. Gözüm bir jBurger’da takıldı. Yıllardır önünden geçip sadece bir kere orada yediğim hamburger’i beni o kadar övgüye rağmen hayal kırıklığı yaratmıştı. Sonra yine iPhone’da facebook’ta gezerken yazdığımız yazıları paylaştığımızda nasıl göründüğüne bakıyordum ki inmem gereken yere gelmişim. Müsait bir yerde indim sonra bir baktım ve bu fotoğrafları çektim.

(daha fazla…)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...