Her sabah msn açtığımda karşıma çıkan diğer msn kutucuğunda bulunan ve dikkati çeken başlıklar bu sefer beni daha çok meraklandırdı. “Dedikoducu musunuz?” Haydi hemen bir test yapayim dedim ben dedikoducu muyum? diye. Öyle saçma sapan sorulardan benim dedikoducu olup olmadığımı nasıl anlayabildikleri ise ayrı bir soru olabilirmiş.
Bu nasıl sorulardır. “Şöhret nasıl bir şeydir?” nereden bileyim heralde iyi birşeydir. Çok para kazanıyorsun falan. Şıklarda elbette İyi bir şeydir yazıyor ama devamı bana uymuyor.
Buna da bir seçenek sunsalarmış keşke. Seveni bol olur demişler ya öbür taraftan bakarsan sevmeyeni de bol olur. Çok düşündürücü bir cevap. En iyi ben başka bir cevap seçeyim dedim. Nasıl meşhur olduğuna bakar. Nasıl meşhur olmuş diyerek soruya soru ile cevap vererek topu soran kişiye attım ve diğer soruya geçtim.
Bilginin hassı nereden nereden edilinir. Eskiden ansiklopediydi. Şimdi internet. Baktım şıklarda buda varmış. Ama hala bir bağlantı kuramadım dedikoduyla. Asıl dedikodu internette dolanır aslında dimi?. Yani o şıkkı işaretlediğinde hemen dedikoducu damgası vurulabilinir.
Kitap falan var şıklarda ama aradığın bilgiye o kitaptan ulaşamıyor olabilirsin. İnternette google var kitapta ne var? Aramadığın bilgiye ulaşabilirsin fakat o bilginin o anlık bir faydası dokunamabilir. Bu şıkkıda çok zaman kaybetmeden geçtim. Tıkladım diğer soruya.
İşte çok tehlikeli bir soru ve can alıcı bir soru bence dedikodu ile en alakalı soru da bu olmuş. “Bütün sırlarını bildiğiniz arkadaşınız artık düşmanınız…” Şıkklarda yandın diye bir cevap bekledim. Bütün sırlarını bilen bir kişi ile düşman olmak demek. Bütün kirli çamaşırlarının ortaya çıkması demek. Ama bu soruda siz de onun sırlarınızı biliyorsunuz diyor acaba savaşmı çıkacak. Soruyu daha çok algıladıktan sonra banane dedim. Gerekirse bende elimdeki kozları kullanırım dedim.
Savaş açılmadan savaşa girmeye gerek yok.
Buna karşılık gelen bir cevap ile yoluma devam ettim. Şıklarda aman kendime hakim olamiyacağım hemen herkese anlatacağım var. Bu tam dedikoducular için biçilmiş bir cevap.
İşte şok edici bir soru “Adınızı çıkartmışlar, onla bunla “oynaşıyormuşsunuz”!” bu nasıl bir sorudur. Yani saçmalık ötesi bir soru. Bu soruyu msn’in kendi sitesinde görmesem inanamazdım. Bu kadar saçmalık olmaz. Madem sorulmuş cevap vereyim. “Geç bunları, anam babam, geç bunları.”
Saçmalamak gerekiyorsa bizde saçmalarız o zaman.
Sorular gittikçe saçmalarken işte karşına böyle birşey çıkıveriyor. “Adı dedikodu olan bir tatlıda aşağıdakilerden hangisi olmalı?” Aşağıdaki şıklara bakmadan. En çok dedikodu nerede nasıl yapılır diye düşündüm. Ve ampul yandı.
5 çayları. Kadınların toplandığı o toplantılarda tüketilen tatlıları düşündüm. Fakat ben bir erkek olarak öyle bir organizasyonda bulamadığım için masadaki tatlıları düşünemedim. Küçükken annem apartmandaki kadınları cağırdığında hanımeli alırdı bakkaldan. Ve muhallebi yapardı. Muhallebiye tarçın atardı. En sevdiğim şey tarçındı. Tarçın hep kaybolurdu annem arardı. Çünkü ben yürütürdüm tarçın paketlerini.
Bu yüzden tarçın dedim. Aaaa bir baktım şıklarda da tarçın varmış. Demek ki tarçın dedikoduda olması gereken bir malzemeymiş.
Bir sonraki soru tamamen insaniyet namına bir soru. Vereceğin cevap çok önemli. Hangisi günahmış?
Şıklarda dedikodu var. Eğer dedikoduyu işaretlersen testin cevabı sana ne olduğunu söyleyecek ve dedikoducu olmayacaksın. Tabii ki de dedikodu günah olabilir ben bilemiyorum. Yani insanların arkasın kötü kötü şeyler konuşulursa evette şıklarda gerçekten daha günah bir şey var oda “yalan” onu işaretledim.
Diğer soruda empati kurmak isteniliyor.
Ve bu soru ile birlikte canım sıkılmaya başlıyor. Çünkü şıklarda ne yazsa bile empati kuramıyorum cevap verebilmek için. “Dedikodu hastası biri var, siz de doktorsunuz, günde en fazla kaç saat dedikodu yapsın?” Keşke cevaplarda aç karnına 1 saat gibi komik cevaplar olsa biraz sıkıntım geçsin diyordum ki sanırsam en ciddiye aldıkları soru bu olmuş ki ciddi ciddi zaman aralıkları vermişler. Ben de ciddi oldum ve ne kadar az dedikodu o kadar çabuk iyileşme dedim. Burada en üst zaman aralığını işaretlersen yine dedikoducu çıkacaksın testin sonucunda belli.
Çok sıkıldım ve hiç mantık yürütmeden cevap vermeye başladım işte sorular işte cevaplar
S:Dedikodunun kime ne yararı var?
C:Bir tür terapidir, insanı rahatlatır
S:En tehlikeli dedikodu türü hangisidir?
C:Aşk dedikoduları
Derken… Son soru.. 
Aşağıdakilerden hangisi daha güvenilir?
Hülya Avşar
Seda Sayan
Gülben Ergen
Esra Ceyhan
Şıklardaki Esra Ceyhan beni benden aldı ve hemen işaretledim. Neden bilmiyorum ama aklıma alllaaahhhh diye bağıran uçan adam videosu geldi. Çok canım sıkılmıştı ama bir anda gülesim geldi.
Sorulan bir iki mantıklı sorudan geriye kalan abuk subuk sorular sonucunda kişiliğinizi analiz edilmesi ve buna bağlı olarak sizi dedikoducu olarak zan altında bırakmaları gibi durumlar çok komik değil mi? Bir de bu testler sonucunda kendilerine çeki düzen vermek isteyenler yada aa ben gerçekten dedikoducuy muşum diyenler. Var mıdır?
vardır vardır…
Neyse sanırsam ben dedikoducu değilmiş. İşte benim test sonucum:
İşinde gücünde
Etrafınızda olup bitenlerle pek ilgilendiğiniz söylenemez. Dedikodu yapacak kadar çok insan da yok hayatınızda. İnsanlar sizi yoruyor ve uzak duruyorsunuz. Sizi yormalarının başlıca nedeni de dedikoduculukları zaten. Kendi işinizle, gücünüzle, hayatınızla ilgileniyor; başkalarıyla ancak talep ettiklerinde ve sizin belirlediğiniz sınırlar çerçevesinde bilgi alışverişinde bulunuyorsunuz. Herhangi bir dedikodu döngüsüne girmemek, onun bir parçası olmamak için azami özen gösteriyorsunuz. Dışarıdan bakanlar sıkıcı, tekdüze bir insan olduğunuzu zannediyorlar. Çünkü dedikodusu edilecek bir tarafınız yok. Ama siz sahip olduğunuz huzurla o kadar iyisiniz ki, kimsenin ne dediği umurunuzda olmuyor.
VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.3/5 (4 votes cast)
Etiket bulutu: abuk subuk, dedikodu, doktor, empati, Esra Ceyhan, günah, hanımeli, işinde gücünde, kişilik analizi, mantıksız, msn, oynaşmak, sıkıcı, tarçın, test, Uçan adam
6 tane yorum var.»