yaratıcılık ile ölümsüzleşmek
Bepanthol tarafından Ağustos 13, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım bir gün herkes yaşlanacak ve mezara gidecek. Ne kadar karamsar bir konu değil mi? Bunu düşündükçe devamında acaba ne olacak diye daha çok korkuyorum. Beynimin içinde bir yankılanma oluyor. Çünkü cevabı yok. O kadar derine inmeye çalıştığımda sadece ufak bir ışık noktası ve sonsuz karanlık içerisinde buluyorum kendimi. Karnıma ağrılar giriyor ve o zaman gelmeden birşeyler yapmalıyım diyorum.
Keşke sonsuza kadar yaşayabilsek diyoruz ve ölümsüzlük icat edilse diye hayal kuruyoruz. Herşeyin sonu olduğu gibi bizim de sonumuz olmalı veya sonsuzuluk olmamız için dünyaya öyle kalıcı birşey bırakmamız lazım. Mesela bir icat yapmak. Bir eser ortaya çıkarmak. Fakat bunlar herkesin yapacağı şeyler değil. Büyüklerimiz hep bizim unutmayın anılarımızla yaşatın bizi der. Babaannem de öyle demişti. Hep aklımızda güzel hatıralarını saklayıp arada sırada hatırlamak onu bir şekilde ölümsüzleştiriyor fakat benim çocuklarım onu hiç tanımayacak ve hatıralarımı anlatsam da onların yaşamadıkları şeyleri olduğu için unutulacak. Sadece fotoğraflar kalacak.
Neyse Aşkım bir anda çok duygusal konulara girdim kendimce. Konuyu farklı yöne çevirmeye çalışıyım ben en iyisi. Anladım ki ben yaratıcı olmak istiyorum. Güzel işler ortaya çıkarmak ve onların bir şekilde takdirini almak istiyorum. Hani sanki bende bir şımarıklık var. Beğendiğim bir şey yaptığımda güzel bir fikir aklıma geldiğinde takdir edilmek istiyorum. Yaratıcı olabileceğim bir yerde de olmam lazım. Onun için yapmak istediğim işi çok seviyorum ve inat ediyorum bu olmalı bu olmalı diye. Hani öyle güzel birşey ortaya çıkarmak istiyorum ki böyle nesillerden nesillere geçsin. Örneğin bir çigi film karakteri. Bizim çocukluğumuzun en güzel çizgi filmleri hala televizyonda dönüyor ve yaşamaya devam ediyor. Tom ve Jerry. Casper. Bunlar ölmüyor ve yaşlanmıyor. Ya yaşlansalarmış.
Aşkım dün gece anneannemin babasının evine gittik yemek yemeğe. O kadar çok görmeni hatta orada olmanı isterdim ki anlatamam. Çünkü tam 4 nesil bir masada oturuyordu. Büyük dedem masanın başında oturarak ailenin büyüğü konumunda ve ondan mutlusu da yok o masada. Nasıl mutlu olmasın ki değil mi? Ama ben onun gözündeki bakışlarında keşke o da burada olsaydı diyordu. O mu? O büyük anneannem. Bir insanın hayatında görmek istediği en güzel tablo bu olsa gerek. Tabii ki de eksiklikler olacak hayat bu ve devam ediyor.

