Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘ömür’

ah anam lahanam vay vay ödül almış

Bepanthol tarafından Haziran 9, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bak ya ne kadar güzel bir haber. Yine ödül almışlar Batesmotelpro oyuncuları. Gerçi çalıştıkları ajans ve firma ödül alıyor o ayrı bir mesele fakat bunun içerisinde bulunmak ne kadarda gurur verici bir olaydır. Türkiye’nin en işlek alışveriş merkezi GittiGidiyor.com için yapılmış bir çalışmaydı bu. Sertap Erener’in “Sevdam Ağlıyor” parçasını o kadar güzel düzenlemişler ki hem komik hem de amaca uygun bir şekile getirmişler sözlerini. Gittigidiyor’un reklam ajansı 41?29! işbirliğinde gerçekleştirilmiş. Geçen gün Volkan ile karşılaşmıştık Taksimde. O orada çalışıyor. İnşallah bu yeteneği ile daha iyi yerlere gelecek.

Geçen seneler de bu yarışmayı takip ediyordum. Yaptığim işten dolayı biraz böyle bağlantısı var. Web tabanlı oscarlar gibi birşey. Bu yıl sekizincisi düzenlendi. Dünya’nın en prestijli ödülleri dağıtıldı. Horizon Interactive Web Awards 2009’da. “Ah Anam Lahanam” adlı viral kampanyasıyla online reklam kategorisinde Gümüş Ödül’ü kazanıldı. Daha önce Gümüş Effie ödülüne layık görülen proje, aldığı uluslararası ve prestijli ödülle başarısını bir kez daha kanıtlamış oldu. Demek ki bir tek bizim beğenmemiz değilmiş durum. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Ambaleley ambaleyo Ooo leyya ooo

Bepanthol tarafından Mayıs 11, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Ambaleley ambaleyo Ooo leyya ooo :) yarrabiiimmmm :P

kırkaltıAşkım bütün haftasonu dilime takılıp kafamın içinde devamlı dönen sonra durup tekrar başlayan nakaratlar bunlar ne kadar da anlamsız olsada müzik olarak çok komik ve eğlenceli. MFÖ’nün Ö’sü Özkan’ın söylediği bu parça yanlış hatırlıyor olabilirim ne olur düzelt beni gora’nın soundtrack albümünde de yer alıyordu sanırsam. Özkan deli olduğu için hep deli rollerde oynuyor ve çıkarmış olduğu parçalarda hep deli parçası gibi oluyor. :) Bu konularda deliler çok çok başarılı insanlar oluyor. Eskiden bir yarışma programı sunuyordu. O programda bazı ödüller falan dağıtılıyordu. Özkan bence o yarışma programında ödülden daha çok ön plandaydı. Hem delilikler yapıyor insanları güldürüyor ve aynı zamanda da saçma sapan sözler ile şarkılar söylüyordu.

Neyse şimdi olduramadım parçasına geri döneyim ben aşkım. :) Bu parça’nın bir başka özelliği ise benim arkadaşımın grubu bu parçayı cover’layıp kendi albümlerinde de yer vermesi. Grupların adı “kırkaltı”. Onlar bu parçaya farklı bir hava vermişler.

Yıllarca bir albüm çıkarmak için stüdyolarda çalıştılar debelendiler. Gruptan ayrılanlar oldu yeni girenler oldu. Hiç kırkaltı yok olmadı yoluna devam etti. Geçen sene ise çok professyonel şekilde piyasaya girdiler fakat adları pek duyulmadı. Halbuki çok başarılı parçaları ve klip çalışmaları vardı. Bu klip çalışmalarından bir tanesini Bates Motel Production ile yaptılar. Bates Motel Production ile Kırkaltı nasıl bir araya geldi? sorusuna cevap :) “Kırkaltı grubunun bateristi Onur. Yani benim arkadaşım. Bates Motel Production üçlüsü Ömür, Tansu ve Volkan aslında liseden arkadaşlar” tam olarak şöyle olabilir. Bir klipte bütün arkadaşlarımı izleme zevkine ulaşabiliyorum bu çalışma sayesinde. Sen hiç sormadın ama ben bunlar ile nasıl arkadaş oldum. Okan sayesinde. Çünkü Okan onlar ile liseden arkadaş. :) Bu bağlantıyıda çözmüş oldun aşkım. Aşağıdaki video klip ise Kırkaltı – Olduramadım…



VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

şimdi reklamlar brozak üçlemesi çekim esnası

Bepanthol tarafından Mayıs 4, 2009 tarihinde yazılmıştır.

İşte aşkım insanları gülme krizine sokan bates motel production grubunun elemanları volkan, ömür ve tansu brozak reklam üçlemesi çalışmalarında neler yaşadıklarını gösteren çekim arkası videolarını youtube ve diğer video sitelerine yükleyerek paylaştı.

İşte çekim esnası ve bu esnada yaşanan gülünç komik olaylar… :)



VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.5/5 (4 votes cast)

hayatımdaki büyükada

Bepanthol tarafından Nisan 25, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım büyükada doğduğumdan beri yazları geçirdiğim yazlık bir mekan. İstanbul’un içinde ama aynı zamanda dışındadır. Yani Büyükada istanbul’un bir tatil bölgesidir ve hiçbir zaman İstanbul’da olduğunu anlamazsın. Havası suyu herşeyi farklıdır. Güneşin batışı ve doğuşu da farklı olduğu gibi. Büyükadada yaşayan yerel halkın 5 bin kişi kadar olduğunu biliyorum. Yanlış ta biliyor olabilirim. Fakat yazın gelen yazlıkçılar ile bu sayının 25 bin’e ulaştığını biliyorum, buna dışardan günü birlik gelen yerli ve yabancı turistler dahil değil. Her zaman elit bir kesimin tercih ettiği, çok kaliteli bir toplumun yaşadığı bir adadır. Modern bir topluluk yaşar büyükadada.

Doğduğum senenin ilk yazından beri gitmiş olduğum adamda, bebekliğimi, çocukluğumu, ergenliğimi yani kısaca bugüne kadar herşeyimi yaşamışım ve izlerini de taşıyorum aşkım. Her noktasında farklı farklı ufak tefek anılarım var.

resim-023Bebekliğim hep anneannemin evinde geçmiş ve o yaşlarda ne kadar yaramaz bir çocuk ve hiperaktif olacağım anlaşımıştı. Yıkanmaz, yıkansa bile hemen kirlenen bir bebektim ben. Emeklememe rağmen yürüyen bir insanın tırmanamayacağı yerlere tırmanmak. Saç ve baş yolduran uyuz edici şeyler yapmak benim en büyük hünerimmiş. Anneannemlerin mangal için aldıkları kömürle oynamak ise yaramazlıklarımın en zevklisiymiş benim için. :)

Yürümeye başladıktan bir kaç sene sonra ama henüz evden uzaklaşamadığım yaşlarda sokakta koşuşturmalar ve faytonlardan kaçmalar. Annem seslenir fakat duymamazlıktan gelmeler. Yavaş yavaş azıcık büyüdüğümde ise misket tüccarlığı yapmaya başlamalar. :) Aşkım en büyük kavgalar bunlardan çıkardı. Bir anda sokakta bir kargaşa, bir bakmışsın herkes birbirine girmiş. :)

Ada halkında yaşlı nufüs biraz daha fazla olduğu için her camdan bir dede bir teyze çıkar ve şöyle bağırırlardı. “Yeter gidin başka bir sokakta oynayın!” Biz küçük çocuklar hemen korkardık başka bir sokağa giderdik. Orada da kavga gürültü ve yine kovulmalar… Yazın öğlen sıcağı olunca evlere dağılır sonra akşamüstü tekrar sokaklarda toparlanırdık sanki sözleşmişiz gibi.

resim-107Ergenlik dönemlerimizde artık evde uzaklaşır gece saat 22:00′a kadar iskelede takılırdık. :) Saat 19:30 bizim saat meydanı önünde buluşma vaktimizdi. O zamanlar cep telefonu yoktu. Gelen gelir gelmeyen gelmezdi. Herkes beline kazaklarını bağlamış şekilde hergün buluşulunurdu. Döner ve tost en sevdiğimiz yemeklerdi. Daha sonra ya mısır ya dondurma. Ama en beğendiğim geleneğim turşucu abiden acılı turşu içmekti. O abi değişti başka bir abi oldu sonra. :)

Biraz daha büyüdük artık İstanbul’da diskoya gidemezken adada bir şekilde gidebiliyorduk. Anadolu kulübünde şamdan vardı. Bizim yaşlarımız için özel partiler olurdu. Akasya diye başka bir yer vardı. Anadolu kulübüne üye olmayanlar oraya da gidebilirlerdi. Yok o ondan hoşlanıyor o bunu sevmiyor. Büyük bir arkadaş grubu oluşturmuştuk. Tam bir gençlik dizisi edasında aşk, ihtiras, nefret, kin…vs… yani aklına gelebilecek herşey. Sonra o kocaman grubun 10′lı gruplara bölünmesi ve parçalanmalar.

resim-101Ergenlik döneminden çıkmaya yakın veya ergenlik döneminde çıkışta adada güzel aktivitelere katılmalar başlandı. Spor olayları diye kısaltabilirim aslında. Büyük tur yürüyüşleri, Aya yorgi gezileri, lunaparkta mangal sefası ve arkadaşların evinde toplanıp oyun oynama mangal sefaları. Bu yaşlarda ada’nın tarihi de dikkatini çekmeye başlıyor ve keşfetmeye çalışıyorsun. Bunun dışında da adanın arkasında daha temiz bir denize girme merakından yeni yerleri keşfediyorsun.

Aşkım genel olarak toplamak gerekirse bebeklikten bu yaşa gelene kadar aslında bunu yaşayanların bileceği bir büyükada keşfi oluyor kendini de keşfederken. Onun için ada bende hep izler bırakmıştır. Hem iyi hem kötü. Büyükada yaz ayları için yaşanılası inanılmaz güzel bir yerdir. İstanbul’un iş güç kalabalık gürültü stresinden seni alıp kopartıyor. Sanki bir Bodrum veya Çeşme gibi bir yazlık mekana 30 dakikalık bir vapur seyahatı ile gitmiş gibi oluyorsun.

Büyükada hakkında genel ve tarihi bir araştırma yaptım. Bunu da seninle paylaşmak istiyorum aşkım. Bunu ben okumuştum daha önceden Büyükadada yaşarken daha çok tanımak için, fakat çok uzundur, biraz özet şeklinde bir şeyleri de paylaşayim istedim. Aslında tam bir tarihi bilgi sayılmaz ama idare et biraz. :)

resim-119“İstanbul Adaları’nın en büyüğü Büyükada’dır. Yüzölçümü 5,4 kilometrekaredir. Adalar’da, biri güney diğeri kuzeyde olmak üzere iki tepe bulunur. Güneydeki tepe, 203 metre yükseklikteki Yücetepe’dir. Kuzeydeki tepe ise İsa Tepesi bulunmaktadır. Seyahatnamelerden ve tarihi olaylardan anlaşıldığı kadarıyla Büyükada, Bizans döneminde de, Osmanlı döneminde de hep meskun kalmıştır. 19. Yüzyılın ilk yarısında 3 bin kadar olduğu tahmin edilen Büyükada’nın nüfusu, Adalar’a vapur işlemeye başladıktan sonra artmış, 20. Yüzyıl başlarında 5 bini aşmıştır. Ada’nın nüfusu bugün 8 bin civarındadır. Ancak ada, yazları günübirlik ziyaretler ve yazlığa gelenler nedeniyle kalabalık olmaktadır.19. yüzyıl ortalarında Büyükada’yı anlatan yabancılar akşamüstleri iskele çevresindeki şıklığı, zerafeti, sahildeki gezintileri ballandıra ballandıra anlatırlar. 20. Yüzyılın ilk çeyreği boyunca Rumların ağırlık taşıdığı ada halkı ve yazlıkçı gayrimüslimlere ek olarak Osmanlı aydın ve yazarlarının da önemli bir bölümü Büyükada’nın güzelliklerini ve toplumsal atmosferini paylaşmışlardır.1. Dünya Savaşı ve Cumhuriyet sonrasında Rum halkını kaybeden Büyükada’daki canlılık 1930’lara kadar büyük ölçüde kaybolmuştur. Ancak, 1940’lı yıllara doğru, Cumhuriyet dönemi devlet ileri gelenlerinin ve yüksek bürokrasinin, varlıklı kesimlerin rağbet ettiği bir sayfiye yeri olma özelliğini yeniden kazanmıştır. Büyükada, bu dönemde yeni köşklerle, özenli ve zevkli yapılarla süslenmiş, İstanbul halkının günlük gezinti yerlerinin de başında yer almıştır.Adanın Kuzey-Güney doğrultusuna dik olarak çıkan Dil Burnu’nun iki yanındaki Yörük Ali ve Nizam Plajları, Luna Park, Aşıklar, Viranbağ kır gazinoları, korulukları, biri iskeleden başlayıp Ada’nın tüm çevresini dolaşan büyük tur, diğeri Araba Meydanı’ndan başlayıp Dil’den, Aşıklar Kır Gazinosu’ndan Lunapark’a oradan da Maden’e geçerek binildiği noktaya dönülen küçük tur olmak üzere araba turları, Luna Park meydanındaki süslü eşeklerle yapılan geziler Büyükada resim-031gezilerinin başlıca eğlenceleri haline gelmiştir.Ada’nın en yüksek tepesinde Aya Yorgi kilise ve manastırı bulunmaktadır. Buradaki ilk yapı, miladi 6. Yüzyılda inşa edilmiştir. Bu mevkide, bir çok kilise ve manastırın kalıntıları da vardır. Bunlardan bazıları bugüne kadar ulaşmış, bazıları yıkıntı olarak kalmıştır.İsa Tepesi’nde ise Hristos Kilise ve manastırı bulunmaktadır. Kumsal semtindeki Ayios Dimitrios Kilisesi de Ada’nın önemli dini yapılarındandır. Adadaki Ortodoks cemaat, büyük ayinlerini burada yapar.Büyükada’da bulunan 4 camiden mimari bakımdan en dikkat çekeni 2. Abdülhamid tarafından yaptırılan Hamidiye Camii’dir. Mimari açıdan batı etkisinde inşa edilmiş bulunan bu cami, Ada Camii sokağında bulunmaktadır. Büyükada’ya, günümüzde Sirkeci, Kabataş ve Bostancı’dan kalkan Ada Vapurları ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin deniz otobüsleri ile ulaşmak mümkündür. Adada otomobil yasağı vardır. Bu da, Ada’nın gürültüden uzak, havası temiz bir mevki olarak kalmasını sağlamaktadır.”

Not: Fotoğrafları tıkladığında kocaman oluyor. Bu fotoğrafları birlikte çekmiştik aşkım. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

şimdi reklamlar brozak üçlemesi

Bepanthol tarafından Nisan 15, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım dün bana facebooktan yolladığın brozak reklamı çalışması aslında bir seri şeklinde yayına sokuldu Bates motel productions tarafından. Bunlara brozak reklam üçlemesi diyebiliriz. Macun Tozla Bulaşık üçlemesi. :) Benim bildiğim kadar 3 adet var. Üçlemenin her serisinde baş rolde biri var. Macunda Volkan, Tozlada Ömür ve Bulaşıkta Tansu. Zaten bates motel production da bu üç kişiden oluşuyor. Tansu’yu da bizim ofiste tanıdın. Default komik bir arkadaş. :)

O bana göndermiş olduğun bu serinin son çalışmasıydı. Yani bulaşık. Ve seride en çok güldüğüm ki de o zaten. Tansu’nun küfür etmesi falan ve bulaşık yıkaması çok komik. En son her taraf batmış keyifli keyifli sıgara içiyor. :) Kim takar ki brozak var.




Bu brozak ile ilgili olarak reklam gibi çalışmaları içerisinde birincisi. Arada sinyal reklamı var diyorsun ama sonra sakinleştirici reklamı çıkıyor tekrar. Video’nun adı macun. Çok güzel düşünmüşler her zaman ki gibi ve çok komik. Masadaki dans eden tavuğu bile düşünmüşler. Hatta düşünmediğimiz bir çok şey var. Bu da onları yetenekleri.



:) Ömür Tozlada kendi kendine reklam sunan bir deliyi canlandırıyor. Bu videodaki slogan “En güzel kafa garantisi” :) ve bu sözler beni benden alıyor. İnatçı hardal, sinsi ketçap ve süzme yoğurt. :) ya peki kahveye ve reçele ne olucak? :) uwhewuehu

Volkan, Tansu ve Ömür üçlüsü yani Bates motel productions yeni çalışmalar da yapıyorlar. Artık bu video işinde bir numara olduklarını kanıtladılar. Geçen gün tansu bir ufak bir şey daha izletti ama suprizmiş. Yine bizi çok şaşırtacaklar. Eee artık profesyonel oldular. :)

Diğer video çalışmalarından bazıları aklıma gelenler: Bana kitap al, esmeralda, sütü seven kamyoncu, expresyonizm, delirium…. vs… çok daha var aklıma gelmiyor. Bunları teker teker izlemek ve eğlenmek lazım.

Aşkım Tansu çok istedi illla benim ki illlaa benim ki de diye… Onu da ekliyorum. Tansu’nun hatrını kıracağıma kafamı kırarım daha iyi. :)



VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (4 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...