pazar aşkı gezmeleri bayramoğlu
Bepanthol tarafından Mayıs 24, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım bu haftasonunu çok güzel bir program ile bitirdik. O kadar kafa yormamamıza rağmen yok ne yapacağız ne edeceğiz demeden bayramoğlu’na gittik ve çok güzel gezdik. Ne kadar güzel anıların varmış orada benim büyükada’da hissettiklerimi sende burada hissediyormuşsun. Aslında çok ilginç değil mi? Yani senin başından geçenlerin aynısı benim de başımdan farklı bir yerde geçti. Sen her köşesini detaylı detaylı anlattığın sırada ben de gözümde canlandırdım sanki senle yaşadım. Çok güzeldi ve çok güzel bir paylaşımdı bence.
Sabah yola çıktık ve sizin arabanızı kullanmanın zorluğunu ilk beş dakika çektim. Bir de koltuğu aşağıya indiremedim o minik arabada kafam tavana değiyordu.
Ufak bir kaza tehlikesinden sonra sahil yolundan Tuzla yönüne doğru ilerledik. Artık arabaya alışmıştım aşkım onun için rahat bir şekilde Tuzlaya kadar gittik. Fakat benzin lambası yanması beni çok tedirgin etti. Sen beni uyarmıştın ama yeter dedim ki sanki çok biliyorum o arabanın kaç kilometre gittiğini. Allahtan bir şekilde arabanın yol bilgisayarı olmasından dolayı ne kadar yol gidebileceğimi gördüm ve çok rahatladım. Bu arada da Duman’ın son albümünü dinliyorduk. İçimde biraz tedirginlik olduğu için rahatta konuşamadım ve şarkılara da eşlik edemedim. Biliyorsun ki aşkım benim bu şarkı ezberim kötü olduğu için 10 defa dinlesem aklımda kalmaz. Ben sadece melodi ezberliyorum çok garip bir şekilde.
Tekrar yola döndüğümde yolu uzattığımızı ve yanlış bir sapaktan saptığımızı farkettim. Benzin ışığı yandıkça yanıyordu.
Tuzla Piyade okuluna geldiğimizde çok rahatladım çünkü oradan hemen E-5′e çıkabileceğimizi ve orada illa ki bir benzinci ile karşılaşacağımızı düşündüm. Sen ise bilmiş bilmiş ben sana benzin alalım diyerek beni biraz strese sokmuş olsanda pek belli etmedim. E-5′e çıkar çıkmaz zaten 5 dakika yol daha gittik ve Darıca – Bayramoğlu sapağını görünce hemen saptık. Oradaki Bp’den benzinimizi aldık. Minik araba susamıştı aç kalmıştı onu doyurmuş olduk. Sıra bize de gelecekti ama ilk önce eşya alma toplama işlemleri yapmamız gerekiyordu ve sizin eve gitmemiz gerekiyordu.
Bayramoğlu’nda ada kısmına girene kadar tatil bölgesinden çok uzak bir yer görünümündeydi fakat o adadan içeri girdiğinde herşey bir anda değişti. Ağaçlar bütün yolların üstünü örtüyordu çok güzel bir görüntü sağlıyordu. Bir anda iklim değişti orada sanki çok şaşırdım. Sokaklar ve evler çok güzeldi. Bazı evler bakımsız olsada genel anlamda bahçelerde çiçcekler huzur vericiydi. Sizin eve varana kadar pek farkına varamadıysamda arabadan inince bir tatil yerinde olduğumu hissetim. Arabayı park ettik ve o inanılmaz manzara ile karşılaştım.
Sizin evin bahçesinden denize doğru gidildiğini daha önce anlatmıştın da fakat ben sanki farklı anlamışım ki direk sizin evden denize girilebileceğini hayal etmemişim. Hava parçalı bulutlu olmasına rağmen birden güneş açınca güneşin sıcaklığı bir anda beni denize atlatma hissi uyandırttı. Deniz dümdüzdü ve ben bu kadar bir durgunluk beklemiyordum. Sonra evini gezdirdin ve eşyalarını aldın çıktık hemen. Yanlız o balkona hayran kaldım. Otur orada sabaha kadar zaman nasıl geçer anlamazsın heralde.
Eşyaları arabaya yerleştirdikten sonra yürüyerek bayramoğlunu bana keşfetirmeye çıktık. Çocukluğunun geçtiği sokakları teker teker anlatırken ki sevincini gözlerinden okuyabiliyordum ve bu bana çok mutluluk veriyordu. Ne kadar güzel zamanlar geçirmişsin. Yaşadığın o sokak ve oyun oynadığın çıkmaz sokağın anlamı ne kadar önemli olduğunu çok iyi hissettirdin. Pilavcı Burnuna kadar ilerledik. Tek tek evlerde kimler oturduğuna kadar anlattın. Bir daha ki sefere ben gezdirsem seni ben orada oturmuşum gibi anlatabilirim artık.
Ben de heyecanlandım tabii ki de oraya ne kadar zamanda yürünülür. Orası uzak mı? orada ne var? gibi bazı sorularımı yanlış anladın ama aslında çok sabırsızlandım. Ben çok zevk alarak gezdim aşkım emin olabilirsin.
Bayramoğlu Plaj tesislerine doğru ilerlerken evleri ve sokakları çok daha iyi inceleyebildim. Bir çok evin bahçesi düzenli hatta bazılarında havuz vardı. Bazıları ise terk edilmiş gibi ya satılık ya kiralık durumundaydı. Belli ki artık insanlar bayramoğluna geri dönüş yapıyorlar balkonlarda insanlar oturup sohbet ediyordu. Kimisi mangal hazırlığı yapıyor kimisi torunuyla tavla oynuyor. Tamamen bir aile yaşam bölgesi. Nihayetinden plaj’a geldik içeri girdik ve inanılmaz güzel bir kumsal ile karşılaştım. Deniz sanki bir havuz gibi dümdüz ve masmavi. Bu kadar güzel bir görüntü ile karşılaşacağımı sanmıyordum. Oradaki çay bahçesinde insanlar oturup kahvaltı yaparken benim de çay içesim gelmişti fakat kısmet olamadı.
Bir sonraki sefere çay içeriz artık. Kumsalda yürüdük fotoğraf çektik ve sen yine bir sürü anı anlattın yine.
Plajdan çıkınca sokakları gezmeye devam ettik. Heryeri anlatırken sokak adları benim çok dikkatimi çekti ve fotoğraflarını çektik. Muz sokak, Dut Sokak, İğde sokak…
Mis Market’ten, Çıtacılar’dan ve Manolya Eczanesi’nden geçtik idare’nin olduğu bölüme Şok Marketin oraya kadar gittik. İdaredeki pinpon ve oyun hikayelerini dinledikten sonra Şok’tan frambuazlı bisküvi aldım. Biraz abur cuburluğum tutmuştu zaten değil mi?
Bütün yol doritos cips’i kendi başıma bitirerek kendimi kanıtladığıma inanıyorum. Frambuazlı bisküvi yenilemez bir tadı olduğu için günün ilerleyen saatlerinde çöpe gidecekti. İdare’nin olduğu bölümden geri çıtacılar restoranına geri dönerek orada çok güzel yemekler yedirdin bana. Köftesi ve lahmacunu çok güzelmiş gerçekten. Bira da içtik serinledik. Sonra Roma dondurmacısı. Anılar anılar ve anılar. Kolalı dondurma yoktu ama çok enteresan masmavi bir dondurma vardı. Adını nasıl unuttum ben bilmiyorum.
Keşke not alsaydım.
Sonra sana çok sıkı bir sarıldığımı hatırlıyorum. Orada senin kurtulmaya çalışma surat ifadeni hala unutamıyorum. Hata yine gülmeye başlıyorum. Hatta güldüm. O kafa nasıl bir sağa bir sola sallanır sanki sudan çıkmış balık gibi çırpınıyordun.
hahahaha
Neyse aşkım sanırsam çok uzattım ben. Sonra evine geri döndük o güzel balkonda Mis Market’ten aldığımız abur cuburları yedik. Kendimi 80′lerde hissettim, belki dekorasyondan belki anlatığına anılarından belki radyoda dinlediğimiz şarkılardan belki de teknolojiden uzak kaldığımız bugünden…
Çok güzel zaman geçirdim. Seninde geçirdiğini düşünüyorum. Çok güldük. Çok eğlendik. Çok yorulduk. Çok uykumuz geldi. Sanırım bira biraz da çarpmış olabilir. Güneş ve sıcak.
Temiz hava.
Bayramoğlu. İnşallah bir daha gideriz.
Not: Bütün fotoğrafları eklemek istedim aşkım ama çok fazla yer kapladı.
Bir kaç tanesini de aşağıda sıralıyorum. Çok güzel fotoğraflar çekmişiz.





