Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘proje’

doğa için çal

CherryBlossomGirl tarafından Ekim 14, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım hatırlar mısın bilmiyorum bir akşamüstü beşiktaş’tan kadıköy’e vapurla dönerken bir arkadaşıma rastlamıştık, adı Begüm. Begümle biz aynı liseden mezunuz ama lisede arkadaş değildik çünkü yaşı benden küçük, tanışmıyorduk. Fakat tesadüfen Sapanca’da komşu olduk ve böylelikle hem ailelerimiz hem de biz arkadaş olduk. Begüm Amerika’da okudu sonra geldi, sesi çok güzeldir, hem şarkı sözü yazar hem de şarkı söyler. Fakat son son pek görüşemedik, neler yapıyor, hangi projelerin içinde, bilmiyordum doğrusu.

Demin Ozan bana bir video gönderdi, dedi ki bu videoda şarkı söyleyenlerden ikisi, Sabahat’te çalan arkadaşlar. Sabahat, Ozan’ın bizi Taksim’de devamlı götürdüğü çok güzel bir mekan. Birlikte de gideriz umarım. Ben o kişilere bakayım derken bir de gördüm ki, Begüm de şarkı söyleyenlerin içinde!!

Bu klip bir projeymiş aşkım. Agaçlar.net’in bir projesi. Siteden aynen aktarıyorum:


Doğa İçin Çal, bir agaclar.net projesidir.

Dünya’nın hali ortada. Yerküresiyle, atmosferiyle tehlike sinyalleri verip duruyor.

Küresel iklim değişikliği bir dert; seller, taşkınlar, buzulların erimesi, kıyıların denizler tarafından yutulması ihtimali, kuraklık…

Beslenme başka bir dert; besin bulanlar için GDO’lu ürünler, denetimsiz tarımsal ilaçlama, sakıncalı katkı maddeleri… Bulamayanların sorunu karmaşık değil: Sadece açlık! Enerji savaşları, temiz su savaşları… Yani gidişat iyi değil.

En güçlü ya da yoksul olanların büyük çoğunluğu, kendi küçük ya da büyük çıkarını esas alarak, kendini dünyanın merkezine koyarak yaşıyor. Herkesin mazareti var!

Çok şey sadece günü kurtarmaya yönelik.. Doğayı yok sayarak yapılan her şey, geleceğimizi biraz daha belirsizleştiriyor. Komik olan, korunmak doğanın umurunda bile değil. O nasıl olsa, öyle ya da böyle var olacak… Vay bizim halimize…

İklim değişiklikleri, seller, taşkınlar, bunlar dünya kabuk bağladığından bu yana hep var ama son yüz yılın grafikleri öncekilerle benzerlik göstermiyor, kendi elimizle yaptıklarımızın, bu kötü gidişe direkt etkisi var. Önceleri düşe kalka yaşıyorduk, artık kıçımızın üstünde hızla kaymaya başladık. İşin bilimiyle uğraşan herkes bu konuda hem fikir. Çevreci hareketler, bu gidişi durdurulması gerektiğini herkese anlatmaya çalışıyor.

Agaclar.net olarak başından beri işin neresinden tutacağımıza bakıp durduk. Yaptığımız her şeyde bu amacın izi var. Daha neler yapabiliriz?

Doğa sorunlarının evrenselliği, doğanın insanlara mekan ve kaynak oluşuyla, müziğin evrenselliği ve insanların ortak dili oluşu arasındaki bağ, projenin çıkış noktası oldu.

Müzik; yaygın, eneji dolu, durdurup kendini dinleten ya da arka plana geçip çaktırmadan varolan…
Seçtiğimiz parça: “Divane Aşık Gibi” Bilmeyen yok, sevmeyen yok…

Dünyanın çivisini çıkaranlar kadar, bunu seyretmekle yetinenler de benzer biçimde sorumluysa, çözümler bulmak ve uygulamak zorundaysak, her vesile ile hatırlamalı, hatırlatmalıyız…. Hem değişim gerektiğini bilip, hem “Şöyle yap, böyle yap” laflarını dinlemediğimize göre, “ne yapmalıyım” diye düşünmek gerektiğini her dinlediğinde hatırlatan bir müzik işe yarar mı? En azından konunun farkında olanlar için, arka planda fazladan bir vicdan azabı durumu yaratır mı?

“Birlikten kuvvet doğar” mı? Tek tek düşündüğümüz, anlatmaya çalıştıklarımız, hep birlikte, bir ucundan tutarak ortaya konduğunda verdiği enerji artar mı?

Agaclar.net’ten Fırat Çavaş, doğdukları iller farklı, yaşadıkları mekanlar farklı, zevkleri, yaşama bakış açıları farklı 45 müzisyeni, varolan gerçekleri bir kez daha hatırlatmak için bir araya getirdi: Doğa için çal!

“Divane Aşık Gibi” yollarda dolaşmaktan başka, hem mecazda hem de fikirde “Sen yağmur ol, ben bulut, Maçka’da buluşalım” diyoruz.

Yeni başladık, devam edeceğiz…

Sizi de bekleriz!

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

bu kurdeleyi sana gönderiyorum

Bepanthol tarafından Eylül 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.

kurdelaÖğretmen, lise son sınıf öğrencilerinin her birine, kendisinin ve başkalarının hayatında yarattıkları farkı onlara söyleyerek ne kadar değerli olduklarını ifade etmeye karar verdi.

Her öğrenciyi birer birer sınıfın önüne çağırdı. Önce onlara kendisi ve sınıf için nasıl fark yarattıklarını söyledi. Her öğrenciyi özel olarak takdir etti. Sonra her birinin göğsüne altın harflerle yazılı ‘Ben Fark Yaratan Bir İnsanım’ yazılı mavi bir kurdele taktı. Sonra, takdir edilmenin toplumda nasıl bir etki yaratacağını görmek için bir ders projesi gerçekleştirmeye karar verdi. Her öğrenciye üç kurdele daha verdi. Kendi çevrelerinde bu takdir seremonisini yapmalarını söyledi. Bir haftanın sonunda öğrenciler sonuçlarıyla birlikte sınıfta sunum yapacaklardı.

Sınıftaki çocuklardan biri bir şirkette alt derecede yönetici olarak çalışan bir adama gitti. Ona kendisine kariyer planlamasında yardımcı olduğu için şükran duyduğunu söyledi ve göğsüne mavi kurdele taktı. Sonra ona iki kurdele daha verdi. ‘Takdir etmekle ilgili bir sınıf projemiz var’ dedi. Onun da takdir ettiği bir kişiye gidip göğsüne mavi bir kurdele takmasını ve üçüncü kurdeleyi ona verip onun da aynı şeyi bir başkasına yapmasını söyledi. Takdir seremonisi böylece sürüp gitmeliydi. Genç yöneticiden kendisini de sonuçtan haberdar etmesini rica etti. Aynı gün akşama doğru, genç yönetici, üst düzey yöneticisinin odasınagitti. Üst düzey yönetici asık suratlı ve huysuz bir insan olarak tanınıyordu. Genç adam, yöneticisine oturmasını rica etti ve yaratıcı birdehaya sahip olduğu için ona hayranlık duyduğunu ifade etti. Yönetici şaşkınlık içindeydi. Genç yönetici mavi kurdeleyi göğsüne takmak için izin istedi. Şaşkın vaziyetteki üst düzey yönetici ‘Tabii, olur’ dedi. Genç yönetici mavi kurdeleyi, patronunun ceketine, yüreğinin üzerinde bir yere taktı. Üçüncü kurdeleyi de ona uzatarak, ‘Bana bir iyilik yapar mısınız? Bu ekstra kurdeleyi alıp, takdir etmek istediğiniz birinin göğsüne takar mısınız? Bu kurdeleleri bana veren liseli çocuk bir okul projesi hazırlıyor ve takdir seremonisinin insanları nasıl etkilediğini araştırıyor’ dedi.

O akşam, üst düzey yönetici evine geldi ve on dört yaşındaki oğluna kendisiyle konuşmak istediğini söyledi. ‘Bugün başıma olağanüstü bir şey geldi. Ofisimde oturuyordum ve genç yöneticilerimden biri odama girdi. Bana hayranlık duyduğunu yaratıcı bir deha olduğum için bana mavi bir kurdele taktı. Düşünebiliyor musun? Benim yaratıcı bir deha olduğumu düşünüyor. Sonra üzerinde ‘Ben Fark Yaratan Bir İnsanım’ yazan bu kurdeleyi ceketime, yüreğimin tam üzerine iliştirdi. Bana fazladan bir kurdele daha verdi ve benim de takdir ettiğim birisini bulmamı söyledi. Eve gelirken arabada kurdeleyi kime takacağımı düşünüyordum ve seni düşündüm. Seni takdir etmek istiyorum’ dedi. ‘İşhayatında günlerim çok yorucu geçiyor. Eve geldiğimde sana pek fazla ilgi gösteremiyorum. Bazen sana okul notların iyi olmadığı ya da odan çok dağınık olduğu için bağırıyorum, ama bu akşam, seninle beraber olmak istiyorum ve sana hayatımda nasıl fark yarattığını söylemek istiyorum. Annen ve sen hayatımdaki en önemli insanlarsınız. Sen harika bir evlatsınve seni seviyorum!’

Çocuk şaşkınlık içindeydi ve ağlamaya başladı, ağlıyor ağlıyor ağlıyordu. Ağlamasını durduramayarak hıçkırıklara boğulmuş, katıla katıla ağlıyordu..Tüm bedeni hıçkırıklarla sarsılıyordu. Gözyaşları kucağına damlarken, başını babasına doğru kaldırdı, titrek bir sesle, ‘Ben de yarın intiharetmeyi planlıyordum baba. Çünkü beni sevmediğini düşünüyordum.’ Babanın takdiri, çocuğun hayatında büyük fark yaratmıştı. Yaşamla ölüm arasında bir fark.

love

Aşkım seni çok seviyorum iyi ki varsın ve inan ki seninle hayatım her zamankinden daha güzel. Seni düşünmek ve kalbimde hissetmek çok güzel bir duygu.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

lösev özel haber “kim engelliyor?”

Bepanthol tarafından Eylül 18, 2009 tarihinde yazılmıştır.

lösev

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

sobbe’lenmek yada sobbe’lenmemek

Bepanthol tarafından Mayıs 25, 2009 tarihinde yazılmıştır.

logoAşkım işte yeni bir icat daha. :) Bunları ben gördükçe gördükçe paylaşınca çok mutlu oluyorum. Acaba nasıl karşıma çıkıyor denk geliyor valla hiç bilemiyorum. Bu aslında şöyle oluyor gibi. Çalışıyorum ve sıkılıyorum. Bir ara veriyorum. Sitelerden sitelere atlıyorum. Buna eskiden internette surf yapmak deniliyordu. :P Şimdi ben buna televizyondaki zapping olayı diyorum. Çünkü aynı televizyon gibi bir kanaldan diğerine atlarken bunda da bir siteden diğerine atlıyorsun. Zapping olayında işte beğendiğin bir şey olunca takılıp izlemeye dalıyorsun ya bunda da siteyi derin derin incelemeye başlıyorsun. Ben de böyle bir siteye girdim ve takıldım kaldım.

indeximageSite’nin adı Sobbe. :) Adresi de aynen şöyle. http://www.sobbe.com.tr/ Ad ve proje çok uyumlu. Turkcell’in bir servisi ve Facebook uygulamasıyla çok düşünülmüş bir proje. Kesinlikle de çok büyük bir yatırım vardır. Geçenlerde de güzel bir sohbetimiz arasında da konuşmuştuk. Kimsenin özel bir hayatı kalmadı diye. İşte bu işin son noktası gibi bir durum. Bu şekilde artık insanlar ben buradayım. Şuraya gidiyorum. Buradayım şimdi deyip orada olamama gibi bir şansı kalmıyor. :P

Sobbe’ye kayıt olmuş olan Turkcell aboneleri, kendi konum bilgilerini diğer bu aboneliğe sahip olan kişiler ile paylaşabiliyor. Tabii ki de ahmet ve mehmet tanımadığımız kişiler bizim nerede olduğumuzu öğrenemeyecekler. Sadece izin verdiğin kişilerle o anda sms ve facebook uygulaması olarak paylaşabilirsin yani bilgi de alabilirsin. Tabii bunun bir de facebook ayağı varki kendi profiline yüklediğin bu uygulamada da bu sistemi daha hızlı kullanabilirsin. Bir de ücretsiz olduğunu düşünürsek tamamen sosyal bir ağ oluşturmak için yapılmış ve Turkcell’in facebook üzerinden bilgilerimizi toplamaya çalıştığını düşünebiliriz. Ne kadar da değerli bilgilerimiz varmış değil mi? Eski bir haberde facebook’un bilgilerimizi kişi başı 150 dolar’a yakın bir fiyattan şirketlere satabildiği veya satabileceğini yazmıştı. Bu bedava hizmetle Turkcell’de bizim bu bilgilerimizi bedava satın almayı amaçlamış belli ki.

Bu hizmetin en iyi yanı çalınmış olan veya yerini hatırlamadığımız telefonumuzun konum bilgisini öğrenebilir ve nerede olduğunu bulabilirmişiz. Hayırlı uğurlu olsun. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...