Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘reklam’

Samsung’un yeni yüzü mezun oldu!

Bepanthol tarafından Haziran 3, 2011 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım… Sana kocaman ama kocaman tebrikler etmek istiyorum. Ama bunların hiçbiri yetmez sana. Çok güzel şeyler başarıyorsun. Çok iyi işler yapıyorsun ve bunları değer vererek yapıyorsun. Alın terini akıttığın sürece bu sana her zaman daha büyük saygınlık olarak geri dönüyor. Ben her zaman bu konuda ve konularda yanında olduğumu bilmeni isterim. Dur durak bilmeden oraya buraya koşarak ne kadar çok şey yaptığını gördükçe ben inanamıyorum. Evet biraz zor oluyor ve yoruluyorsun ama hep süper oluyor.

İki üç hafta önce Cannes film festivalindeydin ve Nuri Bilge Ceylan ile röportaj yaptın. Daha sonrasında bu değerli yönetmen yanlış hatırlamıyorsam Onur ödülü aldı. Senin yapmış olduğun bu röportaj zaten değerliyken, inanılmaz bir şeye sahip oldu. Bu senin içinden gelen iyiliğin ve değer vermenin yansıması olduğunu düşünüyorum.

Sonra Cannes’tan geldin. Bir gün Samsung reklamlarında oynayacağım dedin. Bir şekilde orada olmanın sebebi değerli bir film izleyicisi ve kritik yazarı olman. Buralara kadar gelirken emek vermenin bir meyvasını toplamış oldun bence. Çünkü senin görüşlerin o Samsun televizyonuna değer katacaktı ki kattı. Şimdi reklamını yaptığın bu televizyonun evlediğimiz zaman evimize almanın hayalini yapıyoruz. Elbette çekimler zordu. Ama sen hiç zorlanıyor gibi görünmüyordun. Sanki daha önce yapmışsın gibi bu işi epey iyi oynadın. Belki gelecekte oyuncu olursun. Fakat oyuncu olmandan öte seslendirmelerde rol almanı tercih ederim çünkü çok güzel sesin.

samsung

Bir de mezun oldun. O kadar okudun ama yetmedi. Aylarca gittin geldin Okan Üniversitesine. İkinci yüksek lisansını bitiren bir kişi olarak ne kadar kendinle gurur duyuyorsan, ben çok ama çok daha fazla gurur duyuyorum senle. Özellikle mezuniyet gününe katılma konusunda göstermiş olduğun o sevimli tepkileri keşke sen de aynadan görseymişsin. Aynı bir çocuk sanki müsamereye çıkacak ama korkmayacak bundan ürkmeyecek. Şirin mi şirin hareketler yapacak ve eline aldığı kepi havalara fırlatacak. Yanımızda Emre ve Güneş de vardı. Onlarla mezuniyete gitmiş olmamız bence çok iyi oldu. Uzun zamandır görüşmek istiyorduk ve bugüne denk geldi. İyi ki de olmuş. Birlikte sohbet ederek güzel zaman geçirdik. Özellikle Güneş sayesinde keşfetmiş olduğumuz yere tekrar gitmeliyiz. Et ve Rakı doyumsuzdu. Doymadık da. Sen ve Güneş birlikte sahneye çıkıp sözde diplomalarınızı aldığınızda en çok yapmak istediğimiz yine güzel bir sohbet ve rakıydı sanırım. Kepini fırlattın ve dünyadaki en mutlu en istediğin şeyi de yapmış oldun.

mezun

Kısaca aşkım.. Yani aslında yaz yaz yaz yaz… Bitmeyecek kadar şey oldu. O kadar çok oldu ki şuanda aklımdan teker teker geçerken inanamıyorum. Sen 2 hafta yoktun ve ben de yoktum sanki. Sen geldin hayatımda seninle birlikte çok güzel şeyler oldu. Her zaman ki gibi seninle birşeyler yaşamak ve bana renk katman beni dünyanın en şanslı erkeği kılıyor. İyi ki varsın aşkım. Senin her mutluluğun benim için en büyük mutluluk. Hem bir reklamda oynaman, biraz seslendirme yapman… Hem çok önemli bir yönetmenle röportaj yapman, bu yönetmenin aynı zamanda onur ödülü olması… Hem hayal ettiğin bir yüksek lisans olan alt yazı çevirmenliği ve düblaj bölümünde mezun olman, kepini alıp havalar fırlatmış olman… İşte bu üçü hayallerinde olan şeylerdi ve oldu.

Neden oldu biliyor musun? Çünkü sen çok iyi bir insansın. Çünkü sen herşeyi hakkını vererek yapıyorsun. Çünkü sen doğru bir insansın. Çünküleri daha fazla saymadan seni çok çok tebrik ediyorum aşkımmmm…

Yaa aşkım bak ne unutuyorudum. Rakı keyfi yaptığımız yerde ne görmüştük. Çok sevimli bir tırtıl. Bu tırtıl diğerleri gibi değil. Çok şirin. Hatırladın mı? Zaten unutulacak gibi bir şey değildi ki! Gülen suratlı tırtıl. Bak onun videosunu çekmiştik. İşte karşında…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)

çam sakızı çizer armağanı selçuk erdem’den

Bepanthol tarafından Kasım 2, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bak bana Selçuk Erdem ne yollamış. :) Tamam tamam itiraf ediyorum senden gördüm yine ve seni kıskandım. Kopyacılık yaptım. İlk sana yolladı ama benim ki daha güzel. Yok yok sanırım aynı. Hep aynı karikatürü yolluyorlar galiba. Keşke farklı farklı çeşitlerinden de yollayabilselermiş. Hani bana özel olduğunu daha iyi hissederdim. Ama nasıl yetişsin ki Selçuk Erdem dimi? :P . Oy verilebilecek çok az karikatürist kullanmışlar. Keşke Serkan Altuniğne olsaymış asıl ona oy verirdim. Çünkü ben çok çok güldürüyor.

selçuk erdem fluence bir blog olsa

Bu arada Renault çok süper bir reklam kampanyası yapmış yeni otomobili Fluence için. Bütün internet bu çalışmayı konuşuyor aslında. Şu fluence bir blog olsa offline blog çalışması olmuş ve karikatürcüler Selçuk Erdem, Erdil Yaşaroğlu ve Kaan Sezyum keyifli fabrika gezisi yaptıktan sonra karikatürleri ile süslemişler fabrikanın duvarlarını. Ne kadar çok eğlenmişler çizerken.

Proximity firması bu tanıtım çalışmasını üstlenmiş bloggerları da çağırmış oraya. Bunun ile alakalı birkaç video izlemiştim. Keşke bizi de çağırsalarmış biz de blogger’ız bir sonrakine bizi de çağırsın. Hani aşkım sitesine girmişsindir de epey zaman geçti sitede gerçekten çok değişiklikler var. Bence incelersen daha çok hoşuna gidecek şeylerle karşılaşırsın. Tıkla. :) Mujks… Bu sitede karikatüristlere oy verdiğimizde bu teşekkür karikatürünü yolluyorlar ya hani acaba başka e-posta adresleri ile de oy kullansak diğerlerinden de mi karikatür gelse. :P

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Whopper Sacrifice

CherryBlossomGirl tarafından Haziran 16, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım biliyorsun internet inanılmaz bir dünya. Biz de hem hobi olarak hem de iş olarak seninle tesadüfen internetle çok fazla haşır neşir olan insanlarız, her gün bir yerlerini kurcalayıp birşeyler öğrenip birbirimizle paylaşıyoruz.

Bunu duymuştum ama unutmuştum, tekrar bir inceleyeyim dedim ve seninle paylaşmak istedim. Ne fikirler çıkıyor insanoğlundan, inanılır gibi değil. Aşkım Burger King, sadece Amerika’da geçen bu kampanyasında şöyle bir yola başvuruyor: Facebook’tan on arkadaşınızı listenizden siliyorsunuz ve bir adet bedava whopper sahibi oluyorsunuz. Bu on arkadaşınıza da otomatik olarak şöyle bir mesaj gidiyor: … adlı arkadaşınız, sizi bir whopper’a sattı!!!

Whopper_sacrifice_facebook_01

Reklamı hazırlayan ajans’tan bob reilly, kampanya hakkında “10 kişiyi seçmek zaman alan bir şey, bu da gözlerin uzun süre marka üstünde kalmasını sağlıyor,” şeklinde bir yorum yapmış. Burger King yöneticileri de, kampanyanın arkadaş silmenin “kibarca bir yolu” olduğunu belirtmişler.

Ne diyorsun aşkım? Yani artık reklam denen şeyi nasıl yapacağımızı şaşırdık galiba, elimizde bu kadar ürün olunca. Ürün dediğim facebook gibi araçlar. Bunlar reklam için araç haline geliyor aslında. Bu yeni bir iş alanı artık. Hayırlı olsun, yeni fikirler gelsin :) )

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

kütüphanede aşk coca cola reklamı

CherryBlossomGirl tarafından Mayıs 21, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Son zamanlarda çok fazla televizyon izlemeye başladım, en çok ilgimi çeken reklamlardan biri de Coca Cola’nın yeni reklamı oldu. Bence çok yaratıcı ve anlamlı olmuş seninle de paylaşmak istedim. Seksi bir reklam bence, sence?:)


Bence bu reklamın senaryosunu yazarken oldukça simgesel konulara da girerek, çok iyi düşünülmüş kararlar verilmiş. Şu an hala sinema tv okuyor olsaydım hocalarımla bunu tartışmak isterdim :) Ahh, okulu özledim.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.0/5 (4 votes cast)

şimdi reklamlar brozak üçlemesi çekim esnası

Bepanthol tarafından Mayıs 4, 2009 tarihinde yazılmıştır.

İşte aşkım insanları gülme krizine sokan bates motel production grubunun elemanları volkan, ömür ve tansu brozak reklam üçlemesi çalışmalarında neler yaşadıklarını gösteren çekim arkası videolarını youtube ve diğer video sitelerine yükleyerek paylaştı.

İşte çekim esnası ve bu esnada yaşanan gülünç komik olaylar… :)



VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.5/5 (4 votes cast)

sürreal reklam çalışması ve salvador dali

Bepanthol tarafından Nisan 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Hotmail hesabıma uzun zamandır girmiyordum. Bir sürü saçma sapan e-postalar gelmiş. Teker teker temizleyeyim dedim. Kurcalarken HSBC’den gelen ekstreler falan onları yanlışlıkla silmişim. Hemen çöp kutusundan geri alayım derken bir e-posta çöp kutusunda duruyor. Onu da aldım çıkartım. Reklam tasarımları ile alakalı bir e-postaymış. Açtım baktım. Kimbilir ne zaman reklam tasarımı ile alakalı bu web siteye üye olmuşum. E-posta içeriğine baktığımda içinde çok güzel bir reklam çalışması var. Adamlar oturmuşlar bir eser meydana getirmişler resmen bir yatırım şirketi için. Bu tasarımı düşündükçe ya bu Salvador Dali’nin çalışmaları aklıma geldi. Tamamen sürreal bir çalışmaydı bu. Elbette dünyadaki tek sürreal ressam Salvador Dali değil fakat belkide daha önceden buna benzer bir çalışmasını görmüş olabileceğim diye düşündüm. Araştırmaya başladım. Ve aşağıdaki sonucu elde ettim aşkım. Sol tarafta reklam çalışması sağda ise ressam çalışması.


aestrange the temptation of st anthony

Bir reklam çalışması tamamen bir ressamın eserinden esinlenerek yapılmış fakat aynı duyguyu veremiyor çünkü Salvador Dali politik görüşlerden uzak kalmayı tercih eden bir insan fakat reklam çalışmasında tamamen politik iğnemeler var. Salvador Dali’nin sağdaki çalışmasının adı “Temptation of Saint Anthony”. Sol taraftaki reklam çalışmasının adını bilmiyorum ama surreal investment olabilirmiş. :) Bu reklam çalışmasında tamamen dış etkenlerin yatırım konusundaki dengesizliğin nereye gideceğini ifade etmeye çalışırken diğer taraftan Salvador Dali aşk, seks, şiddet ve ölüm kaygısı içerisinde bence.

Senin böyle insan benzetme olayına bende farklı bir boyut kattım aşkım. :) Nereden nasıl çağrışım yapmış valla sanki bir bilinç altı.

Salvador Dali’nin çok kısa biyografisi:
“1904 Salvador Felipe Jacinto Dali i Domenech 11 Mayıs’da Katalonya’da Figueras isimli küçük bir kasabada dünyaya geldi. 1916 Pichot Ailesi ile yaz tatiline gider ve modern resim sanatıyla ilk tanışması gerçekleşti. 1919 15 yaşında Figueras Belediye Tiyatrosun’da ilk kamusal sergisine katıldı. 1921 Annesi öldü. 1922 Madrid Güzel Sanatlar Akademisi’ne kabul edildi. 1923 İtatsizlik yüzünden bir yıllığına okuldan uzaklaştırıldı. 1925 Barselona’da Galeri Dalmau’da ilk kişisel sergisini açtı. 1926 Paris ve Brüksel’e ilk yolculuğunu yaptı. Picasso’yu stüdyosunda ziyaret etti. Bir sınava girmeyi reddedince Akademiden atıldı. 1928 Paris’e gelen Dali burada André Breton’un çevresindeki topluluğa katılarak tam anlamıyla ilk gerçeküstücülük yapıtlarını verdi. 1929 Senaryosu Dali ve Bunuel’e ait olan Un chien andalou (Bir Endülüs Köpeği) adlı filmin prömiyeri yapıldı. Gala Aluard ile tanıştı ve aşık oldu. Resmi olarak Paris’deki sürrealist gruba katılmaya davet edildi. 1930 Gala ile beraber İspanya Port Lligat’a yerleşti. 1931 The Persistence of Memory (Hafızanın İsrarı) adlı yapıtını resmetti. 1934 The Enigma of William Tell (William Tell’in Muamması) Sürrealist Grubu gücendirdi. Gala ile evlendi. New York’a gitti. 1936 New York MOMA’da “Fantastic Art, Dada and Surrealism” ( Fantastik Sanat, Dada ve Sürrealizm) sergisine katıldı ve Time dergisine kapak oldu. 1938 Londra’da zayıf düşmüş olan Sigmund Freud ile röportaj yaptı. Paris Uluslararası Sürrealistler Sergisi’ne katıldı. 1939 En sonunda politik güdülerini desteklemekte isteksiz davrandığı için Sürrealist Grubtan kovuldu. 1940 Dali ve Gala sekiz yıl yaşadıkları Amerika’ya göç ettiler. Sırasıyla Virginia, Pebble Beach, California ve New York St. Regis Hotel’de yaşadılar. 1941 New York Modern Sanatlar Müzesi’nde (MOMA) Joan Miro ile beraber Retrospektif sergi açtı. 1942 The Secret Life of Salvador Dali (Salvador Dali’nin Gizli Hayatı) adlı Dali otobiyografisi yayımlandı. 1946 Alfred Hitchcock’un Spellbound filminde bir dizi rüya sahnesi için sahne tasarımı yaptı. The Temptation of Saint Anthony’yi (Saint Anthony’nin Cazibesi) resmetti. 1948 Büyü Sanatının Elli Sırrı adlı kitabını yayımladı. 1949 The Madonna of Port Lligat (Port Lligat’ın Madonna’sı) adlı Papa tarafından bile takdir edilen, klasik stile geçtiğinin habercisi eserini resmetti. Avrupa’ya geri döndü. 1957 Joseph Forest, Page Choisies de Don Quichotte de la Mancha (Don Kişot) adlı 12 orijinal Dali litografı yayımladı. 1958 Gala ve Dali İspanya’da dini seromoniyle evlendi. 1962 Yayıncı Pierre Argillet ile çeşitli metinlere illüstrasyon çizmek için 10 yıllık bir anlaşma yapar. 1963 Paris’de yayımlanan The Divine Comedy adlı derginin bir sayısını resmetti. 1964 Journal d’un Génie (Bir Dahinin Günlüğü) adlı kitabını yayımladı. 1965 Dali New York’da yayıncı Sidney Lucas ile kontrat imzaladı. 1967 Gerona’da Pubol Şatosu’nu satın aldı ve içini yenilemeye başladı. 1969 Gala yalnız yaşamak üzere Pubol Şatosu’na taşındı. 1971 Cleveland Ohio’da Salvador Dali Müzesi açıldı. 1974 Dali ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı. 1976 The Unspeakable Confessions of Salvador Dali (Salvador Dali’nin Korkunç İtirafları) İngilizce basıldı. 1982 St. Petersburg Florida’da Salvador Dali Müzesi açıldı. Gala Pubol Şatosu’nda öldü. 1983 İspanya, Madrid ve Barselona’da ilk büyük sergileri açıldı. Son resmi The Swallow’s Tail’i ( Kırlangıç’ın Kuyruğu) tamamladı. 1989 Dali 23 Ocak’da Figueras’da kalp yetmezliğinden öldü. İspanya Figueras’da Tatro Müzesi’nde yeraltı türbesinde yatıyor.”

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (6 votes cast)

body&soul ile interaktivite ötesi bir dergi

Bepanthol tarafından Nisan 15, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım işte tam teknoloji aldı başını gidiyor derken gerçekten de almış gitmiş. Bugün facebookta dolaşırken Gülbanu’nun ne düşünüyorsun bölümünde bir bağlantı gördüm. Bizim de pressyado’muz için yaptığımız tanıtımı oda yapmış. Gülbanu’yu nereden tanıyorum diye sorarsan eğer benim eski iş yerimden Akıf Yılmaz’ın kız arkadaşı. Akif dünya iyisi motorsiklet tutkunu ve gezgini biri. Akif ve Gülbanu gerçekten sanaatkar kişiler tasarımlar yaratıcılıklar onlardan sorulur. Birbirleri için de yaratılmışlar neyse. Konu dağıldı aşkım. :)

bodysoul

Bağlantının adından da anlaşılacağı gibi aslında bir dergi ile karşılaşacağımı bekliyordum ama böylesi ile karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Çünkü bağlatıya girdiğimde sanki bir masada oturuyorum. Masamda dergim var. Kahve ve ipod ise garnitür olmuş. :) Sanki kahveni içeceksin o sırada. Şarkı seçmek ise unutulmamış. İstediğini seçebiliyorsun. Ama zaten sayfaları çevirince değişen konulara göre muziklerde değişiklikler oluyor. İnsan hemen ne yapmam gerek hemen okumam lazım diyor. Oklardan sayfaları çeviriyorsun. Müzikler, reklamlar, videolar ve en önemlisi yazılar özenle hazırlanmış. Tasarım ise kusursuz. Hatta doğruyu söylemek gerekirse ilk önce sayfadaki tasarımlara ve fotoğraflara baktım. Daha sonra okudum.

Aylık aylık çıkacak bu çalışmada her ay farklı bir konsept seçilecekmiş. Bu ayın konsepti Ateş. :) 29. sayfada sanırsam erkekler için özel birşeyler var ve saat 00:00 olmadan göremiyorsun. :(

Hemen tıklanası bağlantı ise http://www.bodynsoulmagazine.com/ gerçekten de insanın dışarı çıkıp dergi alası gelmez bu çalışmalar artarsa. Ücretsiz olarak kayıt oldum her ay e-posta adresime gelecek bence sende kayıt ol. :) Bir de ilk olarak bu şekilde yayına giren life style dergisiymiş. Başarılar diliyorum ve inşallah devamının gelmesini diliyorum.

Maalesef ilk sayıyı kaçırmışız. İlk sayı’yı görmek için tıkla bakim. :) İlk sayının konsepti koku…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

şimdi reklamlar brozak üçlemesi

Bepanthol tarafından Nisan 15, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım dün bana facebooktan yolladığın brozak reklamı çalışması aslında bir seri şeklinde yayına sokuldu Bates motel productions tarafından. Bunlara brozak reklam üçlemesi diyebiliriz. Macun Tozla Bulaşık üçlemesi. :) Benim bildiğim kadar 3 adet var. Üçlemenin her serisinde baş rolde biri var. Macunda Volkan, Tozlada Ömür ve Bulaşıkta Tansu. Zaten bates motel production da bu üç kişiden oluşuyor. Tansu’yu da bizim ofiste tanıdın. Default komik bir arkadaş. :)

O bana göndermiş olduğun bu serinin son çalışmasıydı. Yani bulaşık. Ve seride en çok güldüğüm ki de o zaten. Tansu’nun küfür etmesi falan ve bulaşık yıkaması çok komik. En son her taraf batmış keyifli keyifli sıgara içiyor. :) Kim takar ki brozak var.




Bu brozak ile ilgili olarak reklam gibi çalışmaları içerisinde birincisi. Arada sinyal reklamı var diyorsun ama sonra sakinleştirici reklamı çıkıyor tekrar. Video’nun adı macun. Çok güzel düşünmüşler her zaman ki gibi ve çok komik. Masadaki dans eden tavuğu bile düşünmüşler. Hatta düşünmediğimiz bir çok şey var. Bu da onları yetenekleri.



:) Ömür Tozlada kendi kendine reklam sunan bir deliyi canlandırıyor. Bu videodaki slogan “En güzel kafa garantisi” :) ve bu sözler beni benden alıyor. İnatçı hardal, sinsi ketçap ve süzme yoğurt. :) ya peki kahveye ve reçele ne olucak? :) uwhewuehu

Volkan, Tansu ve Ömür üçlüsü yani Bates motel productions yeni çalışmalar da yapıyorlar. Artık bu video işinde bir numara olduklarını kanıtladılar. Geçen gün tansu bir ufak bir şey daha izletti ama suprizmiş. Yine bizi çok şaşırtacaklar. Eee artık profesyonel oldular. :)

Diğer video çalışmalarından bazıları aklıma gelenler: Bana kitap al, esmeralda, sütü seven kamyoncu, expresyonizm, delirium…. vs… çok daha var aklıma gelmiyor. Bunları teker teker izlemek ve eğlenmek lazım.

Aşkım Tansu çok istedi illla benim ki illlaa benim ki de diye… Onu da ekliyorum. Tansu’nun hatrını kıracağıma kafamı kırarım daha iyi. :)



VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (4 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...