salvador dali – destino
Bepanthol tarafından Eylül 14, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım biliyorsun ki bu boş zamanlarda devamlı friendfeed’te abone olduğum kişilerin girilerini okuyarak onlara yorum yazarak ve beğen yaparak geçiriyorum. Herhalde ki sırf bu sitede değilim fakat paylaşılan dosyaları ve konuşulan konuları okumak epey bir eğlenceli.
Bugün senle hiç konuşamadık doğru düzgün sanıyorum ki çok yoğundun. Bu yoğunluktan dolayı arada sırada takip ettiğin bazı kişileri kaçırmış olabilirsin. Onun için friendfeed’te paylaşılmış olan bir videoyu buraya eklemek istemiştim. Hatırlarsın ki daha önce bir salvador dali eserini buraya koymuştum. Bir reklam ajansı onun eserinden esinlenerek basılı reklam yapmışlardı. Fakat bu eser birebir salvador dali eseri.
1946 yılında Walt Disney ile Salvador Dali ortak bir çalışmaya karar vermişler. Bu çalışma başladıktan bir süre sonra durmak zorunda kalmış mali kriz nedeniyle. Bu kriz bu güzel çalışmanın tozlu raflara atılmasına sebeb oldu. Çok yazık olmuş belki o zaman yayınlansaydı etkileri daha büyük olabilirdi belki. 57 yıl sonra Disney, Dali’nin başlattığı bu eserini yarım bırakmasından dolayı suçluluk hissederek ki herhalde 2003 yılında işi tamamlanmış. Bir çok festivalde gösterilmiş ve Uluslararası Melbourne Film Festivalinde en iyi kısa film ödülünü almış.

Biz nasıl olurda bu çalışmayı daha önce görmedik. Ayakta mı uyuyoruz acaba? Gitmediğim için bin pişman olduğum Salvador Dali sergisinde de gelen kişilere izletilmiş bu eser. İçimde bir yara oldu şimdi. Orada büyük bir ekranda izlemek çok farklı duygular yaşatabilirdi. Ayrıca müziği ayrı bir güzel. Bu çizgi filmi izlediğinde gerçekten eski zamanlarda çizgi film izliyormuş gibi hissediyorsun. Dali’nin rüya gibi dünyasında aşkı, romantizmi, duygusalığı, melankolikliği ve depresyonu yaşıyorsun.
Aşkım ilk önce sana günaydın demek istiyorum. Fakat gün nasıl aydınlandı bir bilmeni isterdim. Of kabus gibi bir gece oldu. Eylül ayına adım atar atmaz hemen gösterdi sonbahar kendini birden yapraklar sarardı ve havalar karardı. Sonbahar ayı böyle hüzünlü olur işte bazen de kasvet hissi verir insana. Evet başarılı oldu biraz insanı kasvetlendiriyor. Gece yarısı saat 4 gibi gökler sanki yarıldı ve bombalar patladı. Uyku sersemliği ile ne olduğunu anlayamadan uyumaya devam ettim. O gürültüler beni o kadar etkilemiş ki rüyamda bombalar patlıyor ve herkes bir yerden bir yere koşuyor. Baktım ki savaşın içindeyiz. Ne kadar gerçekçi olduğunu anlatamam ve içim sıkıldı rüyamda. Çünkü çok karanlıktı her taraf ve patlamalar ile aydınlanıyordu. Yüz yüzü görmüyordu. İnsanlar nereye koştuğunu bilmiyordu. Ben de nereye koştuğumu bilmiyordum ve tabii ki sen yanımdayın. Bir süre sonra rüya olduğunu anlıyorsun ya işte o zaman yatakta bir sağa bir sola döndüğümü de anladım. Birden sıcak bastı ve kalktım. Kalktığımda gün daha yeni doğuyordu ki etraf sırılsıklam. Güneş doğacak ama kendini gösteremeyeceğini biliyordum. Havadaki bulutlar o kadar kalın ki gün ışığı dünyamıza ancak grimsi kasvetli tonları ile giriyordu. Fakat kuşlar duran yağmur ile dışarı çıkmışlar çik çik ötmeye başlamışlardı bile. Sonbahar hüzünlü birgün ile başladı ve yağmurlu günler devam ettikçe sabahları hüzünlü olmaya devam edecek. Önemli olan günün devamı iyi geçmesi. Biraz negatif yüklensekte bunu pozitife çevirebiliriz. Ama biraz güneşin yardımınada ihtiyacımız olacak. Garip gelebilir ama bazen bu havaları çok seviyorum. Herhalde ruh halim ile alakalı olabilir.
Bana dedin hep rüyamda dişlerimin döküldüğünü görüyorum diye. Ne kadar garip bir rüya. Bu rüya neyin nereye yansıması olabilir. Yani evet etkileniyoruz ve bir şekilde onu temsil eden farklı birşeyleri hayalinin filmini uyurken görüyoruz. Mesela benim geçen gün izlediğimiz Kemal Sunal’ın Gülen Adam filminden etkilenmem gibi. Benim rüyam gerçekten çok komikti. Ama senin rüyan gerçekten korkutucuda böyle dişin düşmesi. Ben senin için biraz araştırdım aşkım ve aslında dişin düşmesini görmek pek iyi birşey değilmiş. Fakat sonuçta bulunduğumuz koşulları yansıtan bir durum. Dişin düşmesi hastalığın habercisiymiş. Bu şey etrafta akrabaların hastalıktan sıkıntı çekmesi durumunda görülen bir rüya tarzıymış. Eğer ailede ise bir ayrılık söz konusu ve konuşmama durumu oluncada insan dişlerini ayrık görürmüş.
Gezdik dolaştık bayramoğlunda. Bu bayramoğlu’nu senin sayende geçte olsa keşfetmiş oldum artık. Plajda Tap Tap Revenge oynayarak iPhone’un pilini tamamen bitirerek telefonsuz kaldık. Ama bir türlü akıl edemedik sonra şarja koymayı. 
Aşkım benim canım benim senle sinemaya gitme ve film izlemenin ne kadar da zevkli bir şey olduğunu anladım dün gece. Yani dün gece derken aslında şimdi bu yanlış anlaşılacak bir durum fakat dün geceki rüyam desem daha doğru olur.