patlıcan kafa ile bi buçuk sene
Bepanthol tarafından Haziran 13, 2010 tarihinde yazılmıştır.
Evet aşkım. Evet aşkım. Nihayet bir ay kutlamamızı yaptık. Ama bu ay kutlamamız diğer ay kutlamalarından daha önemliydi. Çünkü bi buçuk senemiz bugün yani ama kutlamayı dün yaptık. Saat 23:59:59′u bir saniye geçince mutluluk ve sarıl çığlıkları yaşadık. Çok güzel ve heyecanlı bir gün oldu aslında benim adıma. O zaman hemen anlatmaya başlayayim.
Dur hemen anlatmaya başlamayim ve günün anlam önemine eş bir değişikliğin hakkında yorumlarımı yapim. Artık sana kırmızı kafa diyemeyeceğim ve hey kırmızılı gel buraya diyemeyeceğim için üzülüyorum. Hatta telefonda sen bana söylediğinde düz bir renk olacak diye çok korkmuştum. Ben ne diyeceğim şimdi. Hey doğal saçlı kız gel buraya mı diyecektim. Şşş güzel saçlı kız gel mi diyecektim? nasıl olacaktı? İşte bütün soruların ve sorunların saçma olduğu bir saç rengi ile geldin yanıma. Hem de çok yakışmış aslında kop kop koyu bir kırmızı düşün o renk bir saç oldu patlıcan renkli oldu aşkım. Hem de çok yakıştı ve ben hemen bir ad koydum. Patlıcan kafalı hey mor kafa. İşte rahatladığım andı. İlk başta karanlık olduğu için anlamamıştım fakat ışıkta ne kadar güzel olmuştu saçların. Evet yeni saçlarında mutluluk diliyorum aşkım. Mor kafanla güzel şeyler düşün herşey güzel olsun.
Şimdi geceye devam edebilirim.
Çünkü heyecanlıydım aşkım. Gideceğimiz yer belliydi ve rezervasyonumuz vardı. Ben de çok bilmişlik yaptığım için yerin tarifini tekrar istemedim. Ama nasıl olur bilemedim oda kulenin oradan ya sağdı ya soldu. Ben bir an mısır apt. orada sandığımdan sola dönelim dedim. Arada surpriz olduğu için belli de etmemem gerekiyordu ama çok komik bir durum içerisindeydim. Hem gerçekten numaradan sana şakalar yapıyordum ama aslında burası tam olarak neredeydi diyordum. İşte o anda şakam kaka oldu. Mısır apt. girdik ve aaa 2. katta olması lazımdı dediğim halde orada fototrek vardı. Evet çok komikti. Sen de hala şaka yaptığımı düşündüğün için şakayı kaka yaptığımı düşündün. Halbuki ben çoktan kaka yapmıştım. Neyse ki sonra biraz hatırlar gibi oldum. Teknolojinin gözü sağ olsun hemen iPhone yardımıyla adresini tekrar öğrenebildim.
Tekrar yolda yürürken sana doğru ve güzel açıklamalar yapmam gerekiyordu. Gerçekleri birbir sıralarken aslında gözüm sol taraftaki binaların adının bulunduğu tabelalara bakarak geçiriyordum. Sanırım bana çok kızgındın ama bir sürprizi güzel noktaya getirmem gerekiyordu. Aslında dediğim gibi bu yer dışardan görülmeyen bir apt. ikinci katında olan gayet rahat ve şık bir restoran. Nasıl olmuşsa aklımda hep mısır apt. diye kalmış. Çünkü orada da Mano Bistro yazmıyordu. Mano Bistro’nun olduğu yerde de yazmıyordu adı. Kafam karışmış olabilir evet ama heyecanlıydım. Bir şekilde kızgınlığın geçerek en sonunda önüne geldik. Geldik ama artık o kadar hayal kırıklığı yaşanırken bir daha olmasına müsade etmemek için senin annen ile telefonda konuşmanı fırsat bilip gizliden adres bilgisi aldım. Surpriz.
O anda farkında olmadığını biliyorum. Ben de kendime güvenerek artistik bir şekilde e hadi girelim pozu yaptım. Artık kendime güveniyordum. Neyse artık torunlarına anlatırsın aşkım.
Sonuç olarak, böyle bir apartmana girdiğinde böyle güzel sıcak bir yaz gününde püfür püfür mekanla karşılaşacağını tahmin edemezdin. Etmiyordun da zaten. Hem rahat hem de şık bir yerde güzel boğaz manzaralı oturup keyif yapmak sana güzel gelecekti. Bana da gelecekti. Bundan sonra hep oraya gidelim tamam mı? Aşağıdaki fotoğraf herşeyi anlatıyor.