Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘seni seviyorum’

etrafta kalpler uçuşuyor

Bepanthol tarafından Ekim 18, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Canım benim bu zamanlarda en çok söylediğimiz söz etrafta kalpler uçuşuyor. Bunu da sen çıkardın her zamanki gibi diğer şirin cümlelerin gibi. Ben de bugün hiç dışarı çıkmadım. İnternette dolandım birşeyler okudum. Outliers kitabında baya bir ilerleme kaydettim. Senin ve herkesin okuması gereken bir kitap bu. Hatta infomag dergisi ile ücretsiz veriliyor mediacat yayınlarının kampanyası sanıyorsam. Okudum bir ara verdim. Aklıma güzel fikirler geldi. Bu fikirleri bir yerlere yazdım. Bir tane çok güzel web projesi geldi aklıma onu ayrı bir yere not ettim. :) Onu buradan paylaşmayayim sonra başka biri okuyup kendisi yapmasın. :P Sonra aklıma çok güzel yeni bir blog fikri geldi. Onu da daha sonra buraya yazarım. En önemlisi senin sinema blogunu www.melisinema.com olarak blogspottan wordpress alt yapısına taşıdım. Bu konuda çok mutlu ve sevinçliyim. Yarın senle oturup biraz tasarım çalışması yapsak iyi olacak. Şuanda geçici bir tema ile yayında. İşte böyle işler ile oyalanırken bir resim ile karşılaştım. Hani etrafta kalpler uçuşuyor diyorduk ya bak bu biziz. Birbirimiz için o kadar iyi ve meleksek bu resimde de bu çiftin hareleri var. Bütün gün her saniye birşeyle uğraşırken o saniyelerde de seni düşündüğümü ve böyle şeylerle karşılaştığımda seni daha çok kalbimde hissetiğimi belirtmek istiyorum. Öyle işte utanç olarak seni seviyorum demek istiyorum birde. :)

uçuşan kalpler

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

13-10-2009 işte 10. ayımız

Bepanthol tarafından Ekim 13, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım demin ben sana yalan söyledim. Uyuyacağım dedim ama sonra yok yok böyle dersem şimdi internette yakalanırım. Yakalansam da işte e-postalarımı kontrol ediyorum diyeceğime en baştan söylerim dedim. Hani şüphe çekmemek için. Üff bütün yalanlarımı söyledim şimdi. Amacım burada birşeyler yazmaktı. Ve şuanda başarılı birşekilde amacıma ulaşıyorum.

Canım aşkım benim bugün bizim için çok önemli bir güne girdik. Saat 00:00 oldu ve bizim 10. ayımız olmuş oldu. Her ay olduğu gibi bu ay da çok çabuk geçti senle. Daha önceki aylardaki yazılarımızı birgün okuyalım ne kadar çok anı biriktirdik burada. Bir de düşünsene burada yazdıklarımızın dışında daha tonlarca anımız var. Arada aklımıza geliyor bazıları ne kadar çok zaman önceymiş gibi geliyor değil mi? Sanki yıllar oldu. Ama biz daha 10 aydır tanışıyoruz.

gul

Bugün bütün gün birlikteydik. Bunu uzun zamandır yapamıyorduk aslında. Senin 2 aylık iş maceran öncesinde bütün yazı neredeyse tamamen hergünü birlikte geçirdik. Her günümüzü birşekilde oyalanacak birşeyler bularak geçiriyorduk. Sıkıldığımız anlar olsada hep kolumuzun içinden göğüsümüze kadar sarılarak destek oluyorduk. Sözlerimiz ve hislerimiz birşekilde iletişime geçerek destek olabiliyoruz birbirimize. Şimdi yine aynı şekilde hergün birlikte olabiliyoruz. Sorunlarımızın olmasından dolayı sıkıldığımız anlar yine oluyor. Zaten sıkıldığımız konular bir çok beklentimizin olmamasından kaynaklanıyor. Uf birde ailevi sağlık sorunları var işte. Bazen onlar çıkıyor ortaya veya anlaşamamazlıklar. Herşeyden sıkıldığımda bu hayatımda birtek senden sıkılmadığımı gördüm. Hatta böyle birşey hiç aklıma gelmemişti. Ama bugün canım o kadar sıkıldı bir anda. O anda nasıl ve bana ne yaptıysan sanki kanayan bir yarayı hemen iyileştirdin. Herşeyden sıkılmıştım aşkım ama sen beni kurtaran yanımda olan bir melek oldun ve olmaya devam edeceksin. Herşeyimin ilacı olduğunu gördüm ve hissettim. İnşallah bir taraftan da bende sana böyle hissetiriyorumdur.

Aşkım canım benim seni çok seviyorum. Bunu her zaman söylüyorum. Söylemeye devam ediceğim. Kavga etsek veya tartışsakta bunu her zaman söyleyeceğim. Seni çok seviyorum. Evet arada sırada böyle şeyler de yaşıyoruz. Ama hesaplarsan bu tartışmalarımızın uzunluğunu bugüne kadar birlikte olduğumuz 300 küsür günün sadece 5-10 gününü alır. Bu da bizim nazar boncuğumuz olsun.

Bugün sana birşey söylemiştim belki hatırlarsın aşkım. Yaaa keşke ben seni daha önce bulsaymışım neden bu kadar geç kaldık ki? Geç olsun ama güç olmasın.  :) 13-10-2009 henüz 10. ayımız ama bu 100. ayımız 200. ayımız 300. ayımız olarak devam eder inşallah sağlıkla, mutlulukla, saygıyla, sevgiyle ve biraz da para olsa hiç fena olmaz. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

5. ayımız kutlu mutlu bol bol olsun :)

Bepanthol tarafından Mayıs 13, 2009 tarihinde yazılmıştır.

iki el ve kalpAşkım bugün ile birlikte 5. ayımıza ayak basmış bulunuyoruz. Geri kalmış onca günde ve sadece bir elin parmaklarını geçmeyecek ayda birçok güzel gün ve sıkıntılı gün yaşadık. İyisi ile kötüsü ile birlikteliğimiz devam ediyor. Her geçen gün iyiki sen varsın iyiki birlikteyiz diyorum. Her geçen gün seni daha çok tanıyorum. Her geçen gün seni daha çok çok çok çok seviyorum. Benim için minik küçük birşey olmaya devam edeceksin aşkım. Benim için hiçbir zaman değişmeyeceksin yani. :) Hep minik kalacaksın hep küçük kalacaksın. :P

Tanışmamız daha önce olmasına rağmen birlikte olmaya başladığımız 13 Aralık gününden bu yana toplam 152 gün geçti. Bir kısa dönem askerliğe yakın bu süre. :P wuehwueh Bu süre yaklaşık 22 haftaya denk geliyor. 22 Haftalık dönemde bir bebek ultrasonda ufak bir şeydir fakat bebek olduğu anlaşılır pozisyona gelir ve anne’nin karnında kasılmalar yapabilirmiş. :) 152 gün tam 3648 saat’e eşittir. Doğruyu söylemek gerekirse bu tamamen bizim görüştüğümüz gerçek süre değil acaba biz kaç saat yan yana birlikte olmuşuzdur. Haftada ortalama 4 kere görüşüyorsak. Bu günlerin 2 günü haftaiçi 2 günü haftasonu ise durumlar çok değişik olur. Haftaiçi birlikte olabilme ortalama süremiz 3 saati geçemezken haftasonları bu ortalama saat 14′e ulaşıyor. Yani şöyle bir hesaplama ile sonuç ortaya çıkıyor. 22 Hafta aslında biz 88 gün görüşmüş olabiliyoruz. Bunun 44 günü hafta içi 44 günü haftasonu. Hafta içi görüşme saatimiz ortalama 132 olurken. Haftasonu ortalama görüşme saatimiz 616 oluyor. Yani toplam ortalama 748 saat. :) Sonuç olarak dolu dolu toplam 31 gün diyebiliriz ki bu da tam 1 ay’a eşit. Birlikte olmadığımız sürelerde yapmış olduğumuz telefon konuşma sürelerini de hesaplamak isterdim ama o zaman iş çok uzuyor. :) 5 Ay içerisindeki gelen aramalar giden aramalar… :) O zaman ruh hastası olduğumu kanıtlamış olurum değil mi aşkım.

Sonuç olarak kaç saat kaç gün kaç ay görüşmüş olsakta konuşmuş olsakta farketmez. Yeterki biz hep birlikte olalım çünkü senin yanında zaman kavramı yok oluyor seni çok seviyorum. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)

birlikteliğimizden ufak kesitler

Bepanthol tarafından Nisan 24, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bugün senin sapancadan geleceğin gün. Bugün günlerden de cuma en sevdiğim gün. Ama aynı zamanda da en yorgun olduğum gün. Seni gördüğüm an bütün yorgunluk üzerimden kalkacak ve yerine içimi ısıtan bir enerji dolduracak. Bu saatlerde tatilin keyfini çıkartırken aslında uyuduğunu tahmin ediyorum. Arayıpta uyandırmak istemiyorum. Senin yerinde olsam hiçte uyandırılmak istemezdim. Bu sapanca tatili inşallah kafanı toplamakta ve kendini iyi hissetmekte faydalı olmuştur sana. Ama hem Ankara hem Sapanca çok uzun oldu aşkım seni çok özledim. Bir geldin bir gittin… :(

polen çiçekleri

Aşkım sen gitmeden önce şaşkınbakkal sahilde çimlerin üzerinde oturduğumuz ve kısa bir süreli piknik yaptığımız aklıma geldi. Ne kadar güzeldi herşey. Hava sımsıcak güneş vardı mis gibi. Birbirimize sarılıp sarılıp sohbet ettik. Sonra karnım aç dedin. :) Ve piknik yaptık. Ne kadar insan sirkülasyonu olsada sanki orada sadece ikimiz vardık. Yukardaki fotoğraftaki polen püskürten bitkiyi de hatırladın mı? :) Bir birimize üflemiştik.

sevgili mumları

Ya peki sevgililer günümüzü hatırladın mı? Biraz tartışıyorduk o gün. Yine kararsızlığımdı ve belki de tedbirsizliğimdi. Bu güveni o zaman sana verememiştim o zaman. Fakat sonunda güzel bir şekilde devam etmiştik yemeğe. O senin güzel anlayışlılığın sayesinde toparlandı. İnşallah gelecek senelerimizde daha güzel yemeklerimiz ve gecelerimiz olacak. Kavgalarımız da olacak tabii. Herşeyin tadına vararak yaşayacağız. Bir birimize olan sevgimizi ve saygımızı yitirmeyeceğiz. Her günümüz bizim için sevgililer günü olsun. Suprizlerimizi ve sevgimizi hergün birliktte yaşayalım. Bak yine özledim seni aşkım.

ayıcıklar

Peki ya birgün moralin bozuktu benzinlikte durmuştuk. Hatırladın mı? Bütün yaptığım şebekliklere rağmen hiç yüzün gülmemişti. :( O gün şarkı söyleyen ördek ile tanışmıştın. Kuyruğuna basınca şarkı söyleyen. Ne kadar aptaldı değil mi? Kafa bir sağa bir sola ama aynı zamanda da şirindi. Hiç yakışmıyordu bir ördeğe o şarkı. :) Gülmeye başlamıştın sonra sen bana sarılmıştın.  Ben de sana. Aynı yukardaki ayıcıklar gibi. Bende de vardı bu ayıcıklardan bir tane. Adı yumoştu. Kardeşim yerine sayıyordum. Kardeşim doğana kadar.

priz
Aşkım biz yanyana farklı insanlar olarak gözüksekte içerden birbirimize bağlı bir çiftiz. Aramıza mesafeler girsede hep içimizdeki bağ birbirine sıkı sıkı bağlanacak. Zamanla hep daha iyiye gideceğiz. Birbirimizi ne kadar da tanımaya başlasakta hergün yeni birşeyimizin farkına varacağız. Belki daha önceden anlatmadığımız birbirmize konuları farklı konular açıldıkça anlatacağız. İçimizdeki bu bağ kopmasın seni çok seviyorum ve özlüyorum.

kuzucuklar

Yolunu dört gözle bekliyorum. Lütfen gel artık…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

Gün 13

Bepanthol tarafından Nisan 13, 2009 tarihinde yazılmıştır.

13 sayısı özellikle hristiyanlar için uğursuz bir sayıdır.  Gerçek anlamda bir mitolojik bir öyküdür. Taa hristiyanlara gelmeden. O zamanlarda ışık ve güzellik tanrısı Balder bir ziyafet verir. Balder Viking’lerin meşhur tanrısı Odin ile Frigga’nın oğulları olup, ay kraliçesi Nanna’nın da eşidir. Bu ziyafete 12 kişi davetli iken, yalanların ve hilelerin tanrısı Loki, davetli olmadığı halde, zorla 13. kişi olarak katılmak ister. Ancak bu arada çıkan tartışmada, Loki diğer tanrılar tarafından da çok sevilen Balder’i öldürür.

Bir şekilde bu mitolojik öykü yayılarak hristiyanlık inanışlarının içersine girer. Toplumların bir birilerinden etkilenmesi ile daha çok yayılır. Nasıl yılbaşı bizim de yılbaşımız olduysa 13 sayısıda bizim uğurusuz sayımız oldu. :) Kimi inanır kimi inanmaz. Eğer bir şansızlık ve uğursuzluk bizi bulacaksa bir şekilde bulur. Bunu sayılara bağlamak kadar bir saçmalık olamaz.

Gökdelende 13. kat yok 14. kat var sanki 14. kat 13. kat değil. Uçaklarda koltuk numarasında 13 yazmıyor. Kimileri ayın 13′ünde işe gitmiyor okula gitmiyor. İş yeri bunu nasıl kabul ediliyor. Öğrenci devamsızlıktan da atılmıyor. Ne kadar güzel. Hatta çok eğlenceli. insanlar bu konuda güzel bahaneler uydurabilir. 13′ün uğursuzluğunu bahane edip işe gitmez okula gitmez.

13

Bunun ile birlikte bu inanışın devamında ayın 13′ünde doğmak ise o doğan kişiye uğur getirirmiş. Ben de  sanki senle başladığımız bu ilişki ile yeniden doğdum aralık ayının 13′ünde. Ne kadar da iyi ettik. Ne kadar da mutluyuz sıkıntımızla sevinçimizle. İnşallah böyle devam eder. İyi ki seni tanımışım. 4. ayımız kutlu olsun. Seni çok çok seviyorum.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...