Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘sohbet’

michael jackson’ı kaybetmek tekrar üzdü

Bepanthol tarafından Ekim 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Dün akşam senle aşkım Michael Jackson’ın “This is it” belgeselini izledik. Yani aslında tam olarak tür için ne demek gerekir gerçekten bilemedim. Konser öncesi çalışmalarının bir araya getirilmiş video kayıtları mı desek? Neyse çok önemli değil.

Uzun zamandır herkesin heyecanla beklemiş olduğu bu görüntüler en sonunda bugün vizyona girmesi ile merakları sona erdirdi. Açıkcası ben daha çok anlatımlı ve daha detaylı bir konu sırası bekliyordum. Fakat amaç burada tekrar Michael Jackson’ı anmak ve ölmeden önce çalışmalarına nasıl özenle ve titizlikle devam ettiğini göstermekmiş. MJ öldüğü zaman seninle birlikte oturuyorduk ve çok büyük şok geçirmiştik. Benden daha çok sen üzülmüştün. Ama bu sefer sanırım ben çok etkilendim ve hani MJ’in öldüğünü tekrar hatırlamak ilk tepkimden daha üzüntü verici olduğunu hissettim.

michael jackson this is it

Gmall’daki sinemada birçok etkinlikler düzenlenecekti belki ama biz onları izleyemedik. Bizden sonraki gösterim için dans edecek kişilerin ancak provalarını izleyebildik. Bu kişiler çok büyük MJ hayranıymış ve bunun için hiçbir yerden para kabul etmeden gösterilere katılıyorlarmış. Daha önceden de birçok alışveriş merkezinde ve Taksimde insanlara MJ’yi hatırlatmak için dans gösterileri yapmışlar. Biz “This is it” gösteriminden çıktığımızda ancak onları giyisili görmüş olduk. Bir de uzun zamandır araba durmadan albümünü dinlediğimiz Hayko Cepkin’i gördük. Ah nasıl olurda diyemedik anlamsız bir şekilde saatlerce günlerce seni dinliyoruz diye. :)

Sonra çok sevdiğimiz insalar ile karşılaştık. Müge hanım olsun. Natali olsun. Bu vasıtayla Natali’nin eşi ile de tanışmış olduk. Herkesle ufak kısa sohbetlerde bulunduk. Bu arada ben Romeo ve Juliet manga versiyonunu aldım fakat okumaya daha başlayamadım. Böyle gösterimlerin içerisinde bulunmak ne kadar güzel birşeymiş. Daha önce ben çalıştığımda sana epey özeniyordum. :) Boşuna özenmiyormuşum. Sosyal olmak ve bir topluluk içerisinde bulunmak insana ayrı bir enerji veriyor.

Sinemadan çıktığımızda aklıma kalan en önemli nokta Michael Jackson’ın nasıl bir insan olduğuydu. Bir yerlere gelmiş insanın bu konumu kaldırabilmesi aslında ne kadar zordur. Bu kişi herşeyin en üst noktasına çıkmış ve şımarmamış mütevazi bir kişilik. En önemlisi yaptığı işi mükemmel bir şekilde bilen birisi fakat buna rağmen ukalalık yapmıyor. İnsanlara bilmişlik taslamıyor. Tam tersi kendi bildiğini en ince ayrıntısına kadar paylaşıyor ve öğretiyor.  Herkese sevgiyle ve mutlulukla yaklaşıyor. Ağzından Tanrı sizi korsun cümlesi eksik olmuyor. “This is it” sayesinde MJ hakkında söylenen o kötü sözlerin suçlamaların ne kadar boş şeyler olduğunuve çocukluğumuzdan bu yaşımıza kadar böyle bir insana boşuna hayran olmadığımızı gösteriyor.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

bayramlar ve tatiler yine bitti

Bepanthol tarafından Eylül 24, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım seninle çok güzel yine bir bayramı ve tatili birlikte geçirdik. Gerçi bana bu aralar hergün tatil işsizlikten dolayı fakat bunu tatil gibi yaşayamıyorum maalesef. Bayramda Bayramoğlunda olduğumuz için isimlerden dolayı çok komik oldu. Bayramı Bayramoğlunda geçirin gibi bir sloganla yola çıktık. Hava bir kapalı bir açık olmasına rağmen sahilde oturup kitap okuduk ve sohbet ettik. Sonra denize giren bir kişi sayesinde gaza gelip biz de denize girdik. Hayatımda ilk defa Eylül ayının sonlarında denize girmiş oldum seninle bu bir ilk oldu. :) Sanırım rüzgarın etkisinden kulağım hala ağrıyor inşallah geçecek. Belki su kaçmıştır ama hala geçmediyse üşütmüş olabilirim kulaktan çeneye kadar sırt tutulması gibi bir ağrı var.

bayramoglu

Bayramoğluna daha önce hiç gelmemiş olan arkadaşlarımızın da gelmesi çok eğlenceli oldu. Değişik bir kalabalık ve karmaşa sakin olan Bayramoğlunu değiştirdi. Hava hep açılıp kapanmasına rağmen şansımıza mangalı deniz kıyısında yapabildik. Ben biraz aksi bir günümdeydim evet ama sonra birşekilde atlattık. Köfteler, sucuklar, sosisler ve kanatlar birer birer tüketildi. Ama her zaman olduğu gibi yine arttı. Geçen sefer İzi’nin evindeki mangalda iki mangala daha yetecek kadar et artmıştı. Çünkü çok kişi geleceğim deyip gelmemişti. Burada yine biraz daha ayarlı olduk. Fakat koşuşturmacadan olsun ve kalabalık olmamızdan dolayı birbirimizle ilgilenemedik bir türlü. Deniz kıyısında masa kurup yemek yemenin zevki bir ayrıymış ve çok zevkliydi. Deniz havasını insan içine çektikçe iştahı açıldıkça açılıyor ve yedikçe yiyor. Herkes mide fesatı geçirdiğini Trivial Persuit oynadığında anladı zaten. Masaüstü oyunu en son bu kadar kalabalık belki 2 sene önce oynamışımdır. O oyun da Tabu’ydu. Tabu güzel oyun fakat ben beceremiyorum. Beceremediğim için pek sevmiyorum fakat olursa birgün ortam oynarım severek. Benim herhalde bugüne kadar gırgırdan sonra diyeyim. En sevdiği masaüstü oyunu Trivial Persuit. Kafa çalıştırıyorsun düşünüyorsun aynı zamanda da kalabalıkta beyin fırtınası yapıyorsun. Ne kadar seninle aynı grupta olmak istedimse herkes kızlar ve erkekler olsun diye tutturunca böyle ayrılmak zorunda kaldık. Sonuçta biz sizi yendik ama çok çekişmeli ve heyecanlıydı. Yusuf ve Sylvia’nın mızıkçılık tartışması ise çok komikti. Daha sonra güzel bir Bayramoğlu gezmesi yaptık ve çok yorulduk. Roma dondurmacısına her zaman gittiğimiz gibi o gün de gittik. Eve geri döndüğümüzde herkeste bir deli enerjisi varken sen ve ben çok yorulmuştuk. Onlar yine oynadılar ve biz sadece seyirci olduk.

Aşkım yine bence çok güzel zaman geçirdik. İmkansızlıklar içerisinde çok güzel imkanlar sağlıyoruz ve nasıl oluyorsa sanki birşekilde minimumla en yapabilecek durumla en iyisini yapabiliyoruz. Bu arada Macbeth’i okumaya devam ediyorum çok teşekkür ederim aşkım. Gerçekten okudukça okuyasım geliyor çizimler ve kurgu ekinoksahçok güzel. Ortaçağ gibi bir tarihte yazılmış bir eser bilimkurgu gibi gelecekte japonlar tarafından tekrar canlanıyor. Hem kılıçla savaş yapılırken ama atlar yerine motorsikletler var. Bu kitapta bitiyor ve sırada Romeo ve Juliet var. :)

En son olarak Bayrama girmeden Friendfeed’te bir iletide haftanın blogları adlı bir iletiyle karşılaştık. Merak edip girmesek hiç haberimiz bile olmayacaktı. Ekinoksah kendi blogunda her hafta beğendiği blogları kendi blogunda ziyaretçileri ile paylaşıyormuş ki bizim iki blogumuzda haftanın blogu seçilmiş. Buradan ona bizi seçip takip ettiği için teşekkür etmek istiyorum. Bize güzel bir bayram hediyesi olmuş oldu.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

An arabian at the airport

Bepanthol tarafından Nisan 11, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım işsel durumlardan dolayı e-posta kutumdaki binlerce e-postayı teker teker incelemem gerekiyordu. 27 Aralık 2008′de bana bir e-posta göndermişsin. Ve şunları okudum.

arabian-camel- Name?
- Abdul al-Rhazib.
- Sex?
- Three to five times a week.
- No, no… I mean male or female?
- Male, female, sometimes camel.
- Holy cow!
- Yes, cow, sheep, animals in general.
- But isn’t that hostile?
- Horse style, doggy style, any style!
- Oh dear!
- No, no! Deer run too fast !

Aşkım çok komik… Bu kadar sıkıntımda böyle kahkaha attım geberdim yani gülmekten. Ben güldüm sen de gül. Sen beni güldürdün ya Allahta güldürsün seni çok çok. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 3.7/5 (3 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...