Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘sürpriz’

bana verilen en güzel hediye

Bepanthol tarafından Ocak 10, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım aşkım canım benim. Buradan sana çok teşekkür ederim. Aslında çok çok teşekkür ettim ama hala böyle o an aklıma geldikçe çok şaşırıyorum. Neyse çok hızlı başladım bir anda konuya girmek olmaz. :)

Sene 1981, 5 Ocak’ta ben doğmuşum. Ne iyi olmuş doğmuşum. Çünkü şimdi seni tanımış oluyorum. Bugüne kadar yaşamış olduğum günlerimin hepsinin ayrı ayrı bir anlamı vardı. İlk doğum günümü nereden hatırlayacağım. İkincisinde kimbilir ne oldu? ne yaptım? :) 3. ve 4. bu şekilde geçerken 5. yaşımda yuvamı biraz olsa hatırlıyorum. Çok güzel bir doğum günüydü. Hem yuvamdaydım arkadaşlarımla kutlamıştım. İlk doğum günü partim. Böyle çok komik uniformalar vardı. Hiç sorma çok komikti. Ben yine yaramazlıklar yapmıştım. Her yeri süslemişlerdi şapkalar falan. Sonra yaşlar ilerledi. 13. yaş doğum günümse bir ayrı şatafatlıydı. Videoları izledin işte bir düğün gibiydi. Bartmitzva. :) Bütün aile 200-250 kişi. Tabii bunun içerisinde arkadaşlar, anneannemin akradaşlar, annemin arkadaşları ve babamın arkadaşları diye genişletmek gerekiyor. Aile dostları falan bak onları unutmamak gerek. Mum töreniyle birlikte kocaman bir pasta kesildi. Danslar müzikler içkiler. O zamanlar ben içki içmediğim için keşke hala içki içmesem ama ne yapalım.

ice age scrat doğumgünü pastam

İşte yine yaşlar böyle ilerledi. Keşke bir sayaç olsada o sayaçı ayarlayıp o tarihlere gitsek filmlerdeki gibi. Evimizin en gizli ve saklı köşesinde dursa bir gidip bir gelsek. Evet sonra arada birçok doğum günüm oldu ve bugünlere geldik. Birçok şey vardır ki gerçekten unutulmaz ilkler sonlar veya törensel olanlar. Bu benim şimdilik son doğumgünüm partimdi fakat son olduğu için hatırlamaktansa çok güzel sürprizler olmasından dolayı unutamayacağım. 1 kere değil 3 tane sürpriz yaşadım neredeyse. Ne kadar düşüncelisin ki bu heyecanına rağmen kendini çok tuttun dayandın uğraştın ve ellerine sağlık aşkım süper oldu.

İlk sürprizi iş yerinde yaptın aşkım benim. O gün yoğunluğunda nasıl gittin nasıl aldın o güzel mis çilekli pastayı. Nasıl bana belli etmedin iş yerimizde anlayamadım ki. Aslında sen biraz üzülmüştün ama allahtan benim aklım logo çalışmasındaydı. Onaylanması ve yayınlanması için bir oraya bir buraya koşuşturuyordum. İlk doğumgünü pastasını Mynet’te kesmiş olduk birşekilde. Ayrıca herkese tektek bilgi vermişsin bakın gelin. Pasta kesecez. Bir yandan insanlar benimle oyun oynamışlar. Gel oraya git buraya demişler. Ne kadar sevindim ki sürprizin bozulmadığına yoksa çok üzüldürdün. Bir ara beni çağırdıklarında gelemeyecektim. Fakat nasıl olduysa bir geldim yemekhanemize bir baktım mumlar yanıyor pembe pembe pastanın üzerinde. Böyle şok geçirdim. Bir anda utandım herkes orada çünkü ne diyebileceğimi ve diyeceğimi şaşırdım. Sende heyecandan kilitlenmişsin biliyorum aynı ben aynı ben. Sonra bir güzel kutladık. Mis gibi çilekli pastayı midemize götürdük ama daha öncesinden çok güzel dilekler diledim.

Gün içerisinde doğumgünümü kutladıktan sonra evde de kutladık bir güzel. Babam bu sefer yine o güzel kabak böreğini yapmış bize. Bir de sözü vardı sana aşkım onu yapmış. Ben şaşırdım çünkü biraz güçsüzdü ve benim içinde çok güzel bir sürpriz olmuş oldu kabak tatlısı yapabilmesi. Teker teker hepsi ile uğraşmış. Ellerine sağlık bir süper olmuş ki tebrik etmek lazım babamı. Annem de Baylan’a gitmiş oradaki spesiyal pastayı almış. Yıllardır bu pasta dışında başka pasta kesmedik benim doğumgünümde. :) Bir tek benim doğumgünüm olsa iyi hepimizin doğumgünü pastasıdır Baylan’ın pastaları. Ne güzeldik hep birlikte yemek yedik sohbet ettik. Unutmadan kabak böreği yapılması için ne kadar uğraşıldığını bir anlatsam şaşarsın. Kabaklar teker teker rendeleniyor sonra bekliyor içindeki su çıkıyor. Sonra rendelenmiş kabaklar sıkılıyor yine suyu çıkartılıyor. Ama o kadar güzel oluyor ki piştikten 5 dakika sonra bitiyor. Yani 3 saat uğraşıyorsun sonra 3 dakikada bitiriyorsun koca tepsiyi.

ice age scrat doğumgünü pastam

Neyse böyle günler geçti. Arkadaşlarım teker teker doğumgünümü kutladı fakat hani birlikte birşey yapacak mıyız? yapmayacak mıyız? hiç bir konuşma olmadı. Ben de hep aklımda senle birlikte başbaşa doğum günümü kutlarız daha sonra belki onlar gelir diye düşünüyordum. Dün gece saat 8′de buluştuk ve oturduk Gloria’s Jeans’te böyle beni belli ki bekletiyorsun fakat ben o sırada anlamıyorum aslında birşeyler olabileceğini. Yok rezervasyonumuz o saateymiş yok işte kalabalıkmış gibi minik minik yalancıklar. Böyle sen saçlarını bir güzel yaptırmışsın çok şirin olmuşsun bu şekilde idare ettim. Yoksa huysuzluk yapmaya başlayabilirdim çünkü çok açtım. Arada bir telefonun çalıyor ama ben anlamıyorum neler olduğunu sen çıktın lavaboya ondan sonra ben de çıktım lavaboya rezervasyon yapılmış olan yere doğru gidiyoruz. O kadar ısrarla sormama rağmen söylemediğin için bilmeden ilerleken merak içinde etrafıma bakıyordum. Sonra bir anda durdun içerden birşey almam lazım dedin ben o sırada anlamadım. Böyle kaldım giriyor gibi yaptım ama o sırada ben dışarda beklerim seni diyorken kapı suratıma çarptı. :) Sonra hayda ne oluyor derken içeri gireyim dedim. Sen heyecandan farkında bile değilsin. Kapının küt diye bana çarptığının. Sonra bir anda herkesi gördüm ve böyle heyecan oldum. Aynı zamanda bir garip oldum. Çok değişik bir duygu oldu bitti bir anda. Yavaş yavaş sonra farkına vardım. Hatta herkesi tekrar öptüm. :)

ice age scrat doğumgünü pastam

Yemekler yenildi sohbet edildi. Hem senin hem benim arkadaşlarım çok güzel sohbet ederek güzel vakit geçirdik. Çok güzel hediyeler geldi. Çok şamatacı ve eğlenceli olanlar oldu. Herkesin hediyesi süperdi. Gelen herkes zaten bana en güzel hediyeyi vermişti zaten. Ne kadar çok sevinçliydim. Sonra şımarıp yaramazlıklar bile yapmaya başladım. Ona buna herkese sataştım. Arada senin yanaklarını mıncıkladım. Sohbet ettik eğlendik. Hatta oradan çıkınca nereye gideceğimize bile daha önceden karar vermişsiniz. Mojo’ya gitmenin hayalleri ile beklerken aynı zamanda pastam gelsinde kutlayım artık demiştim bile. Sonra hafif bir şekilde ışıklar söndü ve şarkı romantikleşti. Pasta geldi ben lala lala yaparken tam olarak pastamın ne olduğunun farkında değildim. Sonra pasta önüme koyulduğunda ne yapacağımı şaşırdım. Bir insan bu kadar şok geçirebilir. Ben geçirdim işte böyle kaldım. Bir anda kilitlendim. Kendimi dünyanın ne mutlu çocuğu gibi hissetim. Aslında o anda düşündüklerimi ve hissetiklerimi buradan anlatamam. Gerçekten anlatılmaz yaşanması gereken bir andı. Bugüne kadar verilen en güzel hediye oldu benim için. Bu pasta yenir mi? Bu pasta kesilir mi? Yazık dedim. Evet bunları anlatabilirim. Bozulmasın yazıktır. Püff yaptım. Hatta bir ara içimden üzülmüş bile olabilirim. Ice Age ve Scrat. Üzerindeki buz parçaları mentollü. Meşe palamutları hafif çikolatalı. Scrat ise ne bilemedim. Dokunmaya bile kıyamadım. Şekerden nasıl yapmışsa bilemiyorum. Yemedim hala ve yiyemeyeceğim herhalde. Elinde de tutuyor meşe palamutunu fık fık yapıyor.

Aslında anlatılamaz dedim fakat anlatmaya başlamışım biraz ama daha fazla yazarsam ben senle bugün buluşamam aşkım. Çok fazla çok fazla. Böyle içim kıpır kıpır oldu. Ama asıl yatağa yattığımda çok fazla güzel şeyler düşünebilmeye fırsat buldum. Çünkü kalabalık karmaşa derken insan içindeki heyecanın tam olarak farkına varamıyormuş. Yatağa uzandığımda o anları tekrar yaşadım ve gözlerim doldu. Çok teşekkür ederim aşkım. Hayatımdaki en güzel hediye ve sürprizler için tek tek teşekkür ederim. Seni sevmemin hiçbir nedeni yok. Beni neden seviyorsun diye sorsan cevaplayamam aşkım. Ama bu şeyler bizi ikimize daha çok bağlayarak değerlendiriyor. Bu değerlendiren güzel anılarımız hep sonsuza dek bizimle olacak ve bunları anarak aslında aşkımızı hep yinelemiş olacağız. Seni çok seviyorum aşkım. Mujks.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

gez gez sürprizim ağva

Bepanthol tarafından Kasım 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım tam işe başlamıştım ki işte bu tatile denk geldik. Aslında iyi de oldu. Alıştıra alıştıra yoğunluğa girmek daha iyi olacak. Şimdiden çok çok memnunum aslında. Yapılması gereken işleri ve neler yapacağımızı yavaş yavaş kavrıyorum. Yakında çok daha hakim olacağıma inanıyorum. Doğal olarak birlikte çalıştığım kişileri yeni tanımaya başlıyorum. Hatta ilk günler isimler konusunda o kadar çok zorluk çekmiştim ki. Ama artık aklımda isimler. Tatilimiz bitince inşallah umduğum ve olmasını istediğim bir kaç şey de olur. Bunun için gerçekten epey bir dua ediyorum içimden fakat sana belli etmiyorum. :) Evet yine okuyup bunu buradan öğreneceksin. Heheh. :P

ağva günü birlik tatilimiz

Neyse işte tatilimizdeyiz ve ne yapsak ne etsek bilemediğimiz bir durumdaydık. Ben de dayanamadım en sonunda senin de daha önceden görmediğin, bilipte gitmediğin bir yere götürmek istedim seni. Aslında çok emin olamıyordum. Hani bir iki kere plan yapmıştık Ağva’ya gitmeyi fakat gidememiştik. Orada biraz muhabbeti geçmişti. Sonuçta üzerinden epey bir zaman geçti unutmuş olabilirim. Neyse ki yolda sen de bunu onayladın benim içim gerçekten çok rahatladı.

ağva günü birlik tatilimiz

Aslında nasıl oldu? Bu fikir babamın doğum gününü kutladığımızda aklıma geldi. Hatırlarsan ki biraz annem ile ufak bir tartışmam olmuştu. Orada ağzımdan kaçırdım. Tatile gideceğiz. Yok bu olacak dedim. O sırada sen içerdeydin. Bir anda evet evet dedim. Şileye gitmeliyiz. Ağvaya gitmeliyiz. Diyerek kendi kendime içime benliğime yerleştirdim. Vee sabah oldu aldım seni bindirdim arabaya sürpriz diyerek yola çıktık. Aslında tabelalar yüzünden pek bir sürprizi kalmamış oldu. Şile tabelası yok ağva tabelası derken sen lalal lalaa moduna girdin bile. :) Ne kadar da şımarık oldun bir anda. Çok sevindim. Bu arada Pırlanti Turizm’in hostesliğini yapmaya başladın. Uzun bir yolculuktu bu su ihtiyacı ve çıt çıt atıştırma ihtiyacını illa ki biri karşılaması gerekirdi. :) Ice Tea’leri buskivileri atıştıra atıştıra yolumuza devam ettik.

ağva günü birlik tatilimiz

Şile’den sonra Ağva yolu ikiye ayrılıyor. Biri sahil yolu biri dağ yolu. Biri daha düz ve manzarası pek bilindik olan. Diğeri yolu virajlı zor ve yorucu fakat manzarası bir o kadar hoş güzel insanı kendinden alacak olan. Ben biliyorum ki sen ağaçları o yere düşen sararmış yaprakları çok seversin. Hatta ağaçlardan gökyüzünün görünmesini bile istemezsin. İşte bu yüzden dağ yolunu tercih ettim. Bu da sana asıl sürpriz olmuş oldu. Bu sefer eğlencen iki katına çıktı ve benim daha çok hoşuma gitti.  Hehe aklıma bu arada Hugo geldi. :) Hugo oyununda da sunucu sorardı. Dağ yolu mu yoksa başka bir yol mu diye. Neyse aşkım sen bol bol fotoğraf çektin. Bir kaçını ben buraya koyacağım zaten ama henüz bakmadım fotoğraflara. Doğa manzarası yollardan ilerlerken bir de o ufak köylerden geçmek ve köy kahvelerinde oturan insanları görmek değişikti. Yine İstanbuldaydık ama burası farklı bir İstanbuldu.

ağva günü birlik tatilimiz

En sonunda Ağvaya vardık. Ağvaya vardığımızda minik gözlerinde şaşkınlık çok güzeldi. Deniz fenerine doğru bir yürüyüş yaptık. Kumsal ve denizin bir araya geldiği noktadaki manzaraya bir süre baktık fotoğraflar çektik. Havada Kasım ayına göre çok güzel bir havaydı. Ne kadar şanslıyız değil mi? Aslında oradaki esnaf çok daha şanslı. Ne bileyim düşünsene hava kötü olsaydı oraya insanlar akın etmezdi. Heryer doluydu tıklım tıklım. Deniz fenerinin orada bile insan trafiği vardı. Oradaki temiz havaya dikkat ettin mi aşkım? Aslında çok farklı bir hava karışımı vardı. Hem Ağva deresinin tatlı suyu hem deniz suyunun iyotu yeşiliklerin kokusu o kayaların tozu balıkçıların kokus hepsi karışmış enfes bir parfüm olmuştu. Buna bir de odun sobalarının kokusu ve ızgara balıkların kokusun gelince bizim karnımız epey bir açıktı. Buraya bir daha ne zaman geleceğiz dedik ki bir bakmışız rakı balık yapıyoruz. Ama saatlerce insan birşey yer mi bir masayı işgal eder mi? Bu kadar keyif aldığımı yemek yerken hiç hatırlamıyorum.

ağva günü birlik tatilimiz

Bir bakmışız hava kararmış. Nasıl da dalmışız. Derenin kenarında yenilen yemek hiç ağırlık yapmıyormuş meğersek. Zaman su gibi akıp geçti dereyi izleyip martılara ekmek atarken. Bir de çok güzel sohbet ettik aşkım. Hemen kalktık ve yolculuk için atıştırmalar aldık. :) Yedikçe yiyor insan o temiz havadan sonra iştah açıcıydı gerçekten. Dönüş yolunda sahilden dönmek isterken sanıyorum ki yolu karıştırdım fakat ne oldun yine yavaş yavaş ilerledik. Birkaç Jandarma çevirmesi atlatıysak allahtan bizi almadılar yolun kenarına iki duble rakı’dan kimbilir kaç promil çıkardı. Bu arada yine hosteslik görevine geldin ve çıt çıt atıştırmalardan sundun bana bir güzel yine yedik. Karanlıkta yolculuk yapmak aslında gündüz yolculuk yapmaktan daha kolay olduğunu anladım. Fakat dönüş yolu bir türlü aslında bitmedi. Gitmesi sanki daha uzun sürmüştü ama dönüş sanki böyle bitmek bilmiyordu. Belki de hani etrafı izlemek gibi bir durum kalmamıştı ortada zifiri karanlık olmasından dolayı.

Nihayet düzlüğe varmıştık. Ve aklıma bir anda fikir geldi. Buraya kadar gelmişiz ve hep teğet geçtiğin Şile’ye de uğrayabileceğimizi düşündüm. İyi ki söylemişsin aşkım hani oraya da uğramak çok zor birşey değildi. Fakat İstanbul’dan farklı bir ilçe merkezi görmek ve farklılığını hissetmek ne kadar ilginçti. Belki tam olarak kışlık bir yer olmasada evlerde ışıklar vardı. Sokaklar çok tenhaydı. Hani terk edilmiş gibi fakat aynı zamanda bazı yerler kalabalıktı. Sahiline indik bir güzel turladık dalga kıranda ve yolumuza devam ettik.

Çok neşeli ve güzel bir gün daha geçirmiş olduk. Unuttuğum bazı şeyleri burada tamamlamak istiyorum. Anneannene sen yine nazar boncuklu hediye aldın. Işık Üniversitesinin kampüsü çok uzaktaymış fakat güzelmiş. Penceremiz açıkken yolculuk sırasında yaprak girdi içeri hatıra olarak sen aldın. Çok fotoğraf çektin. Taş devrinden kaldığını düşündüğümüz değişik bir kuş gördük. Hymmm. En yakın tatilde yine güzel bir gezi yapmamız dileğimle seni çok seviyorum aşkım.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

şirin aşk

CherryBlossomGirl tarafından Ekim 12, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım geçenlerde seninle biraz tartışmıştık gene. İkimiz de huzursuz bir gece geçirmiştik ve aslında ertesi gün olsun da düzelelim diye can attık sanırım ikimiz de:)

Seni çağırdığımda bana yalnız gelmedin, yanında birini de getirmiştin! Bu bir şirin’di aşkım, gerçekten de gönlümü almayı çok iyi biliyorsunn, o kadar hoşuma gitti ki, sen yokken onunla konuşuyorum arada senmişsin gibi eheheu deliriyor muyum:) Bu fotoğrafı da geçenlerde çektim sana sürpriz olsun diye, umarım beğenirsin.

şirin

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

aşkıma bolero

Bepanthol tarafından Eylül 28, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım diyorum ya hep senin yüzünden kilo alıyorum diye. Evet senin yüzünden. :) Çünkü yemek yapmasını çok seviyorum. Seni de çok seviyorum. :) Bu kavramlar bir araya gelince o zaman ne oluyor. Aşkıma güzel bir şeyler ortaya çıkarayım diyorum. Hem senle birlikte güzel vakit geçerken hem de değişik birşeyler yemiş oluyoruz. Daha henüz kalktığında birşey yememeni fırsat bilip ben sana süpriz birşeyler yapmaya gelince illa ki farklı birşeyler yiyoruz.

bolero

Geçen gün de aslında aynısı oldu. Evdeki malzemelerden ne yapılır ne edilir düşünürken. Aklıma eskiden kırıntıda yediğim bolero geldi. Kırıntıda tek yediğim şey bu abur cubur fast food türetimi besin. O zamanlar kırıntı daha kendi kendine bir yerdi ilk bağdat caddesinde açıldığında daha sonra ben oradan soğudum. Yine diğer yerleden daha güzel daha bize yakın fakat olmuyor artık. Modadaki kırıntı bunların hala çok dışında her zaman gidilebilecek büfe havasında rahat kasmayan bir mekan. Zaten hayret etmiştim sen mantar yememene rağmen oradaki mantarlı tavuklu dürümü nasıl yiyebilmiştin diye. Kırıntı’nın oradaki dürümleri mantarlı kaşarlı etli tavuklu inanılmaz ötesi bir lezzet abidesi. Tek kötü yanı var ki yerken ağzın yanıyor ve altından devamlı sosu akıyor. Bunun nedeni de o inanılmaz lezzete hemen kavuşmak. Neyse aklım bir anda yemeklere gitti. Gözümün önünde kırıntının menüleri akıp geçmeye başladı ve ben konumu unuttum. :)

bolero

Sana sürpriz olarak yaptığım atıştırmalık veya kahvaltılık yemek bolero’nun farklı bir versiyonu oldu. Sürpriz olduğu için sen bilmedin ve görmedin nasıl yaptığımı. Sadece elimizdeki malzemeler sosis, dilim taze kaşar, tost ekmeği ve ketçap. Bu malzemeleri görünce zaten sonuçta neler olacağını hemen hayal ettim bile. Sosis’in donmuş olması beni yıldırmadı. Aşkım özellikle donmuş sosisleri kesmek çok zor olur onun için ilk önce su ısıtmak gerekiyor. Bu ısınmış suyun içinde 2 dakika sosisleri beklettiğinde hemen yumuşuyorlar. Bunu bir not olarak kenara yazabilirsin mesela sonra sosis donuk diye üzülme. :) Sosisleri ince ince kestim. Bu arada fırının nasıl çalıştığını çözmeye çalıştım ve zor olmadı. Tost ekmeklerinin üzerine biraz becel sürdüm. Daha sonra üzerine küçük küçük kestiğim sosisleri dizdim. Sonra üzerine ketçap ve dilimlenmiş kaşarler ile üzerini örtüm.

bolero

Sonuçta bolerodan farklı birşey çıkmadı. Yıllarca kırıntıda yediğimiz o sandviçi aslında evde de bir güzel yapabilirmişiz. Artık Kırıntıya gitmek için hiçbir sebeb kalmadı. Ama Modadaki kırıntıyaysa en yakın zamanda gidebiliriz. Canım inan ki çok çekti. Bu arada kahvaltıyı yerken bolero’yu ben çok severdim dediğinde çok mutlu oldum. Keşke daha fazla yapsaymışım.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...