birlikteliğimizden ufak kesitler
Bepanthol tarafından Nisan 24, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım bugün senin sapancadan geleceğin gün. Bugün günlerden de cuma en sevdiğim gün. Ama aynı zamanda da en yorgun olduğum gün. Seni gördüğüm an bütün yorgunluk üzerimden kalkacak ve yerine içimi ısıtan bir enerji dolduracak. Bu saatlerde tatilin keyfini çıkartırken aslında uyuduğunu tahmin ediyorum. Arayıpta uyandırmak istemiyorum. Senin yerinde olsam hiçte uyandırılmak istemezdim. Bu sapanca tatili inşallah kafanı toplamakta ve kendini iyi hissetmekte faydalı olmuştur sana. Ama hem Ankara hem Sapanca çok uzun oldu aşkım seni çok özledim. Bir geldin bir gittin…

Aşkım sen gitmeden önce şaşkınbakkal sahilde çimlerin üzerinde oturduğumuz ve kısa bir süreli piknik yaptığımız aklıma geldi. Ne kadar güzeldi herşey. Hava sımsıcak güneş vardı mis gibi. Birbirimize sarılıp sarılıp sohbet ettik. Sonra karnım aç dedin.
Ve piknik yaptık. Ne kadar insan sirkülasyonu olsada sanki orada sadece ikimiz vardık. Yukardaki fotoğraftaki polen püskürten bitkiyi de hatırladın mı?
Bir birimize üflemiştik.

Ya peki sevgililer günümüzü hatırladın mı? Biraz tartışıyorduk o gün. Yine kararsızlığımdı ve belki de tedbirsizliğimdi. Bu güveni o zaman sana verememiştim o zaman. Fakat sonunda güzel bir şekilde devam etmiştik yemeğe. O senin güzel anlayışlılığın sayesinde toparlandı. İnşallah gelecek senelerimizde daha güzel yemeklerimiz ve gecelerimiz olacak. Kavgalarımız da olacak tabii. Herşeyin tadına vararak yaşayacağız. Bir birimize olan sevgimizi ve saygımızı yitirmeyeceğiz. Her günümüz bizim için sevgililer günü olsun. Suprizlerimizi ve sevgimizi hergün birliktte yaşayalım. Bak yine özledim seni aşkım.

Peki ya birgün moralin bozuktu benzinlikte durmuştuk. Hatırladın mı? Bütün yaptığım şebekliklere rağmen hiç yüzün gülmemişti.
O gün şarkı söyleyen ördek ile tanışmıştın. Kuyruğuna basınca şarkı söyleyen. Ne kadar aptaldı değil mi? Kafa bir sağa bir sola ama aynı zamanda da şirindi. Hiç yakışmıyordu bir ördeğe o şarkı.
Gülmeye başlamıştın sonra sen bana sarılmıştın. Ben de sana. Aynı yukardaki ayıcıklar gibi. Bende de vardı bu ayıcıklardan bir tane. Adı yumoştu. Kardeşim yerine sayıyordum. Kardeşim doğana kadar.

Aşkım biz yanyana farklı insanlar olarak gözüksekte içerden birbirimize bağlı bir çiftiz. Aramıza mesafeler girsede hep içimizdeki bağ birbirine sıkı sıkı bağlanacak. Zamanla hep daha iyiye gideceğiz. Birbirimizi ne kadar da tanımaya başlasakta hergün yeni birşeyimizin farkına varacağız. Belki daha önceden anlatmadığımız birbirmize konuları farklı konular açıldıkça anlatacağız. İçimizdeki bu bağ kopmasın seni çok seviyorum ve özlüyorum.

Yolunu dört gözle bekliyorum. Lütfen gel artık…
Aşkım geçenlerde spor çıkışı seninle bir cafe’de oturup laptopta çalıştık. Ben yüksek lisans yaparken bazı çekim projelerimiz vardı ödev olarak ve bir arkadaşımla bir mekan çekimi yapmamız gerekiyordu. O cafe benim 97 yılından beri gittiğim ve çok sevdiğim bir cafe olduğundan hemen aklıma gelivermişti, oraya gidip cafenin sahipleriyle tanıştık, izin aldık ve küçük bir çekim yaptık. Sonra o cafe tasarım olarak çok değişti, bir de büyüdü. (eskiden bahçesi ve üst katı yoktu) Ben o cafeye gitmeye devam ettim ve bir gün çekim yaptığım arkadaşımla birlikte gidip cafenin sahibine kendimizi hatırlatarak o çekimi bir cd’de kendisine verdik. Konuştuğumuz bayan buna çok sevindi, çünkü cafe çok değişmişti o günden bugüne ve o günlerin bir fotoğrafı bile yoktu kendilerinde, dolayısıyla onlar için iyi bir anı, iyi bir belge oldu çektiğimiz o basit filmcik. Daha sonra o cafeye gitmelerimde o hanım beni hatırladı hep geldi hatırımı sordu vs. Bazı zamanlar beni görmediğinde ben gidip kendimi hatırlatıp hatırlarını sordum. Ama bir süre gitmeyince o cafeye, geçenlerde seninle gittiğimizde, beni hatırlamadı, ben de her gittiğimde, merhaba ben hani şu şu kişiydim diye kendimi hatırlatıyor olmak istemedim.
Bir tek o iki kişi değil elbet, yıllardır vapurda gördüğüm için artık tanıyor gibi olduğum bazı yüzler var, karşı apartmanda oturduğu için aynı sokağı kullandığımız bazı yüzler var, yıllardır alışveriş yaptığımız için tanış olduğumuz bazı insanlar var, ne bileyim eczanedeki amca, bakkaldaki abi, kuafördeki kız gibi… Kimiyle sadece merhabalaştığımız, kimiyle merhabamızın bile olmadığı, tanımadığımız tanıdıklarımız var hayatta. Onlar bizim hayat senaryomuzda bazı karakterler… Garip değil mi aşkım… Garip gelmiştir sana da belki ama paylaşmak istedim…