Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘tatil’

21 ayy

CherryBlossomGirl tarafından Eylül 12, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Canım aşkım, bugün 12 Eylül, tarihi açıdan önemli bir gün olmakla birlikte, yarın tam 21 ayımız doluyor birlikte.

21 ay dile kolay, neredeyse iki yıldır hayatımdasın, ne kadar güzel muck.

Geçtiğimiz hafta bizim için epey değişikti, Şeker bayramı ve Roşaşana aynı haftaya denk geldi, Çarşamba yarım gün çalıştık, eve döndüm, hazırlandım, sen berbere gittin, buluştuk ve en sevdiğim pause’a basma durumunu gerçekleştirdin, birlikte bir mola verip birşeyler yedik. Sonra vapura binip adaya gittik. Ailenle biraz vakit geçirip, büyüklerin yanına gittik ve ma-aile derler ya, tüm aile fertlerinle şahane ötesi bir sofraya oturduk! Yeni yılını tekrar kutluyorum aşkım, bu yeni yıl sana yepyeni güzellikler getirsin.

Ertesi gün ise bizim bayramımızı kutlamak için Bayramoğluna gittik, anneannem ve dedemle biraz  sohbet ve atıştırma sonrası annemlere gittik, mangal, sohbet, muhabbet derken babam, Sapanca’ya gitsenize diyerek kaderimizi değiştirdi :)

O gece kendimizi Sapanca’da bulduk. Evet sen kullandın arabayı ama o kadr spontan gelişti ki olaylar, ertesi gün uyandığımda sanki biri bizi oraya atmış gibi hissettim. Günlerse gayet keyifli ve dolu dolu geçti, şimdi sayıyorum da sadece Cuma Cumartesi günlerini yaşadık, Pazar öğlen yola çıktık oy vermek üzere İstanbul’a döndük.

Yolda baktık, hava kapatmıştı, halbuki bir gün önce havuzdaydık, ama sanki 12 Eylül, referandum, okulların açılmasına az kalması, ailelerin yazlıklardan dönmes, hava kapaması, sanki kışın yavaş yavaş geldiğinin habercisiydi. Bilmiyorum ben öyle bir moddayım şu an, belli olmaz, havalar gene açabilir ekim sonuna kadar yolu var ama ne bileyim, ben çoktan moda girdim valla :) )

Oy sandığında ikimiz de hayır dedik ama maalesef çoğunluk (Aziz Nesin’in bahsettiği çoğunluk) evet dedi. Hakkımızda hayırlısı…

Sonuç olarak değişik bir hafta ile 21. ayımıza girdik, nice 21 ayları senin yanında geçirmek istiyorum aşkım benim.

21

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.0/5 (4 votes cast)

aşkım yeter gel artıkın

Bepanthol tarafından Ağustos 17, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım, Birbirimizden ayrı kalalı 4-5 gün oldu ve düşündüm bu kadar ayrı kaldığımızı hiç hatırlamadım. İşe her zaman birlikte gidiyoruz ve ondan öncede işsizken hergün buluşarak bir şekilde bu kadar özlemiyorduk kendimizi. Ama aşkım unuttuysam hatırlat ne olur? Ben bu kadar seni özlemiş miydim? Bu kadar uzun süre görememiş miydim? Sen Datça’dasın ben İstanbul’da ne kadar uzak. Ne kadar uzak kaldık birbirimize! :(

Geçen Cuma akşamı anneannenin doğum gününü kutlarken allah kavuştursun demişti kendisi. Bir anda dedim ki evet ama aslında çok iyi oluyor. Hem onun için bir hava değişikliği hem de hiç arkadaşlarıyla böyle bir etkinlik yapmamıştı uzun zamandır dedim. Ayrıca özlemek de gerek. O da çok tatlı birşekilde ahh ne güzel birşeydir özlemek dedi. Ne kadar içten söylediği duymanı isterdim aşkım. Bu arada anneannen çok mutlu oldu ben aradım diye. Çok sevindi. Hep mutlu olsun.

Sen yokken ben işten eve işten eve. Bir ara adaya gittim. Adaya ayak bastım ve başıma gelmeyen kalmadı. Her adaya gidişimde zaten birşeyler oluyor ve yine oldu. Lost’taki ada kendine nasıl insanları çağırıyorsa, büyükada gelme buraya diyor sanki. Kahvaltıda çay döküldü. Keşke su dökülseydi de ferahlasaymışım. Sonra akşam yemeğinde de kedi tırmaladı. Tetenoz aşısı olayim dedim ama Doktor yok kuduz aşısı da olacaksın dedi. Ne yapayim mecbur olduk. Aşılar biraz ağır geldi ve böyle kendimi sarhoş gibi hissettim. Dün de sanki hasta olacak gibi kırıklık içerisindeydim. Grip olunca hissedilen herşeyi yaşadım. Ama şimdi iyiyim. Senin geleceğin gün bir aşı olacağım ve cumartesi günü bir aşı daha olacağım. Eğer kedi ölmezse başka aşı olmayacağım. Karantinada yatmayacağım. :)

Senle whatsupp sayesinde çok hızlı birşekilde mesajlaşıyoruz. İyi ki keşfettik. :) Salaklığım yüzünden çok telefon faturası gelecek. İşte bu kampanyalara katılmak lazım. Ne yapalım bu kadar da olur artık. Bilmediğin bir şey olunca ne kadar cahil kalıyor insan. Sen de böyle bir program düşünmüştün aşkım ama keşke biz yapsaymışız değil mi? Zaten ilk mesajın da bul oldu çok şirin. Böyle sanki bana baktığını ve yüz ifadeni gördüm. Meğersem ben seni çok özlemişim.He bir de mesajlaşmayı. Genelde yanyana olduğumuz için hiç mesajlaşmıyorduk farkında mısın aşkım?

Aşkım bugün çok güzel bir tekne turundasın ve güzel yerler göreceksin. Ama yiter. Gel artık. Aşkım. Hadi yiter gel artıkın… :(

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (2 votes cast)

aylar geçse de yıllar geçse de…

CherryBlossomGirl tarafından Ağustos 11, 2010 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım merhaba, gene ikimiz de pressyado’yu çok unuttuk.  Sana çok kızıyorum çünkü stressyadoya çok vakit ayırabiliyorsun ama şurda benle iki dakka birşey paylaşmıyorsun… diyeceğim ama sen de bana, e peki sen niye yazmıyorsun desen vereceğim cevap yok, o yüzden susuyorum (bu susmuş halim :) )))

En son sen yazdığında ben derslerle boğuşuyordum, off nasıl bir kıştı aşkım, çok zorlandım, hem beyazperde.com’un geçiş süreci, hem haftaiçi dört akşam yoğun dersler ve her bir dersin aşırı ödevleri, gerçekten canımdan bezmiştim.

Ödev tesliminden sonra bir gün bile evde oturmicam demiştim, neredeyse öyle oldu, konserlere gittik, arkadaşlarla gezdik, düğünler, nişanlar, sözler, zaten bizi bizden aldı yani her haftasonu düğün mü olur kardeşim, topuklu ayakkabı giymekten, hediye almaktan, bu sıcakta süs püs yapmaktan bir hal oldum vallayi. Eğlendik ama, şaka maka, güzeldi çoğu, hepsi mutlu olsunlar.

Aşkım bugün ayın 11′i, bu ay, ayın 13. ü iki özel gün olarak kutlanacaktı, biri dünyada en çok değer verdiğim insanların en başında gelen sevgili anneannemin doğumgünü, şimdiden kutlu olsun, nice sağlıklı yaşlar olsun dünyanın en güzel en iyi en tatlı en ballı anneannesine:) İkincisi de canım aşkımla yirminci ayımızı kutlayacaktık ama ben bu tarihte maalesef daha önce ayarlanan bir tatile çıkıyorum. İrem’le Datça’da beş günlük bir tatil.

Canım aşkım bu yüzden seninle bugünden öğlen güzel bir yemek yiyerek kutladık yirminci ayımızı, nice yirmi ayları birlikte geçirelim canım.

popi

Bir de dün bana sürpriz yapıp çok tatlı bir oyuncak hediye ettin, poposunu sallaya sallaya yürüyen ve şarkı söyleyen bir köpek, adını da popi koydun, çok teşekkür ederim aşkım, durup dururken alınan hediyeler gerçekten çok mutluluk verici oluyor, bir kalem bile olsa bu.

Mucks hadi ben yokken yaz biraz da utandır beni, ben birazdan bu yazının linkini vererek utandırıcam seni :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)

derlenelim toparlanalım derken hatıralar çıktı içinden

Bepanthol tarafından Ekim 6, 2009 tarihinde yazılmıştır.

baharAşkım ben de uzun zamandır buraya yazmıyordum. O kadar çok şey yazmak istedim ki hepsini sırayla yazacağım. Tabii hepsini ayrı başlıklar altında anlatıp paylaşmak çok daha güzel olacak. Böyle konular birbirine girip karışmasın zaten herşey karma karışık bu zamanlarda toparlanalım. Derlenip toparlanıp diyorum çünkü senin bu aralar yapmakta olduğun şeyler çok hoşuma gidiyor. Bu yaptığın olayı ben eskiden çok yapardım her yaz bitişinde son baharın ilk periyodunun sonlarına doğru.

Son iki senedir yapmadığım şeyi sen yapmaya başlayınca her zamanki gibi senden kıskandım ve birşeyler yapmaya karar verdim. Ne kadar da toplu gözüksede aslında herşey dolapların içine sıkışmış durumda. Onları toparlamak neydi ne değildi diye ayrıştırmanın zamanı geldiğini düşündüm. Sana çok belli etmeden bu işlerimi tamamladım. Ve ortaya 3-4 sene önceden kalma film arşivim ortaya çıktı. Ne kadar çok film seyredik ve bunları saklamışım inanamadım. Hepsini tek tek kontrol edemedim. Bozulmadıklarını umuyorum deli filmler var inanamazsın. Hani benim de öyle bir özelliğim varya izlediğim filmleri unuturum ve bir daha izlediğimde sanki ilk defa izlermişim gibi hisederim. Aslında hiç unutamadığım bir film olduğunu keşfettim o arşivimi kurcalarken. Memento…

memento

Aslında kim oynuyor kim yönetmişti falan hepsi aklımda gitmiş tabii ama merak edip imdb.com web sitesine biraz bakındım. Christopher Nolan yönetmiş. Bu filmden sonra Batman serilerinin de yönetmenliğini yapmış gerçekten epey bir şansı açılmış bu konuda. Fakat zaten şans demek yanlış olur yani başarılı bir adam bu adam bütün çevirdiği filmler epey konuşulmuştu zaten. Özellikle The Dark Night yılın en iyi filmiydi geçen sene.

Bu arşivleri kurcalarken bir sürü filmleri daha buldum ama teker teker adlarını yazmaya gerek yok hani bunlar 2000 senesinden 2006 senesine kadar olan periyotlardaki izlenmesi gereken en iyi filmlerden oluşuyor inan ki. Ben de şaşırdım kendime vay be nasıl filmleri arşivlemişim. Elbette eski filmler de var Quentin Tarantino’nun özellikle. Bu divx’ler çok popüler olmuştu internet ortamında film paylaşımları falan. O zamanların trendine ben de uymuşum işte.

Neyse diğer bir dolabımdan da 1997 yılında 1 aylık tatilimden kalma anıları buldum. O sene ailemden ilk defa bu kadar uzak kalmıştım. İsrail’e gitmiştim. Gezmediğimiz yer gitmediğimiz dağ tepe ve çöl kalmamıştı. Ülkenin kuzeyinden güneyine kadar 10-12 kişilik bir grup ve özel koruma komandolarla çok güzel yerler görmüş olduk. Hatıra olarak heryerden birşeyler toplamıştık almıştık falan. Fakat birçok şey hatırladım ki onları bir türlü bulamadım. Fotoğraflar vardı. Onlara baktım insan bir garip oluyor eskiye dair şeyleri görüp hatırladığı zaman. Bazen o zaman dönmek istiyor ve ne güzeldi o günler diyor. İşte biraz çocukluk yıllarındaki o rahatlığa ve az sorumluluğa özenmek gibi birşey aslında. Çok fazla düşünmek zorunda olduğun birşey yoktu çünkü. İşte o gezi tatilimin bir hatırasınıda gittiğim yerlerden topladığım kaya örnekleriydi. Her kayanın nereden olduğunu hatırlayabilmek ve o kayaya nasıl dokunduğumu yine hissetmek çok güzel bir duyguydu. Kızıl kanyondan aldığım kızıl bir taşın elimi yine kızıla boyaması beni çok etkiledi.

kızıl kanyon israil

Şimdi şöyle düşünüyorum. Bizi biz yapan o güzel hatıralarımız. Bu hatıralarımız bizi oluşturdu ve yoğurdu bugünlere getirdi. Hatırlamak istemediğimiz bazı şeyleri de aslında birşekilde sildik ve uzaklaştık. Önemli olan bundan sonra güzel hatıralarımızla ve kötü hatıralarımızdan ders çıkartarak daha tecrubeli doğru adımlar atmak olsun.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

bayramlar ve tatiler yine bitti

Bepanthol tarafından Eylül 24, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım seninle çok güzel yine bir bayramı ve tatili birlikte geçirdik. Gerçi bana bu aralar hergün tatil işsizlikten dolayı fakat bunu tatil gibi yaşayamıyorum maalesef. Bayramda Bayramoğlunda olduğumuz için isimlerden dolayı çok komik oldu. Bayramı Bayramoğlunda geçirin gibi bir sloganla yola çıktık. Hava bir kapalı bir açık olmasına rağmen sahilde oturup kitap okuduk ve sohbet ettik. Sonra denize giren bir kişi sayesinde gaza gelip biz de denize girdik. Hayatımda ilk defa Eylül ayının sonlarında denize girmiş oldum seninle bu bir ilk oldu. :) Sanırım rüzgarın etkisinden kulağım hala ağrıyor inşallah geçecek. Belki su kaçmıştır ama hala geçmediyse üşütmüş olabilirim kulaktan çeneye kadar sırt tutulması gibi bir ağrı var.

bayramoglu

Bayramoğluna daha önce hiç gelmemiş olan arkadaşlarımızın da gelmesi çok eğlenceli oldu. Değişik bir kalabalık ve karmaşa sakin olan Bayramoğlunu değiştirdi. Hava hep açılıp kapanmasına rağmen şansımıza mangalı deniz kıyısında yapabildik. Ben biraz aksi bir günümdeydim evet ama sonra birşekilde atlattık. Köfteler, sucuklar, sosisler ve kanatlar birer birer tüketildi. Ama her zaman olduğu gibi yine arttı. Geçen sefer İzi’nin evindeki mangalda iki mangala daha yetecek kadar et artmıştı. Çünkü çok kişi geleceğim deyip gelmemişti. Burada yine biraz daha ayarlı olduk. Fakat koşuşturmacadan olsun ve kalabalık olmamızdan dolayı birbirimizle ilgilenemedik bir türlü. Deniz kıyısında masa kurup yemek yemenin zevki bir ayrıymış ve çok zevkliydi. Deniz havasını insan içine çektikçe iştahı açıldıkça açılıyor ve yedikçe yiyor. Herkes mide fesatı geçirdiğini Trivial Persuit oynadığında anladı zaten. Masaüstü oyunu en son bu kadar kalabalık belki 2 sene önce oynamışımdır. O oyun da Tabu’ydu. Tabu güzel oyun fakat ben beceremiyorum. Beceremediğim için pek sevmiyorum fakat olursa birgün ortam oynarım severek. Benim herhalde bugüne kadar gırgırdan sonra diyeyim. En sevdiği masaüstü oyunu Trivial Persuit. Kafa çalıştırıyorsun düşünüyorsun aynı zamanda da kalabalıkta beyin fırtınası yapıyorsun. Ne kadar seninle aynı grupta olmak istedimse herkes kızlar ve erkekler olsun diye tutturunca böyle ayrılmak zorunda kaldık. Sonuçta biz sizi yendik ama çok çekişmeli ve heyecanlıydı. Yusuf ve Sylvia’nın mızıkçılık tartışması ise çok komikti. Daha sonra güzel bir Bayramoğlu gezmesi yaptık ve çok yorulduk. Roma dondurmacısına her zaman gittiğimiz gibi o gün de gittik. Eve geri döndüğümüzde herkeste bir deli enerjisi varken sen ve ben çok yorulmuştuk. Onlar yine oynadılar ve biz sadece seyirci olduk.

Aşkım yine bence çok güzel zaman geçirdik. İmkansızlıklar içerisinde çok güzel imkanlar sağlıyoruz ve nasıl oluyorsa sanki birşekilde minimumla en yapabilecek durumla en iyisini yapabiliyoruz. Bu arada Macbeth’i okumaya devam ediyorum çok teşekkür ederim aşkım. Gerçekten okudukça okuyasım geliyor çizimler ve kurgu ekinoksahçok güzel. Ortaçağ gibi bir tarihte yazılmış bir eser bilimkurgu gibi gelecekte japonlar tarafından tekrar canlanıyor. Hem kılıçla savaş yapılırken ama atlar yerine motorsikletler var. Bu kitapta bitiyor ve sırada Romeo ve Juliet var. :)

En son olarak Bayrama girmeden Friendfeed’te bir iletide haftanın blogları adlı bir iletiyle karşılaştık. Merak edip girmesek hiç haberimiz bile olmayacaktı. Ekinoksah kendi blogunda her hafta beğendiği blogları kendi blogunda ziyaretçileri ile paylaşıyormuş ki bizim iki blogumuzda haftanın blogu seçilmiş. Buradan ona bizi seçip takip ettiği için teşekkür etmek istiyorum. Bize güzel bir bayram hediyesi olmuş oldu.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

yaz bitti sıra geldi yeni bir mevsime

Bepanthol tarafından Ağustos 28, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım farkında mısın zaman nasıl geçiyor? Anlamak pek mümkün değil yaz da bitti sayılır ve en sonundayız. Herkes yazlıklarından dönüyor okullar başlayacak yakında. Bizim okul ile uzaktan yakından bir bağlantımız olmasada aslında hep bu dönem bana okul yıllarımı hatırlatıyor.

yaz_bitti

Yaz tatillerinin başında of be kurtulduk modundan başlayıp bu modun yaz sonuna kadar hadi başlasın okul moduna dönüşmesini hep yaşamışımdır. Bir yerden sonra tatil çok sıkıyordu beni. Devamlı aynı şeyleri yapmak olsa gerek. Hep bu dönemlerde ise oh okul başlayacak heyecanı ve arkadaşlarıma kavuşma heyecanı sarıyordu beni. Yazın okul arkadaşlarım ile hiç konuşmamam ve görüşmemem bu konuda heyecanımı kat kat artırıyordu. Bunun sebebi okul başlayınca herkesin birbirine anlatacağı bir çok şey olurdu. Bir de merak kim nasıl olmuş değişmiş mi? Her sene herkes biraz daha değişirdi. Ben de değişirdim fakat okul arkadaşlarım ne kadar değişselerde benim için aynı kalırdı.

Bu dönem işte hep heyecanlı bir dönem olurdu ve bu heyecan yaklaşık 1 ay falan sürerdi okullar başladıktan sonra. Bunun sebebi derslerin yoğunlaşması ve sınavların hafiften başlamasıydı bence. Sonra bütün değişik olan şeyler sıradan gelmeye başlardı. Herkesin birbirine anlattıkları şeyler ilgini çekmiyordu ve tam anlamıyla anlatılacak çok şeyde kalmıyordu. Bu sayede ders çalışma ve sınav stresi yeni bir özlem doğurmaya başlıyordu. Hadi tatil gelsin.

Bu döngüyü kaç yıl yaşamış olabiliriz acaba. İlkokul, ortaokul ve lise. Üniversite daha bir değişikti onu saymıyorum. Hani okula gitme zorunluluğu olmadığı için bazen 2 gün okula gitmediğimi hatırlıyorum. Ama bu sık olmazdı. Hepsi bence çok güzel duygulardı. O yaşlara geri dönmek isterdim. Baksana zaman nasıl hızlı geçiyor herşeyi dün gibi hatırlıyorum ve gözümün önünden film şeridi gibi geçiyor.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

flight control oyununu uçakta oynamak

Bepanthol tarafından Temmuz 16, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım biliyorum ki bazen bana manyak diyorsun evet manyağım. :) iPhone benim için gerçekten bir yaşam tarzından biri oldu. Hatta geçen gün bana göstermiş olduğun karikatür’ü burada paylaşamıcak ama çok çok komikti. İşte senin sonun bu olacak diyorsan da gerçekten teknolojik eşyalara karşı gelebileceğimi sanmıyorum. Farkındaysan ki senin yanında da çok çok dikkat ediyorum kendim. O kadar kızıyorsun ama birazcık günahımı alıyorsun. :P

Temmuz ayının başında seninle Marmaris’e gittik ve orada da iPhone dijital fotoğraf makinesi gibi kullandık. Normalde bir fotoğraf makinesi ile çekilebilecek sayının 10 katı kadar fotoğraf çekmemizin bir mucize olduğunu düşünüyorum. Uçan sinekten yapraklara çiçeklere kadar her yeri çektik. Bir şekilde çok güzel de faydasını görmüş olduk. En güzel anılarımızı bir şekilde kaydettik. Fakat bir sonraki tatilimizde dijital fotoğraf makinesi yanımızda olsun ki daha kaliteli fotoğraflar edinelim.

aliveAyrıca bir konuyu da itiraf etmek istiyorum. iPhone yanımızda olması sayesinde internet bağımlılığımı bir haftalığına kesmeyi başaramadın. :P Bir şekilde yine bağlandım internete fakat çok çok az. Fakat sana çok katılıyorum aşkım iyi ki bilgisayarı yanımıza almamışız. Bir şekilde internete bağımızı maksimum noktada engelledik. Hani internete iPhone’dan bağlanamadığım noktalarda da oyunlar elimden uzakta olmadı. Özellikle benim uçağa bindiğimde oynamak istediğim tek oyunsa flight control oyunuydu. :) Uçağın içerinse bir yolcu oyun oynuyor ve bu oyun uçakların birbirine çaptırılıp düşürülmemesi ile ilgili. Bir keresinde babam uçağa binmiş singapura gitmek için ve orada izlenecek film içerisinde alive yani hayatta kalmak filmi varmış. Konusuda uçak bir dağa düşer ve yolcular dağda hayatta kalmaya çalışır. Babam da o filmi izlemiş. Benim durumum biraz daha az komik olsada babama şaşırmamak mümkün değil. Babamın bir oğlu olduğumu kanıtlamış oldum. İnşallah hatırlarsın hangi film olduğunu. :)

Bak aşağıda da daha önceden stressyado.com’a bu oyun ile ilgili yazdığım yazı. :)

“iPhone’a yüklemiş olduğum flight control oyunu kesinlikle alışkanlık yapacak bir oyun. Biliyorum ki bu oyun hastalığı cebimizden ufak ufak paralar topluyor. Eğer araştırmadan satın alırsak yazık çok yazık. Çünkü satılan bir çok oyun ederini hak etmiyor. Hatta 0.99 dolar olsa bile. Fakat iyi incelemeler sonunda çok güzel oyunlar bulabiliyorsunuz. Ben de bir oyun satın almadan belki 1 saat geçiriyorum. Bulabildiğim kadar bilgi araştırma yapıyorum. Sonuçta süper oyunlar bulduğumu gördüm ve paylaşmak istedim.

Control Fligth süper eğlenceli parmaklarınızı uyuşturacak seviyede inanılmaz zevkli bir oyun. Uçaklar ve helikopterleri alanlarına iniş yaptırmaya çalışıyorsunuz. İniş çok basit. Uçakların ve helikopterlerin havada gidecekleri rotayı çizerek iniş yaptırıyorsunuz. Bir süreden sonra bu uçaklar helikopterler artıyor. Birden fazlada iniş alanı olduğu için işler de karışıyor. Rotası birbirine yakın olan uçan cisimlerden alarm sesleri duymaya başlıyorsunuz. Amaç kötü bir kazaya sebebiyet vermeden çok iniş yaptırmak. Bir süre sonra hayır daha çok indireceğim diyorsunuz. Buda size bir bağımlılık aşılıyor eğer oyun hırsınız yüksekse. Parmak yeteneğinizin yanında akıl dikkat gerektiren bir oyun. Bluetooth özelliği ile peer to peer özelliği var. Bu şekilde birden fazla oyuncu ile daha büyük alanda inişler yapabiliyorsunuz ve birbirinize destek olabiliyorsunuz.

flight control 1

Bu oyunun grafikleri o kadar detaylı değil zaten gerekte yok. Ama sempatik bir açılış ile hostes karşılıyor sizi. Eğer ses açık modunda olursanız dinlendirici bir müzik var. Çok zevkli paranıza yazık olmaz. Sistemsel olarak ise herhangi bir takılma mevcut değil. AppStore’da ise 5 yıldızlı ve top 25 olan bir oyun. ;)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

temmuz ayı nasıl da geçiyor…

CherryBlossomGirl tarafından Temmuz 14, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım aylar çok hızlı geçiyor farkında mısın? Nisan ve Temmuz oldu sanki arası nasıl oldu ben anlamadım.  Tatile mi gitsek diye düşünürken gittik de döndük bile. Tatile çıkmak her türlü ilişki için iyi bir testmiş. İnsan arkadaşını, dostunu, sevgilisini tatilde tanırmış. Ben seninle geçirdiğim bir haftalık tatilde seninle ilgili bilmediğim, şaşırdığım hiçbirşeye rastlamadım.

asus

Bazı atışmalarımız oldu elbette, belki sen benimle ilgili şaşırdığın huylarla karşılaşmış olabilirsin, huysuzluklarım oldu ama genel anlamda iyi geçindik aşkım ve güldük eğlendik.

En kötü tatilimiz bu olsun diyelim daha nice güzellerini yaşayalım.

Geldik tatilden ve hayat devam ediyor dimi aşkım. Minik pc diyip duruyordum. Dışarda rahat kullanabilmek için. Laptopum olsa da ağır ve büyük olduğu için biraz şımarıkça istiyordum ama maddi olarak gereksiz buluyordum ki bu kampanyayla karşılaştık. Asus eee pc 1000 ha-s.

Fakat ilk geceden sıkıntı yarattı bir cızırtı başladı biliyorsun ki aşkım, allahtan bugün gittik de yenisini verdiler sorun çıkarmadan.

harry potter ve melez prensBu sabah ise vatan bilgisayar öncesi seninle bir basın gösterimine gittik: Harry Potter ve Melez Prens!! IMAX teknolojisine göre çekilmiş filmin ilk 13 dakikasını çokkkk komik ötesi gözlüklerle seyrettik. Tam o gözlüğü takmışken sana çok ciddi bir şekilde bir sitemde bulundum sen de ciddi ciddi dinleyip cevap verdin aşkım ben seni öyle görseydim asla söylediğiniharry potter ve melez prens ciddiye alamaz gülmekten yerlere yatardım çok tatlısınn :) ))

Harry Potter ve Melez Prens yorumum yarın beyazperde.com’da yayınlanmış olacak buraya linkini eklerim aşkım. Bakalım beğenecek misin…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

anavatanımızda turist olmak yabancılaşmak

Bepanthol tarafından Temmuz 11, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bu tatilimiz ile alakalı ilk yazıyı ben yazıyorum. :) Aslında bu yazı daha çok genel bir düşüncemi senin ile paylaşmak için kullanmak istiyorum. Daha genel ve aslında da rahatsız olduğum bir konu. Belki sen de bunun farkına varmışsındır. Marmariste karşılaştığımız şu yabancı turistlerin içinde daha da yabancı hissetme olayı. Yani anavatanımızda biz daha da bir turist gibi yabancı turistlerin yabancısı gibi bir duruma düştük. Belki istenilerek düşürülmedik fakat istemeden daha garip yaklaşımlar sezinledim. Bu her yerde olmadı tabii ki de fakat çoğunlukla bu duyguya düştüm. Elbette yurt dışından gelen turistlere yaklaşım biraz daha farklı olacak ama muşteri olan bizleri memnuniyetsiz etmelerinin bir başka açıklaması da olamaz.

En son gün mesela pizza yediğimiz yerde. Bir su istemek için göbeğimizi çatlatmamız ve garson’un yanımızdan teğet olarak geçip bir ingiliz turist’in peşinden koşması garip geldi. Adama mayo ile plaja gidiyor. Sırf şaklabanlık yapılıyor. Bir hesap istemek ve su istemek bu kadar uzun sürmesi çok rahatsız etti. Bu olay bir tek bunun ile bitmiyor ki Türk turist olduğumuz öğrenilince direk ya siz Türksünüz heralde çok paranız yoktur düşüncesiyle biz size bir şişe su getireyim siz paylaşırsınız düşünceleri kesinlikle aşağılanmaya girdi. Herhangi bir açıklama yapılması gereken menülerde ise Türkçe bulmak imkansız. Türkiyemde yemek yiyeceğim ama açıklamaların hiç biri Türkçe değil. Sokakta yürüyoruz. Herşey yabancılar için yapılmış bir durumda içkiler euro ve dolar bazında yazılıyor. Restoran’ın yanından geçiyorsun garsonlar şaklabanlık yapıyor ve ingilizce birşeyler söylüyor. Türkçe konuşuyorsun dalga geçercesine cevaplar veriyorlar. Bu yaklaşım belki yabancılara sıcak veya sempatik gelebilir fakat bizim gibi Türk olan kişilere ya bunlar zaten Türk bizden diyip aslında müşteri olduğumuzu unutmamaları gerekmiyor mu?

marmaris restoran menü

İyi niyetli olarak düşünmek istediğim de bile yapamıyorum. Fakat acaba bu olabilir mi? Türk görmeyi özlüyorlar ve içlerinden o kadar çok sıcak davranmak geliyor ki aşırıya kaçıyorlar. Ne bileyim bu garsonlar mesala bize çok hesap gelmemesi için bakın bu daha ucuz bu şaraplar daha kaliteli ama pahalı. Suyu bölüpte için ekmeğinizi bol vereyim doyun. Yoksa bizi çok mu düşündüler aşkımda biz onları anlayamadık.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

tatile gidiyoruzzz

CherryBlossomGirl tarafından Temmuz 1, 2009 tarihinde yazılmıştır.

marmaris

Aşkım şu an içerde son hazırlıklarını yaparken sen, ben de bir adet eti cin ve bir bardak limonata eşliğinde bu yazıyı yazıyorum.

Bu akşam uçağa biniyoruz veeeeeeeeee ver elini Marmarisssssssssssssss :) )))

Aşkım bir hafta boyunca pressyado ve stressyado’ya iphone’ından bakabilicez bakalım nasıl dayanacaksın, iyice internetkolik oldun, düşündüm de ben 1999 yılında senin gibiydim yani eve ilk internet bağlantısı aldığımda. Sende ise hala o şevk var, çok güzel ama bazen seni üşengeç yapıyor bu, hep internete bağlı olmak istiyorsun, merak ediyorsun neler oluyor neleri kaçırıyorum internette olmadğım saatlerde diye ama allahtan iphone’un var gerçekten de, seni bir şekilde online tutuyor :)

masa_ustu_tatilŞimdi bir hafta deniz, güneş, kum, eğlence, dinlence yapıcaz aşkım senle. Ben çok heyecanlıyım ya sen??? Acaba nasıl geçecek.. Turlara katılıcaz, yüzücez, fotoğraf çekicez bol bolll.. Gelince de artık pressyado’ya bol bol yazılar yazarız.

Büyük ihtimalle gene gittiğimizde bir şekilde ya orda internet cafe bulucaz ya birşey yapıcaz ve giricez biliyorum ama ben bir haftalığına internet diyeti de yapmak istiyorum kendi adıma. O yüzden bir hafta sonraki yazılarımla görüşmek üzere diyorum kendi adıma :) ))

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...