Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘the beatles’

John Lennon Yaşıyor!

CherryBlossomGirl tarafından Nisan 26, 2009 tarihinde yazılmıştır.

parmaklarDün Seda’nın düğününe gittik birlikte, sonra sen yarın adaya gidelim dedin büyük bir kararlılıkla ve beni sevindirdin:) Bugün açıkçası uyandığımda biraz üşendim adaya gelmeye ama işte şu an adada, iskelenin karşısındaki cafe’de çayımı yudumlarken bunu yazıyorum:)

Bostancı’dan motora binmeden önce dergi aldık ve hava soğuk olduğu için içerde oturup dergilerimizi okumaya, yanımızdaki kekleri yemeye karar verdik, sen önde ben arkada yer bulmak için ilerlerken, orta bölümde bir gitar dikkatimi çekti önce, gitarın konduğu koltuğun solunda ise, derin uykuda gibi gözüken bir adam. Bir adam. Bir karakter. Gözlükler, saçlar, kıyafet… Aman tanrım, resmen John Lennon!!

Oturacak bir yer bulduk ve oturduk, hemen sana eğilip, şu arkadaki adam dedim ve aynı anda John Lennon dedik, meğer senin de dikkatini çekmiş. Sonra bakıştık ve karar verdik: Bu adam fotoğraflandırılacaktı :) )))

(daha fazla…)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.7/5 (3 votes cast)

Kaleidoskop Gözlü Kız’ım ben :)

CherryBlossomGirl tarafından Nisan 7, 2009 tarihinde yazılmıştır.

kaleidoscopeGene lisede, erkek arkadaşım bana yeni iki grup tanıştırmıştı, The Doors ve Pink Floyd. Bu iki grup beni inanılmaz etkilemişti. Hem CD’lerini dinliyor, hem (o zamanlar internetim yok:)) kitaplarını alıp okuyordum.  60′lı yıllara ve sonrasına damgasını vurmuş bu iki grup, psychedelic rock türü müzik yapıyorlardı.

The Doors, Aldoux Huxley’in Algı Kapıları (Doors of Perception) adlı kitabından (okudum, çok acayip, yazarın meskalin alarak yaşadığı deneyimleri anlatıyor.) isimlerini yaratmış bir grup.

Vokalist Jim Morrison, genç bir yetenek, aynı zamanda şarkı sözlerini de o yazıyor ve adeta bir şair. Maalesef 27 yaşında kalp krizinden ölüyor. Bir çok rock starının 25-30 yaş arası ölmesi, ilginç bir tesadüf olsa gerek.

Pink Floyd ise ismini iki blues sanatçısının isimlerini birleştirerek oluşturan bir grup ama onlar da psychedelic rock yapıyorlar. Grubun kurucusu Syd Barret‘i ise yakın bir zamanda kaybettik.

Gelelim The Beatles‘e… Bu iki grubu keşfettikten sonra, başka gruplara, başka sanatçılara geçme zamanı gelmişti ve bir sonraki keşfim, Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band adlı eski bir albümdü.

The Beatles için de özellikle bazı albümleri için psychedelic rock diyebiliriz belki ama esasen ilginç ve kendine özgü bir rock akımıydı dememiz gerekir. Hatları, The Doors veya Pink Floyd kadar belirgin olarak şekillenmemişti.

Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band albümünde iki parça beni çok etkilemişti, birincisi She’s Leaving Home.  Ailevi bazı sorunlarımla o zaman birebir örtüşen bu parçayı dinlemediğim bir gün olmuyordu herhalde, bir diğeri ise Lucy In The Sky With Diamonds, aslında bu şarkı tam da bir psychedelic rock örneği. Şarkının sözleri, sanki bir rüyayı, bir halüsinasyonu anlatır ve baş harfleri de LSD‘dir ama grup üyelerine sorulduğunda şarkının hikayesi şöyle anlatılır: bir gün john lennon oğlu julian’ın bir çizim yapmakta olduğunu görür. ona bu çizimin ne olduğunu sorunca julian da ona “lucy in the sky with diamonds” şeklinde bir açıklama yapar. buradan bir esinlenme doğar.

Bu şarkıda;

…suddenly someone is there at the turnstile
the girl with kaleidoscope eyes…

şeklinde bir söz vardır. Kaleidoscope, çiçek dürbünü anlamına geliyor. Bildiğiniz gibi çiçek dürbünü, içine bakıldığında, değişen rengarenk görüntüler gösteren, bir nevi oyuncaktır. Göz rengim yeşil-gri-ela-mavi gibi sürekli değiştiğinden, kendime bu adı takmıştım :)

Öyle işte, merak ediyordun bu hikayeyi, paylaşayım dedim :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (3 votes cast)
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...