anavatanımızda turist olmak yabancılaşmak
Bepanthol tarafından Temmuz 11, 2009 tarihinde yazılmıştır.
Aşkım bu tatilimiz ile alakalı ilk yazıyı ben yazıyorum.
Aslında bu yazı daha çok genel bir düşüncemi senin ile paylaşmak için kullanmak istiyorum. Daha genel ve aslında da rahatsız olduğum bir konu. Belki sen de bunun farkına varmışsındır. Marmariste karşılaştığımız şu yabancı turistlerin içinde daha da yabancı hissetme olayı. Yani anavatanımızda biz daha da bir turist gibi yabancı turistlerin yabancısı gibi bir duruma düştük. Belki istenilerek düşürülmedik fakat istemeden daha garip yaklaşımlar sezinledim. Bu her yerde olmadı tabii ki de fakat çoğunlukla bu duyguya düştüm. Elbette yurt dışından gelen turistlere yaklaşım biraz daha farklı olacak ama muşteri olan bizleri memnuniyetsiz etmelerinin bir başka açıklaması da olamaz.
En son gün mesela pizza yediğimiz yerde. Bir su istemek için göbeğimizi çatlatmamız ve garson’un yanımızdan teğet olarak geçip bir ingiliz turist’in peşinden koşması garip geldi. Adama mayo ile plaja gidiyor. Sırf şaklabanlık yapılıyor. Bir hesap istemek ve su istemek bu kadar uzun sürmesi çok rahatsız etti. Bu olay bir tek bunun ile bitmiyor ki Türk turist olduğumuz öğrenilince direk ya siz Türksünüz heralde çok paranız yoktur düşüncesiyle biz size bir şişe su getireyim siz paylaşırsınız düşünceleri kesinlikle aşağılanmaya girdi. Herhangi bir açıklama yapılması gereken menülerde ise Türkçe bulmak imkansız. Türkiyemde yemek yiyeceğim ama açıklamaların hiç biri Türkçe değil. Sokakta yürüyoruz. Herşey yabancılar için yapılmış bir durumda içkiler euro ve dolar bazında yazılıyor. Restoran’ın yanından geçiyorsun garsonlar şaklabanlık yapıyor ve ingilizce birşeyler söylüyor. Türkçe konuşuyorsun dalga geçercesine cevaplar veriyorlar. Bu yaklaşım belki yabancılara sıcak veya sempatik gelebilir fakat bizim gibi Türk olan kişilere ya bunlar zaten Türk bizden diyip aslında müşteri olduğumuzu unutmamaları gerekmiyor mu?

İyi niyetli olarak düşünmek istediğim de bile yapamıyorum. Fakat acaba bu olabilir mi? Türk görmeyi özlüyorlar ve içlerinden o kadar çok sıcak davranmak geliyor ki aşırıya kaçıyorlar. Ne bileyim bu garsonlar mesala bize çok hesap gelmemesi için bakın bu daha ucuz bu şaraplar daha kaliteli ama pahalı. Suyu bölüpte için ekmeğinizi bol vereyim doyun. Yoksa bizi çok mu düşündüler aşkımda biz onları anlayamadık.
Haberlerden ve internetten takip ettiğim kadarıyla Sultanahmet’teki 65 odalı Four Seasons Oteli‘nin, kapasitesini 50 oda daha artırabilmek için bitişiğindeki tarihi parselin üzerinde inşa ettiği ek binalar projesi, Osmanlı ve Bizans döneminden kalma tarihi kalıntıları riske atacaktı. Çok sevdiğim ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı da bu konuda açıklama yaptı ve “Sultanahmet katlediliyor” dedi.
Aşkım internette son zamanlarda sperm bankasıyla ilgili pek çok habere rastlıyorum. Sanırım sperm bankacılığı Türkiye’de yakın bir zamanda yasal hale gelecek. Bu konuda hukuki ve etik bir çok tartışma vardı bu tartışmalar son buldu mu ki veya nasıl bulacak ki bu iş yasallaşacak bilemedim valla. Dini ve kültürel açıdan bizim toplumumuza uygun bir uygulama olduğunu düşünmüyorum. Bir insanın kendi geçmişiyle ilgili bilgisini kendisinden saklamak, babasının kim olduğunu bilmemesi gibi gelişebilecek durumlar gerçekten bırak etiği ahlakı, bence “doğal” değil. Ama anladığım kadarıyla ükemizde uygulanacaksa da farklı bir anlayışla uygulanacakmış. Sabah gazetesinde okuduğum habere göre:
Eurovision Şarkı Yarışması ile eskiden ne kadar büyük heyecanlar yaşardık. Yarışmayı sadece o puanlama sistemi için izlerdik sanki. Ya bak bu sefer sonuncu olmadık. Dost ülkelerin verdiği sabit puanlar dışında inanılmaz bir şekilde fransadan da puan aldık süper. Bak gördün mü? Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanlılara tam puan verdi yine. Gibi gibi klasikleşmiş diyaloglar yaşanırdı. Hala yaşanıyor. Bu haftasonu da belki insanlar evlere kitlenecek ve bu puanlamaları izleyecek. Ben de izlemek isterim senle eğer kısmet olursa.
İnşallah birinci oluruz. Ama birinci olamazsak çok büyük hayal kırıklığı olur. Çünkü daha 3 ay önceden birinci ilan edildi Hadise düm tek tek ile. Çok iyi tanıtım yapıldı.
Liseden bir arkadaşımın abisinin bir sürü cd çantası vardı, çoğunlukla da Depeche Mode cd’leriydi bunlar. Gözü gibi bakardı onlara. Ben henüz 17 yaşında filandım, pek bilmiyordum bu grubu ama kapak fotoğraflarından ve benden yaşça büyük Emrah abinin bu grubu dinliyor olmasından dolayı bende şöyle bir imaj oluşmuştu: Cool, ciddi, büyük grup. Böyle bir saygı duyardım gruba karşı. Sonra üniversite zamanlarımda keşfettim, Emrah abinin takıntısını da unutarak, sonradan hatırladım, vay be dedim haklıymış, ben de cool, ciddi, büyük grup demekte haklıymışım, imajları kendilerini yansıtıyormuş.
