Etiket bulutundan seçilmiş giri ‘yemek’

hareketlerin

Bepanthol tarafından Aralık 28, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Bugün ne dikkat ettim aşkım biliyor musun? Evet. Tabii bilmezsin ki söylemedim sana. Belki söylemişte olabilirim. Üzerinde durmadıysak unutulmuşta olabiliriz biraz. Seni dışardan izlemeyi çok sevdiğime dikkat ettim. Hareketlerinin sempatikliğine dikkat ettim. Etrafta o kadar çok insan varken sen etrafından ışıklar çıkan dikkatimin tek noktası oluyorsun. Hareketinden yürüyüş tarzına kadar seni görmesem bile geçsen de oradan o sensin işte.

Kahve makinesinin orada duruyordun. Tamam şimdi hatırladım kola alacaktın. Böyle bir düşündün. Bana kola alacaktın yani birlikte içicektik fakat o sırada sen başka birşey düşündün. Böyle hafif eğildin. Elini ağzına götürdün ha işte tam o sırada düşündün. İlk önce aldın kolayı. Sonra biraz daha durdun. Ben işte düşündüğümde yanılmamışım. Kendine birşey alacakmışsın. Ve aldın. Suratına baktım. Küçük bir çocuk gibi mutlu mutlu aldın brownie’yi. Normal zamanda da bazen böyle oluyor. Takip falan ediyorum seni çaktırmadan hareketlerine dikkat ediyorum. Herşeyini sevdiğim gibi hareketlerini de çok çok seviyormuşum. En şekerlisinden en tatlısından en sevimlisinden bir minik bir sevgilisin benim aşkım aşkım.

kalp

Aşkım bir de buna ek olarak kötü bir duygu yaşıyorum. Sana bakıyorum ya seni hiç tanımıyormuşum diye düşünüyorum. Acaba yabancı biri olsam yine sana öyle aşkla bakar mıydım diye. Bir an işte kendimle oyun oynuyorum sanki tanımıyorum seni. Fakat baktığım ilk saniyede sana yine aşık oluyorum. Öyle işte utan oldum ben şimdi. Keşke kızaran smilie falan olsaymış. Seni kocaman kocaman seviyorum. Benim minik aşkım.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 4.4/5 (5 votes cast)

gez gez sürprizim ağva

Bepanthol tarafından Kasım 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım tam işe başlamıştım ki işte bu tatile denk geldik. Aslında iyi de oldu. Alıştıra alıştıra yoğunluğa girmek daha iyi olacak. Şimdiden çok çok memnunum aslında. Yapılması gereken işleri ve neler yapacağımızı yavaş yavaş kavrıyorum. Yakında çok daha hakim olacağıma inanıyorum. Doğal olarak birlikte çalıştığım kişileri yeni tanımaya başlıyorum. Hatta ilk günler isimler konusunda o kadar çok zorluk çekmiştim ki. Ama artık aklımda isimler. Tatilimiz bitince inşallah umduğum ve olmasını istediğim bir kaç şey de olur. Bunun için gerçekten epey bir dua ediyorum içimden fakat sana belli etmiyorum. :) Evet yine okuyup bunu buradan öğreneceksin. Heheh. :P

ağva günü birlik tatilimiz

Neyse işte tatilimizdeyiz ve ne yapsak ne etsek bilemediğimiz bir durumdaydık. Ben de dayanamadım en sonunda senin de daha önceden görmediğin, bilipte gitmediğin bir yere götürmek istedim seni. Aslında çok emin olamıyordum. Hani bir iki kere plan yapmıştık Ağva’ya gitmeyi fakat gidememiştik. Orada biraz muhabbeti geçmişti. Sonuçta üzerinden epey bir zaman geçti unutmuş olabilirim. Neyse ki yolda sen de bunu onayladın benim içim gerçekten çok rahatladı.

ağva günü birlik tatilimiz

Aslında nasıl oldu? Bu fikir babamın doğum gününü kutladığımızda aklıma geldi. Hatırlarsan ki biraz annem ile ufak bir tartışmam olmuştu. Orada ağzımdan kaçırdım. Tatile gideceğiz. Yok bu olacak dedim. O sırada sen içerdeydin. Bir anda evet evet dedim. Şileye gitmeliyiz. Ağvaya gitmeliyiz. Diyerek kendi kendime içime benliğime yerleştirdim. Vee sabah oldu aldım seni bindirdim arabaya sürpriz diyerek yola çıktık. Aslında tabelalar yüzünden pek bir sürprizi kalmamış oldu. Şile tabelası yok ağva tabelası derken sen lalal lalaa moduna girdin bile. :) Ne kadar da şımarık oldun bir anda. Çok sevindim. Bu arada Pırlanti Turizm’in hostesliğini yapmaya başladın. Uzun bir yolculuktu bu su ihtiyacı ve çıt çıt atıştırma ihtiyacını illa ki biri karşılaması gerekirdi. :) Ice Tea’leri buskivileri atıştıra atıştıra yolumuza devam ettik.

ağva günü birlik tatilimiz

Şile’den sonra Ağva yolu ikiye ayrılıyor. Biri sahil yolu biri dağ yolu. Biri daha düz ve manzarası pek bilindik olan. Diğeri yolu virajlı zor ve yorucu fakat manzarası bir o kadar hoş güzel insanı kendinden alacak olan. Ben biliyorum ki sen ağaçları o yere düşen sararmış yaprakları çok seversin. Hatta ağaçlardan gökyüzünün görünmesini bile istemezsin. İşte bu yüzden dağ yolunu tercih ettim. Bu da sana asıl sürpriz olmuş oldu. Bu sefer eğlencen iki katına çıktı ve benim daha çok hoşuma gitti.  Hehe aklıma bu arada Hugo geldi. :) Hugo oyununda da sunucu sorardı. Dağ yolu mu yoksa başka bir yol mu diye. Neyse aşkım sen bol bol fotoğraf çektin. Bir kaçını ben buraya koyacağım zaten ama henüz bakmadım fotoğraflara. Doğa manzarası yollardan ilerlerken bir de o ufak köylerden geçmek ve köy kahvelerinde oturan insanları görmek değişikti. Yine İstanbuldaydık ama burası farklı bir İstanbuldu.

ağva günü birlik tatilimiz

En sonunda Ağvaya vardık. Ağvaya vardığımızda minik gözlerinde şaşkınlık çok güzeldi. Deniz fenerine doğru bir yürüyüş yaptık. Kumsal ve denizin bir araya geldiği noktadaki manzaraya bir süre baktık fotoğraflar çektik. Havada Kasım ayına göre çok güzel bir havaydı. Ne kadar şanslıyız değil mi? Aslında oradaki esnaf çok daha şanslı. Ne bileyim düşünsene hava kötü olsaydı oraya insanlar akın etmezdi. Heryer doluydu tıklım tıklım. Deniz fenerinin orada bile insan trafiği vardı. Oradaki temiz havaya dikkat ettin mi aşkım? Aslında çok farklı bir hava karışımı vardı. Hem Ağva deresinin tatlı suyu hem deniz suyunun iyotu yeşiliklerin kokusu o kayaların tozu balıkçıların kokus hepsi karışmış enfes bir parfüm olmuştu. Buna bir de odun sobalarının kokusu ve ızgara balıkların kokusun gelince bizim karnımız epey bir açıktı. Buraya bir daha ne zaman geleceğiz dedik ki bir bakmışız rakı balık yapıyoruz. Ama saatlerce insan birşey yer mi bir masayı işgal eder mi? Bu kadar keyif aldığımı yemek yerken hiç hatırlamıyorum.

ağva günü birlik tatilimiz

Bir bakmışız hava kararmış. Nasıl da dalmışız. Derenin kenarında yenilen yemek hiç ağırlık yapmıyormuş meğersek. Zaman su gibi akıp geçti dereyi izleyip martılara ekmek atarken. Bir de çok güzel sohbet ettik aşkım. Hemen kalktık ve yolculuk için atıştırmalar aldık. :) Yedikçe yiyor insan o temiz havadan sonra iştah açıcıydı gerçekten. Dönüş yolunda sahilden dönmek isterken sanıyorum ki yolu karıştırdım fakat ne oldun yine yavaş yavaş ilerledik. Birkaç Jandarma çevirmesi atlatıysak allahtan bizi almadılar yolun kenarına iki duble rakı’dan kimbilir kaç promil çıkardı. Bu arada yine hosteslik görevine geldin ve çıt çıt atıştırmalardan sundun bana bir güzel yine yedik. Karanlıkta yolculuk yapmak aslında gündüz yolculuk yapmaktan daha kolay olduğunu anladım. Fakat dönüş yolu bir türlü aslında bitmedi. Gitmesi sanki daha uzun sürmüştü ama dönüş sanki böyle bitmek bilmiyordu. Belki de hani etrafı izlemek gibi bir durum kalmamıştı ortada zifiri karanlık olmasından dolayı.

Nihayet düzlüğe varmıştık. Ve aklıma bir anda fikir geldi. Buraya kadar gelmişiz ve hep teğet geçtiğin Şile’ye de uğrayabileceğimizi düşündüm. İyi ki söylemişsin aşkım hani oraya da uğramak çok zor birşey değildi. Fakat İstanbul’dan farklı bir ilçe merkezi görmek ve farklılığını hissetmek ne kadar ilginçti. Belki tam olarak kışlık bir yer olmasada evlerde ışıklar vardı. Sokaklar çok tenhaydı. Hani terk edilmiş gibi fakat aynı zamanda bazı yerler kalabalıktı. Sahiline indik bir güzel turladık dalga kıranda ve yolumuza devam ettik.

Çok neşeli ve güzel bir gün daha geçirmiş olduk. Unuttuğum bazı şeyleri burada tamamlamak istiyorum. Anneannene sen yine nazar boncuklu hediye aldın. Işık Üniversitesinin kampüsü çok uzaktaymış fakat güzelmiş. Penceremiz açıkken yolculuk sırasında yaprak girdi içeri hatıra olarak sen aldın. Çok fotoğraf çektin. Taş devrinden kaldığını düşündüğümüz değişik bir kuş gördük. Hymmm. En yakın tatilde yine güzel bir gezi yapmamız dileğimle seni çok seviyorum aşkım.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

iyi ki doğdun papi

Bepanthol tarafından Kasım 29, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım biraz geç yazdığım için bu yazıyı üzülüyorum fakat yine çok hareketliydik ve bilgisayarları açamadık. Buna inanabiliyor musun? Bilgisayar artık eskisi kadar hayatımda değil. Sanki biraz daha usturuplu kullanmaya başldım. Kabul ediyorum eskiden devamlı nereye gitsek açardım ama bu aralar böyle ne olduysa dengeye geldi sanıyorum ki. :)

dad

Geçen cuma akşamı babamın doğum günüydü ve babama güzel hediyeler ve pasta aldık. Sen de bu konuda bana yardımcı olduğun için çok teşekkür ederim. Aşkım özellikle benim ipucum sayesinde babam hastaneden çıkınca uzun zaman harcayacağı en güzel hobisi olan puzzle hediyesini verdin. Bence çok hoşuna gitti. Düşündüğünü görmek neşesini yerine getirdi. Belki de anlamışsındır ama ben yine de tekrarlayayim. Devamlı senle konuştu. Hep sana espiriler yaptı. Bunları tekrar düşünürsen ne kadar hoşuna gitmiş hediye alman ona anlayabilirsin.

Babam yarın hastaneye yatacak ama çok sağlıklı bir şekilde gerekli olan işlemler yapılacak. Artık bu hastane olaylarına çok inanıyorum. Artık birçok konuda ilerlediğimiz gibi bu kök hücre naklinde de çok başarılı sonuçlar alınıyor ki babama sadece bir önlem olarak yapılacak diye biliyorum. Gördüğümüz üzere herşey çok güzel oluyor bu da çok güzel olacak. Babam bu arada senin de geleceğini öğrenince süper birşey yapmış yemek olarak sana. :) Ograten makarna herhalde böyledir. Yani doğru yazmışımdır inşallah.

ograten makarna

Bu arada pastayı da çok beğenmiş babam sanırım. Bütün hepsi bitmiş. Hem de sonuna kadar yani sostan da eser kalmamış geriye. Kaç nesildir pasta yapan Baylan Pastanesi bizden sonra gelecek nesillere de böyle pastalar yapacaktır eminim. Ama inşallah bu tarzı eskiliği eski kokusunu hiç yitirmez. Ha bu arada biz rokoko almıştık. :) Buz gibiydi. Ups ben en iyi buzluğa da bakayim. Heheheh.

O zaman ben babama buradan nice mutlu yaşlara inşallah daha sağlıkla olsun dileklerimi de yazmak istiyorum. Çok mutluydu neşeliydi. Daha iyi olacak inanıyorum. Aaaa Unutmadan. Bunu hatırlatmadan geçemeyeceğim. Cuma gecesi DVD’lerin arasında üzerinde Mısır 1 yazan DVD’yi oynatıcıya koyduğumda izlediğimiz 2003 yılında yaptıkları gezinin tarihi tam 6 sene önceki babamın doğum gününe denk gelmesi inanılmaz değil miydi? Uff hala içim bir garip oluyor. Tesadüfe bakar mısın? İstesen bile ayarlayamassın böyle birşeyi. Eskiler ne kadar güzelmiş. Cesi’nin o şirinliği ve oldukça güzel değişi o yaşta kaldıkları otel için. :)

Sonunun sonu olarak: “İyi ki Doğdun Papi.” :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

bayramlar ve tatiler yine bitti

Bepanthol tarafından Eylül 24, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım seninle çok güzel yine bir bayramı ve tatili birlikte geçirdik. Gerçi bana bu aralar hergün tatil işsizlikten dolayı fakat bunu tatil gibi yaşayamıyorum maalesef. Bayramda Bayramoğlunda olduğumuz için isimlerden dolayı çok komik oldu. Bayramı Bayramoğlunda geçirin gibi bir sloganla yola çıktık. Hava bir kapalı bir açık olmasına rağmen sahilde oturup kitap okuduk ve sohbet ettik. Sonra denize giren bir kişi sayesinde gaza gelip biz de denize girdik. Hayatımda ilk defa Eylül ayının sonlarında denize girmiş oldum seninle bu bir ilk oldu. :) Sanırım rüzgarın etkisinden kulağım hala ağrıyor inşallah geçecek. Belki su kaçmıştır ama hala geçmediyse üşütmüş olabilirim kulaktan çeneye kadar sırt tutulması gibi bir ağrı var.

bayramoglu

Bayramoğluna daha önce hiç gelmemiş olan arkadaşlarımızın da gelmesi çok eğlenceli oldu. Değişik bir kalabalık ve karmaşa sakin olan Bayramoğlunu değiştirdi. Hava hep açılıp kapanmasına rağmen şansımıza mangalı deniz kıyısında yapabildik. Ben biraz aksi bir günümdeydim evet ama sonra birşekilde atlattık. Köfteler, sucuklar, sosisler ve kanatlar birer birer tüketildi. Ama her zaman olduğu gibi yine arttı. Geçen sefer İzi’nin evindeki mangalda iki mangala daha yetecek kadar et artmıştı. Çünkü çok kişi geleceğim deyip gelmemişti. Burada yine biraz daha ayarlı olduk. Fakat koşuşturmacadan olsun ve kalabalık olmamızdan dolayı birbirimizle ilgilenemedik bir türlü. Deniz kıyısında masa kurup yemek yemenin zevki bir ayrıymış ve çok zevkliydi. Deniz havasını insan içine çektikçe iştahı açıldıkça açılıyor ve yedikçe yiyor. Herkes mide fesatı geçirdiğini Trivial Persuit oynadığında anladı zaten. Masaüstü oyunu en son bu kadar kalabalık belki 2 sene önce oynamışımdır. O oyun da Tabu’ydu. Tabu güzel oyun fakat ben beceremiyorum. Beceremediğim için pek sevmiyorum fakat olursa birgün ortam oynarım severek. Benim herhalde bugüne kadar gırgırdan sonra diyeyim. En sevdiği masaüstü oyunu Trivial Persuit. Kafa çalıştırıyorsun düşünüyorsun aynı zamanda da kalabalıkta beyin fırtınası yapıyorsun. Ne kadar seninle aynı grupta olmak istedimse herkes kızlar ve erkekler olsun diye tutturunca böyle ayrılmak zorunda kaldık. Sonuçta biz sizi yendik ama çok çekişmeli ve heyecanlıydı. Yusuf ve Sylvia’nın mızıkçılık tartışması ise çok komikti. Daha sonra güzel bir Bayramoğlu gezmesi yaptık ve çok yorulduk. Roma dondurmacısına her zaman gittiğimiz gibi o gün de gittik. Eve geri döndüğümüzde herkeste bir deli enerjisi varken sen ve ben çok yorulmuştuk. Onlar yine oynadılar ve biz sadece seyirci olduk.

Aşkım yine bence çok güzel zaman geçirdik. İmkansızlıklar içerisinde çok güzel imkanlar sağlıyoruz ve nasıl oluyorsa sanki birşekilde minimumla en yapabilecek durumla en iyisini yapabiliyoruz. Bu arada Macbeth’i okumaya devam ediyorum çok teşekkür ederim aşkım. Gerçekten okudukça okuyasım geliyor çizimler ve kurgu ekinoksahçok güzel. Ortaçağ gibi bir tarihte yazılmış bir eser bilimkurgu gibi gelecekte japonlar tarafından tekrar canlanıyor. Hem kılıçla savaş yapılırken ama atlar yerine motorsikletler var. Bu kitapta bitiyor ve sırada Romeo ve Juliet var. :)

En son olarak Bayrama girmeden Friendfeed’te bir iletide haftanın blogları adlı bir iletiyle karşılaştık. Merak edip girmesek hiç haberimiz bile olmayacaktı. Ekinoksah kendi blogunda her hafta beğendiği blogları kendi blogunda ziyaretçileri ile paylaşıyormuş ki bizim iki blogumuzda haftanın blogu seçilmiş. Buradan ona bizi seçip takip ettiği için teşekkür etmek istiyorum. Bize güzel bir bayram hediyesi olmuş oldu.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

beno ile lena evlendi bim bam bom

Bepanthol tarafından Eylül 13, 2009 tarihinde yazılmıştır.

hotelAşkım cumartesi gecesi Beno ile Lena’nın düğününe davetliydik. Ama daha öncesinden yine bir başka düğüne daha gitmemiz gerekiyordu. Kardeşimin saç olayları yüzünden orayada geç kaldığımız için az durmak zorunda kaldık. Acele acele ve bir telaş ile gittik zaten. Teyzeme ve kuzenime biraz ayıp olmuş oldu. Buna çok üzüldüm ki hem de çok. O düğünde de olmak isterdim sadece kokteyle katılıp gitmek kendimi kötü hissetirdi. Ayrıca şansızlıklarına açık alanda havuz başında yapmak istiyorlardı düğünü fakat yağmurdan dolayı kapalı salonda yapmak zorunda kaldılar. Telefonda konuştuğuma göre çok eğlenceli geçmiş. Özellikle damat yani kuzenimi o soğukta havuza atmışlar. :) O istemese kimse atamazdı ya hani neyse. O da atılmak istemiş havuza.

Bir acele ile Beno ve Lena’nın düğününe de yetişmemiz gerekiyordu. Hava o kadar kötüydü ki bir yağmur bastırsa trafikte sıkışıp kalabilirdik fakat televizyondan yapılan uyarıları herkes dinlemiş dışarı çıkmamış kimse. Bunun sayesinde o düğünden bu düğüne gitmemiz 20 dakika aldı. Şansımıza yağmur biz otoparka girdiğimizde başlamış. Bu acelemizin asıl sebebi onlara yapacağımız sürpriz gösteriydi. Bu gösteride onlara şarkı söyleyecektik. Sen haftaiçi doktora gittiğin için gelemediğin stüdyoda biz şarkı kaydı yapmıştık. Bütün arkadaşlar hep birlikte seçtiğimiz 3 şarkıyı Beno ve Lena’ya göre uyarladık. Söylediğimiz şarkıyı dinlemek için tıkla.

beno-lena

Düğün gecesi Beno ve Lena sahneye çıktıktan sonra hemen bizler salondan çıktık. Daha önceden müzik işleri ile ilgilenen yakar ile ayarlanmıştı herşey. Bir anda bizim kaydımızı girince herkes şaşırdı ve içeriye koşarak girdik. Beno ve Lena’nın surat ifadesi ise şaşkınlıktan mutluluğa dönerken sevinç göz yaşları aktı. Sen ve ben gerçekten hüzünlendik. Hatta sen ağladın aşkım. Bu olaylar geçince artık en sonunda nikah memuru geldi ve kıyıldı nikah. Fakat sürprizler bitmemişti. Gecenin ilerleyen saatlerinde yastık kavgası yapıldı ve her taraf kuş tüyü oldu. Bundan en çok etkilenen ben oldum herhalde o kavganın içerisinde olmama rağmen. Benim kaşıntım ve boğaz yanmalarım bu kuş tüyünden olduğunu anlamış oldum. Herhalde arada sırada evimde kullandığım yastıkları bir daha kullanmayacağım.

Gecenin sonlarına doğru herkes gitmiş oldu. Arkadaşları olarak biz sona kaldık ve en son şarkıları hep birlikte söyledik. Masa dekorasyonları ne kadar güzeldi. Masalar o kadar şıktı ki aslında herşey çok güzeldi. Yemeklerden tut müzik sistemine kadar herşey çok güzel düşünülmüş. İçki servisi yapan hosteslerden içki içmek için değişik bir ortam oluşturduğu bir gerçek. Bu sayede bir çok kişi sarhoş oldu. Biz de tüylerden alerji olduğumuz için sahneye pek yakın olamadık aşkım. Bu sebeple seninle sohbet ettik çok çok ve sohbetimizin bir esnasında masanın üzerinde duran mumları üfleyerek dilek tuttuk hem de üç tane. İnşallah bu dileklerimiz olur ama hiç söyleme dileklerini tuttukları zaman söylersin yoksa dilek bozulurmuş. Aşkım bu arada dilekleri tuttuğumuzda ayın 13′ü olduğunun farkında değilmişiz.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

belki şans döner dolaşır bize güler

Bepanthol tarafından Eylül 3, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım bugün süper loto oynadım. Hani bu en büyük ikramiyeleri veren sayısal lotodan sonra olan. Aslında aklımda bile yoktu fakat nasıl bir anda aklıma trink etti şimdi anlatıyorum.

yemeksepetiÖğlenleyin karnım gerçekten zil çalıyordu. O sırada da seninle konuşuyorduk msn’den. Zaten sana sorduğumda aslında benim de karnım açtı. Evde oturmaktan uyuştuğum için gerçekten asosyal bir insanmışım gibi dışarıya çıkmak aklıma gelmiyor. Hani popom resmen koltuğa yapıştı diyebiliriz. Parmaklarım da klavyeye ve notebook’a yapıştı. Ne yemek yesem diye düşünürken herhalde ilk önce aklıma yemeksepeti geldi. Hemen bir gireyim dedim. Bir baktımda ne göreyim. Yemeksepeti artık o kadar çok şehire servis yapıyor ki 12 adet sayı şehri plaka numaraları yani. Bir anda bu sayılar bana sayısal loto’yu çağrıştırdı. Ayrıca sayılar o kadar güzeldi ki ya oynasam mı dedim. Bir anda yemeksepeti bu kadar şehire servis vermesinden dolayı bir müşteri kaybetti. Bugünde günlerden perşembe süper loto günü olunca hemen çıktım. Çıkmadan önce bu sayıları cep telefonuma kaydettim. Hemen köşedeki bayii de oynadım sayıları. Tabii ki bütün sayıları karışık karışık oynadım. :)

Bu gece belki şans döner dolaşır bize güler ve hayal ettiğimiz şeyleri yaparız. Olmadı canımız sağolsun o zaman gelecekte yaparız çok çalışıp. İnşallah oynadığım sayıları çok gişi görmezde kazanırsak eğer ikramiye 100′e bölünmez. Olursa da çok komik olmaz mı? :P Neyse hayaller güzeldir. Hayaller her güzel şeyin başlangıcına ışık tutar. :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 5.0/5 (1 vote cast)

sebze yemek istemiyorum yaa

Bepanthol tarafından Eylül 3, 2009 tarihinde yazılmıştır.

sebze yemek istemiyorum yaaaAşkım biliyorsun ki babamdan her yemekte ve yemeğin sonrasında sebze yemeği yemem konusunda büyük baskı altında kalıyorum. Halbuki bu taaaa minik olduğum küçük yaşlarıma dayanıyor. Belki anlatılmamıştır sana diye ben hemen anlatayim dedim. Çünkü illa birgün babam sana anlatacak ve kesinlikle bir daha anlatacak. Bazen unutur yada çok sevdiği bir hikayeyse birden daha çok anlatmasınına bayılır.  Ama bunun konusu sebze değil meyve. Gerçekten meyve de yemiyorum ben ama ne yiyorum dersen aslında yiyorum fakat çok seçici davranıyorum. Bu hikaye eve giren her şeftali ile anlatılır ve anılır. Bir anda babam gençliğine döner ve ben de çocukluğuma dönerim. Ev içersinde hem psikolojik bir hava eser hem de savaş. Birgün babam bana şeftali yedirmeye çalışmış. Tabii ki ben yemediğim için zorlar ağzıma sokmuş çatalla birlikte. Ben yediğimi çıkardıkça bu sefer püreleşen şeftaliyi bir kaşık yardımıyla yine ağzıma sokmaya devam etmiş. Babamın anlattığına göre yaklaşık 1 saat süren savaştan sonra bütün şeftaliyi yemişim. Hatta iki adet şeftali bile olabilirmiş hani ceza olarak fazla yedirerek. Ben de herkese babamı şikayet etmişim. Babam beni öldürüyor diye. Eminim yine elinde fırsat olsa aynı şekilde sebze konusunda bana aynısını yapacak.

Bamya, pırasa, karnıbahar ve bakla sebzeleri hiçbir zaman iyi anlaşamadım. Bunların soğuk olarak yenilen türleri ve hepsinin bir arada olduğu yemekler inan ki kabus gibi. Zeytin yağlı pırasa pişerken bile benim eve girmemi engelliyor. Bamyanın o sümüksü akıntılı sıvısı yersem boğazıma yapışacak diye düşünüyorum allah günah yazmasın. Hele karnıbahar evde pişmesin diye birkaç gün eve gelmemiştim. Hep anneannemde kalmıştım. Yaramazda bir çocuktum ve devamında uslansamda yemek masasındaki kavgalar hiçbir zaman bitmeyecek. Hiç sebze yemiyorum sanılmasın ama israr ediyorum çok seçiciyim. Yapın kabaklı veya patlıcanlı yemek böyle kıymalı sıcak yenilebilen tarzda tabakta eserini göremezsin.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

8. ayımız da oldu olleyy

Bepanthol tarafından Ağustos 13, 2009 tarihinde yazılmıştır.

kalp resimleriAşkım bugün yine ayın 13′ü fakat aylardan ağustos. Günümüz hep aynı kalıyor ve aylar değişiyor. Sonra bakacağız ki aylar aynı kalacak ve inşallah yıllar geçecek. Değişen yıllarımız olacak.

Bir ayı da seninle birlikte çok güzel geçirdik. Eğlendiğimiz zaman da oldu sıkıldığımız zaman da. Üzüldük bazı anlarda fakat sevindiğimiz anlar da az olmadı. Ne olursa olsun. Senle olmak her şekilde ve her yönden benim en büyük mutluluğum. Senle birlikte bir mevsimin sonlarına geldik. İnşallah daha çok ayları, mevsimleri ve seneleri birlikte yaşarız. Herşeyimizi doğru ve güzel yaşayalım.

Bu gece evdeki kutlamamız içinse aşırı derecede heyecanlanıyorum. Uzun zamandır çünkü birlikte baş başa kalamıyoruz ve yemek yiyemiyoruz. Sanki bir düzenimiz oturmuştu sen çalışmazken fakat bu şekilde bir düzen oturtmalıyız. Yakında ben de inanıyorum ki bir işe başlayacağım. :) Bu arada nedense karnım çok çok acıktı. Evde yapılmış yemekler ve kırmızı şarap hakkımız kutlayalım. Bu güzel günümüzü…

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

balık mücver

Bepanthol tarafından Haziran 30, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Aşkım uzun zamandır birlikte yemekler yapıyoruz. Çok güzel şeyler de icat ediyoruz kendimizce. :P Benim de işten ayrılmam ile birlikte ortak boş vakitlerimiz çok artmış oldu. Bu boş zamanlarımızı yapmamız gereken işler ile dolduruyoruz. Geri kalan zamanlarda evde birlikte zaman geçiriyoruz. Herhalde ki çok boş zamanlarımız olmasından dolayı yemeğe de sarmış vaziyettteyiz. :)

Senle birlikte en zevk aldığım şeyde aslında seninle birşey yapıp onu paylaşmak. Bunların başında da işte yemek yapmak geliyor. Sen başka bir şey ile uğraşıken ben de başka birşey ile uğraşıyorum ve bir bakıyoruz donatmışız masayı. :) Peki ya seninle bu güzel masayı donatmadan önceki diğer komik meselemiz. Evlerimizden aldığımız kahvaltılıklar, soslar, makarnalar ve ketçaplar. Geçen hafta anneannemin evinden aldığımız şeyler ise sanki migrostan alış veriş yapmışız gibiydi. En sonunda onlarıda bitirdik ve ben alış veriş yaptım. Ha bir de sizin evinizden götürmüştük bir çok şey. :) Aslında aşkım bu gelenek bizim piknik yapma geleneğimiz ile başladı. Hatırlarsın ki sizin evde atıştırmalıklarıda yanımıza alırdık ve onlarıda yerdik. Ne abur cuburcuymuş halbuki kaç zamandır.

Güzel güzel yemekler yaparken annen de bizim imdadımıza yetişti ve bize güzel yemekler yaptı. Barbunya ve mücver. En sonunda onları da yeme fırsatımız oldu. Annenin ellerine sağlık çok güzel olmuş. Hem de çok güzel olmuş. Ben mücver hayattta yiyemezdim. Barbunya ise imkansız. Sebze özürlüyüm ben. :) Peki o yediğimiz mücverlerden bir tanesinin şekli. Herhalde isteyerek yapmamıştır annen ama ben çok merak ettim. Uygun bir zamanda sormak ve göstermek lazım fotoğrafı balık mücver’in. :)

Bu arada aklıma eti balık kraket geldi. Onu da nasıl tüketirdik zamanında. Peh peh ne kadar zaman geçti.

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

tatlı/ekşi haftasonu

CherryBlossomGirl tarafından Haziran 7, 2009 tarihinde yazılmıştır.

Ekşi deyince yanlış anlaşılmasın… Aşkım gerçekten de ekşi lafının neden negatif bir anlamı vardır? Yani “yüzünü ekşitti” ya da “bu olay ekşidi” filan derler, halbuki ekşi, benim en sevdiğim tattır. Yeşil erik, limon, greyfurt, en sevdiğim tatlar…

Neyse sadede gelelim, tüm haftasonu birlikteydik aşkım, neler yaptık vallahi şöyle geriye bakınca herşeyi hatırlamıyorum bile, öyle dolu dolu geçti ki.. Yemekler yapıp yedik, soslar yarattık makarnamıza, uyuduk, tv izledik, müzik dinledik, arkadaşların geldi onlar için alışveriş yaptık, masa kurduk, rakı içtik, arkadaşlarınla gülüp eğlendik, pasta kestik, senle iPhone oyunu oynadık, baabipinle gezdik vs vs vs… Anlatmakla bitmez :)

igalinicecegi1Bugün, gün içinde yazmam gereken binrota yazıları vardı ve ben onları hazırlarken sen bir anda gelip, sana bir sürprizim var dedin, gittin. Sonra tekrar geldiğinde elinde koca bir bardak sarı, buzlu içecek vardı. Bana çaktırmadan bakkaldan votka, limon, ice tea, kola gibi şeyler istemişsin ve bunların karışımından bir içecek yapmışsın, tek eksik, söylediğine göre nane yapraklarıymış, onları da bulup ezebilseymişsin, yeşil bir içecek olacakmış, bu karışım da gene senin dediğine göre, long island ice tea ile mojito karışımı birşeymiş. Ki bu ikisi de en sevdiğim kokteyl içeceklerden ikisi. Hele ki mojito, hmmmssss bayılıyorumm..

Aşkım ellerine sağlık, bu leziz içeceği ağır ağır içtiğim için pek beğenmedim zannettin ama halbuki ben tadına varıyordum. Bana içecek olsun, ekşi olsun… Hele ki senin elinden olsun.. Ellerine sağlık :)

VN:F [1.4.3_701]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >
pressyado.com teknik özelliklerini geliştirmeye devam ediyor...